Psikiyatri tedavisi subaylığa engel olur mu?
Psikiyatri tedavimden bu yana 3 yıldan fazla süre geçti. Ancak tedavim 3 aydan uzun sürmüştü. Bu durum subaylık başvurusunda sağlık değerlendirmesinde elenme sebebi olur mu?
Psikiyatri tedavimden bu yana 3 yıldan fazla süre geçti. Ancak tedavim 3 aydan uzun sürmüştü. Bu durum subaylık başvurusunda sağlık değerlendirmesinde elenme sebebi olur mu?
Avukatistan üzerinden kolayca hukuki danışmanlık talebi oluşturup, sisteme kayıtlı binlerce avukattan teklif alabilirsiniz.
Avukatlara Özel
Kaydınızı tamamlayın, daha görünür olun ve size uygun müvekkil talepleriyle daha hızlı buluşun.
Cevaplar
Merkez ölçüt “psikiyatri tedavisi gördüm” bilgisinin tek başına varlığı değil, hangi tanıyla izlendiğiniz, tedavinin seyri (atak/tekrarlama, yatış, intihar girişimi, madde kullanımı vb.) ve bugün yapılan muayenede psikopatoloji saptanıp saptanmadığıdır. Subay/astsubay adayları sağlık muayenesinde, TSK/Jandarma/Sahil Güvenlik Sağlık Yeteneği Yönetmeliği ve ilgili “Personel Adaylarının Hastalıklara Göre Değerlendirme Çizelgesi” esas alınarak değerlendirilir.
Sizin belirttiğiniz iki kritik unsurdan biri, tedavinizin 3 aydan uzun sürmüş olması. Dış kaynaktan teminlerde uygulamada atıf yapılan 10.10.2024 tarihli düzenleme notunda; geçmiş psikiyatrik durum reaktif ve tekrarlamayan ise, 3 aydan kısa süreli tedavi alınmışsa ve son 3 yılda tanı/tedavi kaydı yoksa (ayrıca yatış, psikotik belirti, intihar girişimi, madde kullanımı gibi unsurlar da yoksa) psikiyatri uzmanının “sağlam” kabul edebileceği belirtiliyor. Sizin tedaviniz 3 ayı geçtiği için bu “kolaylaştırıcı” çerçevenin dışında kalmanız elenme riskini artırır; ancak bu, otomatik elenirsiniz demek değildir.
Diğer kritik unsur, tanı başlığınızın yönetmelikte hangi madde/dilimde değerlendirileceği. Örneğin nevrotik bozukluklar (anksiyete, depresif bozukluklar, OKB spektrumu, travma ve strese bağlı bozukluklar vb.) yönetmelikte Madde 16 altında; “geçirilmiş” veya “tedavi ile remisyonda” olan olgular (işlevsellik yeterliyse) A diliminde, tekrarlayıcı/kronik ve işlevselliği bozulan tablolar B/D diliminde yer alabiliyor. Uyum bozukluğu, kişilik bozukluğu gibi değerlendirmeler de Madde 17’de düzenlenmiş.
Pratikte başvuruda elenmemek için şunları yapmanızı öneririm (özellikle sağlık kuruluna sevk aşamasından önce):
Son bir nokta: “3 yıldan fazla geçti” tek başına yeterli bir güvence değil; asıl belirleyici, geçmiş tanının yönetmelikteki karşılığı ve kurulun sizi hangi dilimde sınıflandıracağıdır.
DEHB, OKB, anksiyete tanılarım var. Ayrıca intihar, hastane yatışı, hastane yatışı, psikotik belirti kesinlikle yok.
DEHB + OKB/anksiyete geçmişiyle subaylık sağlık değerlendirmesinde asıl risk DEHB tanısıdır; OKB ve anksiyete ise doğru koşullarda “geçirilmiş/remisyonda” kabul edilip sorun olmayabilir.
Yürürlükteki “TSK, J.Gn.K.lığı ve S.G.K.lığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliği”nin Hastalıklar Listesi (EK‑C) kısmında; nevrotik bozukluklar (anksiyete, depresif, obsesif spektrum vb.) Madde 16’da düzenlenir ve (A) diliminde “geçirilmiş” veya “tedavi ile kontrol altına alınmış (remisyonda)” haller yer alır. Bu, teorik olarak OKB/anksiyete açısından subaylığa engelin otomatik olmadığını gösterir.
Buna karşılık DEHB, aynı Yönetmelikte Madde 18’de ayrıca sayılmıştır: (A) diliminde “remisyonda ya da hafif düzeyde” DEHB geçerken, (B) diliminde “DEHB” başlığı bulunmaktadır. Personel adayları açısından belirleyici olan EK‑D “Personel Adaylarının Hastalıklara Göre Değerlendirme Çizelgesi”nde de Madde 18(A) (1‑4) satırında subay/astsubay aday sütunlarında uygunsuzluk (–) görünmektedir. Uygulamada bu, DEHB tanı kaydı olan adayların özellikle muharip sınıf/harp okulu benzeri başvurularda elenmesine sık neden olur.
Sizin lehinize çok önemli iki nokta var: yatış, psikotik belirti, intihar girişimi olmaması ve son 3+ yıldır aktif tedavi görmemeniz. 13.09.2025 tarihli değişiklik metninde de; geçmiş psikiyatrik durum reaktif/tekrarlamayan ise, kısa süreli tedavi ve olumsuz kayıtlar yoksa ve muayenede psikopatoloji saptanmazsa “sağlam” kabul edilebilmesine ilişkin bir çerçeve yer alıyor. Ancak bu çerçeve daha çok nevrotik bozukluk öykülerinde işe yarar; DEHB için kurumların yaklaşımı genellikle daha katıdır.
Pratik öneri: Başvuru öncesi eski epikrizlerinizi toplayın, son yıllarda ilaç/randevu olmadığını gösteren kayıtları düzenleyin; muayenede güncel işlevselliğiniz ve belirti yokluğu esas alınır. Olumsuz rapor gelirse, rapor tebliğine göre itiraz/hakem hastane yolunu gecikmeden kullanın.
Şu an ilaç kullanmıyorum, MSB subay teminine müracaat edeceğim. Sizce bu bilgiler ışığında elenir miyim?
Verdiğiniz bilgilerle “kesin elenirsiniz” ya da “kesin geçersiniz” demek hukuken de pratikte de mümkün değil; çünkü karar, sağlık kurulunun sizi Yönetmelikteki doğru madde/dilim üzerinden sınıflandırmasına bağlı. Ancak MSB subay temininde elenme ihtimaliniz maalesef yüksek görünüyor.
Şöyle açıklayayım: “Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma ve Sahil Güvenlik Sağlık Yeteneği Yönetmeliği” EK‑C’de Madde 18 altında “dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu (DEHB)” açıkça yer alıyor. Aynı maddede (A) diliminde “remisyonda ya da hafif düzeyde DEHB”, (B) diliminde ise doğrudan “DEHB” sayılmış. Subay temininde sorun şurada çıkıyor: 13.09.2025 tarihli değişiklikle Madde 18/A‑4 için getirilen “sağlam kabul” çerçevesinde, geçmiş tedavinin 3 aydan kısa sürmesi, tekrarlamaması ve eşlik eden başka psikiyatrik tanı olmaması gibi şartlar özellikle vurgulanıyor. Sizde tedavi 3 aydan uzun sürmüş ve ayrıca OKB + anksiyete eş tanıları var; bu nedenle bu “kolaylaştırıcı” kapıdan girmeniz zorlaşıyor.
OKB ve anksiyete (nevrotik bozukluklar) tek başına olsaydı, yatış/psikotik belirti/ intihar girişimi olmaması ve 3+ yıldır tedavisiz olmanız ciddi avantaj olurdu. Ancak DEHB kaydı + eş tanı kombinasyonu, uygulamada çoğu hastanede “tam sağlam” yaklaşımını güçleştiriyor ve kurulun (B) dilimine kaydırma ihtimalini artırıyor.
Ne yapabilirsiniz? Başvuru öncesi hedefiniz “tanıyı tartışmak” değil, güncel işlevselliği ve remisyonu dosyayla göstermek olmalı:
Sonuç olarak: İlaç kullanmıyor olmanız ve ağır risk öykünüzün olmaması çok olumlu; fakat DEHB + OKB/anksiyete öyküsü ve 3 aydan uzun tedavi nedeniyle, MSB subay temininde elenme riski “düşük” değil. En net öngörü için, başvuracağınız ilandaki sağlık şartında “EK‑D (1) mi (2) mi?” ve hangi sınıf için başvurduğunuzu da görmek gerekir.
DEHB için sizce hangi dilime girerim
DEHB için “hangi dilime girerim?” sorusunun tek bir doğru cevabı yok, çünkü kurul dilimi; dosyanızdaki tanı kayıtları, tedavi süresi/şekli ve bugünkü muayene-psikometrik bulgularınıza göre verir. Yine de mevzuat mantığıyla riskli ve daha güvenli senaryoyu net çizebilirim.
DEHB, Sağlık Yeteneği Yönetmeliği’nin EK‑C “Ruh Sağlığı ve Hastalıkları” bölümünde Madde 18 altında ele alınan bir başlıktır. Uygulamada kurulun önüne iki ana ihtimal gelir: (A) dilimi: “remisyonda veya hafif düzeyde” kabul edilmesi ya da (B) dilimi: DEHB’nin var/aktif kabul edilmesi. 2024 ve 2025’te Resmî Gazete’de yayımlanan değişikliklerle, “geçmiş psikiyatrik tanı” bulunan adaylarda bazı koşullarda “sağlam” değerlendirmesine imkân veren açıklamalar getirildi; özellikle “reaktif/tekrarlamayan durum, 3 aydan kısa tedavi, olumsuz kayıt yokluğu, son 3 yılda tanı/tedavi kaydı olmaması ve muayenede psikopatoloji saptanmaması” gibi kriterler vurgulanıyor.
Sizin verilerinizle olasılık şöyle okunur:
Özet karar: Bu bilgilerle B dilimine girme ihtimaliniz az değil; buna rağmen A dilimi ihtimali tamamen kapalı da değil. Belirleyici olan, sağlık kurulunun sizde bugün DEHB belirtilerini/işlev kaybını saptayıp saptamaması ve dosyadaki tanıların “geçirilmiş-remisyonda” olarak kabul edilip edilmemesidir.
Sonuç olumsuz gelirse, sevk/rapor prosedüründe itiraz ve hakem hastane mekanizması işletilebiliyor; bu tür teminlerde süreler çok kısa olabildiği için tebliğ tarihini kaçırmamak kritik.