Marka Hükümsüzlüğü Davası: Nedir, Nedenleri ve Çözüm Süreçleri
Marka hükümsüzlüğü davası, marka hukuku alanında ciddi ve karmaşık bir durumu ifade eder. İşletmelerin ve bireylerin, çeşitli nedenlerle tescil edilmiş bir markanın geçersiz kılınmasını talep edebileceği bu sürece genel bir bakış sunmaktayız. Hem marka sahiplerinin hem de hükümsüzlük talebinde bulunacak olanların bilmesi gereken kritik noktalar üzerine yoğunlaşacağız. Markanın ne olduğunu, marka hükümsüzlüğü davasının neden önemli olduğunu ve tescilli markalara yönelik hükümsüzlük taleplerinin ne zaman ve nasıl yapılabileceğini öğrenmeye hazır olun. Karmaşık süreçlerinizi aydınlatacak ve marka hükümsüzlük sürecine bir yol haritası sağlayacak bilgilere bu yazıda rastlayacaksınız. Haydi, marka hükümsüzlüğü davasının derinliklerine birlikte dalalım.
Marka Hükümsüzlüğü Davasının Genel Özellikleri
Marka Hükümsüzlüğü Davası, bir markanın koruma kalkanını kaybetme riski ile karşı karşıya olduğu bir süreçtir. Bu sürecin doğru bir şekilde anlaşılması, marka sahiplerinin haklarını koruma altına almak ve var olan veya potansiyel anlaşmazlıkları çözmek için önemlidir.
Marka Hukuku ve Hükümsüzlük
Marka hukuku, tüketicilerin bir ürün veya hizmeti belirli bir işletme veya kuruluşla ilişkilendirmesine olanak sağlayan markaların korunmasına yönelik hukuki düzenlemeleri içerir.
Hükümsüzlük Nedir?
Marka hukukunda, hükümsüzlük, bir markanın yasal geçerliliğinin iptal edilmesi anlamına gelir. Diğer bir deyişle, bir markanın hükümsüz olduğu belirlendiğinde, o marka artık koruma altında değildir ve başkaları tarafından kullanılabilir. Hükümsüzlük kararı genellikle mahkeme yoluyla alınır.
Hükümsüzlük Sebepleri
Marka hükümsüzlüğünün çeşitli sebepleri vardır. İlk olarak, markanın tescil edildiği ülkedeki yasalara aykırı olması durumunda hükümsüzlük söz konusu olabilir. Ayrıca, markanın daha önce başka bir tarafça kullanılmış olması veya markanın halka açık bir şekilde yanıltıcı olması da hükümsüzlük sebepleri arasında sayılabilir.
Davanın Tarafları
Marka Hükümsüzlüğü Davasında genellikle iki taraf bulunur: Davacı ve davalı. Bu kişiler, genellikle dava sürecinde belirli hak ve yükümlülüklere sahiptirler.
Davacı ve Davalı Kimdir?
Davacı, genellikle bir markanın hükümsüz olduğunu ileri süren kişi veya kuruluştur. Bu, genellikle markanın özgün olmadığına veya başka bir şekilde yasa dışı olduğuna inanan bir işletme veya kişi olabilir. Davalı ise genellikle marka sahibidir, yani hükümsüzlük iddiasına karşı çıkan taraf.
Tarafların Hak ve Yükümlülükleri
Davacının ana yükümlülüğü, iddia ettiği hükümsüzlük sebeplerini kanıtlamaktır. Diğer taraftan, davalının genellikle markanın geçerliliğini savunmak için delil sunması gerekmektedir. Her iki tarafın da dava sürecinde belirli hakları vardır, örneğin, karşı tarafla ilgili belgeleri inceleme ve dava ile ilgili bilgi talep etme hakkı gibi.
Marka Hükümsüzlük Davasının Açılması
Dava Dilekçesi ve İçeriği
Dilekçede Yer Alması Gereken Unsurlar
Marka hükümsüzlük davası başlatırken dikkate alınması gereken en önemli unsurlar, dava dilekçesinin içeriği ve bu dilekçede yer alması gereken maddelerdir. Dava dilekçesi, davanın özünü yansıtan bir belge olduğu için en ufak bir hata, tüm süreci olumsuz etkileyebilir. Dilekçede kesinlikle bulunması gereken unsurlar; davacının ve davalının adı, soyadı ve adresi, davalının haksız ve hukuka aykırı eylemleri, bu eylemler sonucu davacının uğradığı zarar ve bu zararın giderilmesi talebi olmalıdır.
Delil Sunumu ve Önemi
Delil sunumu, Marka Hükümsüzlük Davasının Açılması sürecindeki en öncelikli adımlardan biridir. Davacı, dilekçesinde iddia ettiği hususları delil ile ispatlamak zorundadır. Bu durum, davanın sonucunu doğrudan etkiler. Unutulmamalıdır ki, delilsiz yapılan bir iddia, genellikle dikkate alınmaz. Bu sebeple, dava dilekçesinin ekler bölümünde deliller net ve anlaşılır bir şekilde sıralanmalıdır.
Yetkili Mahkeme ve Başvuru Süreci
Hangi Mahkemeye Başvurulur?
Marka Hükümsüzlüğü Davası, özel hukuk kapsamında yer aldığından, bu tür dava konularına bakmakla yükümlü, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde açılır. Ancak, ülkemizde her ilde bu mahkemeler olmadığından, yokluğu durumunda Asliye Hukuk Mahkemesi yetkili olacaktır.
Süreler ve Başvuru Şartları
Marka Hükümsüzlüğü Davası'nda başvuru süreci ve süreler, konunun hassasiyeti ve önemi nedeniyle büyük bir titizlikle ele alınması gereken unsurlardır. Dava açma süresi genellikle, hükümsüzlük sebebinin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl olarak belirlenmiştir. Bu süre, kesin niteliğe sahip olup, geçirilmesi durumunda hak düşer ve dava açılamaz. Dolayısıyla, Marka Hükümsüzlüğü Davası açılması için belirlenen süreler ve başvuru şartları hukuki prosedürleri bilen, bu konuda deneyimli bir avukatla çalışmayı zorunlu kılar.
Marka Hükümsüzlük Davasında Süreç
Duruşmalar ve ilgili usuller ile karar ve itiraz hakları, Marka Hükümsüzlük Davası sürecinde önemli değer taşır. Detaylara beraber bakalım.
Duruşmalar ve İlgili Usuller
Duruşmalar ve ilgili usuller, dava sürecinin adil ve düzenli yürümesi için hayati kaidelere sahiptir.
Davanın Görülme Aşamaları
Dava sürecinde, duruşmalar farklı aşamalardan geçer. Bunlar, dava dilekçesinin sunulması, kabul edilmesi, duruşma tarihlerinin belirlenmesi ve nihayetinde duruşmanın gerçekleşmesidir. Bu süreç boyunca taraflar, delillerini sunarlar ve argümanlarını savunurlar. Bu yeniden araştırılabilir bir bilgidir çünkü davanın görülme aşamalarını anlamak, sürecin nasıl işleyeceğine dair beklentileri yönetmeye yardımcı olur.
Tahkikat ve Karar Aşaması
Bir duruşma sonrasında, hakim tahkikat aşamasına geçer. Bu, hakimin delilleri incelediği ve hukuki değerlendirmesini yaptığı aşamadır. Tahkikat sonrasında ise karar aşaması gelir. Hakim, bulgularını ve sebeplerini açıklayan kararını yazıyla sunar. Bu karar, taraflar için sonuçları belirleyen belge olacaktır.
Karar ve İtiraz Hakkı
Dava sürecinin sonunda verilen karar, tarafların itiraz haklarını kullanabilmeleri için belirleyici bir rol oynar.
Kararın İlanı ve Sonuçları
Kararın ilanı, genellikle duruşma sonrasında yazılı olarak gerçekleşir. Verilen kararin açıklandığı bu belge, dava sonucunu netleştirir ve tarafların itiraz haklarını kullanma sürecini başlatır. Kararın sonuçları, tarafların davayı kazanmaları veya kaybetmeleriyle doğrudan ilgilidir ve hukuki sonuçları da beraberinde getirir.
İstinaf ve Temyiz Yolları
Kararın ilanından sonra, taraflar, kararı istinaf mahkemesine taşıyabilirler. İstinaf yolu, hükümle ilgili hatalı uygulama veya yanılgıyı düzeltmek için kullanılır. Eğer istinaf seçeneği tükenmişse veya başarısız olmuşsa, taraflar son çare olarak temyiz yoluna başvurabilirler. Temyiz, kararı Yargıtay'ın gözden geçirmesi demektir. Her iki yolda önemli ayrıntıları içerir ve bu yollar hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olmak, süreci daha iyi yönetmeye yardımcı olacaktır.
Marka Hükümsüzlük Davasında Dikkat Edilmesi Gerekenler
Marka hükümsüzlük davaları, çeşitli püf noktaları ve detayları içerir. Bu süreçte verilecek kararlar, bir markanın geleceği üzerinde belirleyici olabilir. Bu yüzden, bu tür davalar sırasında dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar bulunmaktadır.
Hukuki Danışmanlık ve Strateji
Avukatla Çalışmanın Önemi
Marka hükümsüzlük davaları, karmaşık bir hukuki süreçtir. Markanın hükümsüz sayılması ya da korumasının devam etmesi, işletmelerin gelecekteki pazar konumunu ve iş geliştirme stratejilerini doğrudan etkileyebilir. İşte bu yüzden, bu tür davalarla ilgilenirken hukuki danışmanlık alarak işlem yapmak büyük önem taşır. 👨⚖️
Profesyonel bir avukat, hem yasal sürecin nasıl işlediği konusunda bilgi sahibi olacak, hem de yasaları yorumlama ve strateji geliştirebilme yeteneğine sahip olacaktır. Avukatla çalışma, hukuki süreçlerin hızlanmasına, davanın olumlu sonuçlanmasına yardımcı olurken aynı zamanda da yüksek maliyetlerin önüne geçmiş olur.
Etkili Dava Stratejileri
Marka hükümsüzlük davalarında, doğru strateji belirlenmesi hayati öneme sahiptir. Avukatınız, kanunları en iyi şekilde yorumlayarak, davayı lehinize çevirecek argümanları ve kanıtları ortaya koyabilmelidir. 🗃️
Bir marka hükümsüzlüğü davası stratejisi, davanın tüm aşamalarını kapsamalı, detaylı bir şekilde incelenmeli ve her aşamada izlenecek yol önceden belirlenmelidir. Bir strateji, markanın korunması için en iyi hukuki düzenlemeler ve uygulamaları ortaya koymalıdır.
Davaların Ekonomisi ve Riskleri
Maliyetler ve Harçlar
Dava sürecinde maliyetler ve harçlar, dikkate alınması gereken önemli noktalardan biridir. Avukatlık ücretleri, noter masrafları, yargılama giderleri gibi çeşitli maliyetler olabilir. Davanın gidişatına bağlı olarak bu maliyetler değişkenlik gösterebilir.
Maliyetlerin hesaplanması ve bütçe oluşturulması, dava sürecinde karşılaşılabilecek sürprizlerin önüne geçmek için önemlidir.📊
Kaybedilen Davaların Risk Analizi
Davaların kazanılması her zaman mümkün olmayabilir. Bu durumda, marka hükümsüzlüğü davasının sonucunun işletme üzerindeki etkisi önceden analiz edilmelidir.
İşletme, dava sonucunda hareket stratejisi belirlemeli ve gerektiğinde çıkış planı geliştirmelidir. Kaybedilen davalarda nasıl hareket edileceği, önceden değerlendirilip planlanmalıdır. 👀
Bu süreçte, bir avukatın yönlendirmesi ve profesyonel danışmanlık hizmeti almak, işletmenin riskleri doğru anlamasına ve olası kayıpları minimize etmesine yardımcı olacaktır. İşin özünde, hatırlanması gereken şey; marka hükümsüzlük davaları karmaşık olabilir, ancak doğru strateji ve profesyonel destekle bu süreçten başarıyla çıkılmak mümkündür.
Sıkça Sorulan Sorular
Marka hükümsüzlüğü davasını açmadan önce hangi belgeleri ve delilleri hazırlamalıyım?
Dava dilekçenizde her vakıayı ve hangi delille ispat edeceğinizi baştan göstereceğiniz için (HMK m.119, 194), marka hükümsüzlüğünde (SMK m.25 vd.) genelde şu dosyayı hazırlamak pratik olur.
- Davalı markanın sicil/tescil bilgileri (marka örneği, sınıflar, başvuru–tescil tarihleri, varsa devir/lisans).
- Dayandığınız sebebe göre önceki hak/kullanım delilleri: eski marka/başvuru, ticaret unvanı, alan adı, fatura, katalog, reklam, ambalaj, web ekran görüntüsü.
- Karıştırılma/iltibas için karşılaştırma materyali (ürün örnekleri, görseller, pazar sunumu).
- Dilekçeye eklenecek belge suretleri ve delil listesi (HMK m.121).
Marka hükümsüzlüğü davasını kimler açabilir ve menfaatimi nasıl gösterebilirim?
6769 sayılı SMK’ya göre marka hükümsüzlüğünü menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum/kuruluşları mahkemeden isteyebilir. Menfaat (hukuki yarar) ise davanın dinlenebilmesi için doğrudan, kişisel ve güncel olmalıdır.
Menfaatinizi; örneğin aynı/benzer mal-hizmette önceki tarihli marka veya başvuru, fiilî kullanım/ticari faaliyet, karıştırılma riski nedeniyle satış, ilan, ihtar, pazar yeri kayıtları gibi somut verilerle, tescilin sizi nasıl etkilediğini göstererek ortaya koyabilirsiniz.
Marka hükümsüzlüğü davasında görevli ve yetkili mahkeme hangisidir?
Marka hükümsüzlüğü davasında görevli mahkeme, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir; bu mahkeme yoksa HSK tarafından belirlenen Asliye Hukuk Mahkemesi bakar.
Yetkili mahkeme kural olarak, hükümsüzlük davası üçüncü kişi tarafından marka sahibine karşı açılıyorsa davalının (marka sahibinin) yerleşim yeri mahkemesidir. TÜRKPATENT kararlarına karşı açılan davalarda ise Ankara FSHHM yetkilidir.
Marka hükümsüzlüğü davası açmadan önce Türk Patent ve Marka Kurumu’na başvuru yapmak şart mı?
Hayır. Marka hükümsüzlüğü için TÜRKPATENT’e dava öncesi başvuru şartı yoktur; hükümsüzlük, mahkeme kararıyla verilir (SMK m.25) ve dava kural olarak Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde açılır (SMK m.156).
Ancak karıştırmayın: “markanın iptali” (ör. kullanmama gibi sebepler) bazı hâllerde TÜRKPATENT nezdinde talep edilebilen ayrı bir yoldur; bu, hükümsüzlük davasının ön şartı değildir.
Marka hükümsüzlüğü davasında dava açma süresi nasıl hesaplanır ve hak düşürücü süre var mı?
Marka hükümsüzlüğünde kural olarak tescilden itibaren “sabit” bir dava açma süresi yoktur; ancak SMK m.25/6 uyarınca hak düşürücü nitelikte “sessiz kalma” sınırı vardır: Önceki hak sahibi, sonraki tarihli markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde buna kesintisiz 5 yıl sessiz kalırsa, sonraki tescil kötü niyetli olmadıkça artık hükümsüzlük iddiasını ileri süremez. Süre, somut olayda “bilme/bilmesi gerekme” anından başlayarak 5 yıl sayılır.
Markanın kullanılmaması nedeniyle hükümsüzlük talep edebilir miyim ve kullanım nasıl ispatlanır?
Markanın kullanılmaması tek başına “hükümsüzlük” sebebi değil; bu durumda kural olarak iptal (kullanmama nedeniyle) talep edilir. Tescilden itibaren 5 yıl haklı sebep olmaksızın Türkiye’de ciddi kullanım yoksa (veya kullanıma 5 yıl kesintisiz ara verilmişse) iptal istenebilir.
Kullanımın ispatı genelde marka sahibinden beklenir; delil olarak fatura/irsaliye, satış ve sevkiyat kayıtları, reklam–tanıtım (katalog, broşür, medya), e-ticaret satış ekranları ve tarihli web arşivleri, ambalaj/etiket örnekleri, bayi–lisans sözleşmeleri ve (varsa) ihracat belgeleri sunulur. 10.01.2024’ten beri iptal başvuruları TÜRKPATENT nezdinde yürür; usul 15.03.2025 tarihli yönetmelik değişikliğiyle ayrıntılandırıldı.
Kötü niyetle tescil edildiğini düşündüğüm bir markayı mahkemede nasıl ispat edebilirim?
Mahkemede kötü niyeti genelde “karşı tarafın markayı sizden/işaretinizden haberdar olarak, haksız yararlanma veya engelleme amacıyla tescil ettirdiği” olgularla ispat edersiniz (SMK m.6/9 ve buna dayalı hükümsüzlük).
Pratikte işe yarayan deliller: tescilden önceki kullanımınızı gösteren faturalar/satış kayıtları/reklamlar; taraflar arasındaki bayilik–çalışanlık–ticari ilişki belgeleri; ihtar/e‑posta/yazışmalar; markanın tanınmışlığı/bilinirliği; karşı tarafın benzer çok sayıda başvurusu gibi sistematik “blokaj” davranışı.
Benim ticaret unvanım veya alan adım varken başkası aynı markayı tescil ettirdiyse ne yapabilirim?
Ticaret unvanı/alan adı tek başına “otomatik marka hakkı” vermez; ama önceki kullanım ve kötü niyet iddiasıyla hak arayabilirsiniz.
- Başvuru Resmî Marka Bülteni’nde yayındaysa, yayım tarihinden itibaren 2 ay içinde TÜRKPATENT’e itiraz edin.
- Marka tescil edildiyse, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde hükümsüzlük davası açılabilir (önceki hak, karıştırılma, kötü niyet vb.).
- Alan adı (.tr) açısından, şartları varsa TRABİS UÇM’ye başvurup devri/iptali talep edebilirsiniz.
Tanınırlığı olan bir marka için hükümsüzlük davasında hangi tür deliller daha etkili olur?
Hükümsüzlükte “tanınmışlık” iddiasını güçlendiren deliller, SMK m.6/4-6/5’teki tanınmışlık ve haksız yarar/itibar zararı/ayırt ediciliğin zedelenmesi şartlarını somutlaştıranlardır; dava dayanağı da SMK m.25 kapsamındaki hükümsüzlük sebepleridir.
- Bağımsız tüketici araştırması/anket (hedef kitlede bilinirlik)
- Satış cirosu, pazar payı, dağıtım ağı (Türkiye geneli yaygınlık)
- Reklam-tanıtım harcamaları, medya görünürlüğü, sponsorluklar
- Karşı taraf kullanımının haksız avantaj/itibar zedelenmesi doğurduğunu gösteren somut örnekler (şikâyetler, karışıklık vakaları)
Marka hükümsüzlüğü davasıyla birlikte ihtiyati tedbir isteyebilir miyim ve hangi riskleri var?
Evet. Marka hükümsüzlüğü davasıyla birlikte (hatta dava öncesi) ihtiyati tedbir isteyebilirsiniz; sınai mülkiyet hakkına tecavüzün gerçekleştiğini veya ciddi/etkin hazırlık yapıldığını gösterip, verilecek hükmün etkisiz kalma riskini ortaya koymanız gerekir.
Başlıca riskler:
- Mahkeme genelde teminat ister.
- Tedbir itirazla kaldırılabilir; ticari denge aleyhinize yorumlanabilir.
- Haksız çıkarsanız haksız tedbir tazminatı doğabilir (teminata başvurulabilir).
Hükümsüzlük davası kazanılırsa önceki marka kullanımları ve ürünler için tazminat da alabilir miyim?
Evet, mümkün; ancak hükümsüzlük davasını kazanmak tek başına otomatik tazminat doğurmaz. SMK’ya göre hükümsüzlük kararı kural olarak marka başvuru tarihinden itibaren etkili olur ve koruma “hiç doğmamış” sayılır; buna dayanarak ayrı bir tecavüz/tazminat davasında önceki kullanım ve piyasaya sürülen ürünler nedeniyle maddi–manevi zarar istenebilir.
Ancak kararın geriye etkisi bazı kesinleşmiş/uygulanmış karar ve sözleşmeleri etkilemez; marka sahibinin kötüniyeti veya ağır ihmali varsa tazminat talepleri ayrıca saklıdır.
Marka hükümsüzlüğü kararı geriye etkili mi olur ve mevcut sözleşmelerimi nasıl etkiler?
Marka hükümsüzlüğü kararı kural olarak geriye etkilidir: karar, marka başvuru tarihinden itibaren sonuç doğurur ve marka koruması “hiç doğmamış” sayılır.
Ancak bu geriye etki, (i) karar öncesi kesinleşmiş ve uygulanmış tecavüz kararlarını ve (ii) karar öncesi kurulmuş ve uygulanmış sözleşmeleri otomatik olarak geçersiz kılmaz. Sözleşme bedelleri için hakkaniyete göre kısmen/tamamen iade istenebilir; karşı tarafın kötüniyeti/ağır ihmali varsa ayrıca tazminat gündeme gelebilir.
Karşı taraf uzlaşma teklif ederse hangi maddeleri içeren bir sulh protokolü hazırlamalıyım?
Sulh protokolünde amaç, uyuşmazlığı açık ve icra edilebilir şekilde bitirmektir (mahkeme içi sulh davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi sonuç doğurur). Aşağıdakiler mutlaka yazılsın:
- Taraflar, uyuşmazlığın konusu/dosya no ve hangi taleplerin kapsama girdiği–girmediği
- Ödeme/ifa planı: tutar, vade, banka/IBAN, faiz, masraf, gecikme hâli
- Feragat/ibra ve karşılıklı beyanlar (kısmi ise sınırı net)
- Yargılama gideri–vekalet ücreti–harç paylaşımı
- Uyuşmazlık işçilik alacağı ise ibra için TBK 420 şartlarına uyum (yazılı, en az 1 ay, tür-miktar, banka, eksiksiz ödeme).
Marka hükümsüzlüğü davasında bilirkişi incelemesi ne zaman yapılır ve rapora nasıl itiraz edilir?
Marka hükümsüzlüğü davasında bilirkişi incelemesi, uyuşmazlığın özel/teknik bilgi gerektirdiği hallerde mahkemenin (talep üzerine veya resen) bilirkişi görevlendirme kararı vermesiyle yapılır; genelde dilekçeler ve ön inceleme sonrası, deliller toplanırken “ara kararla” inceleme başlatılır.
Bilirkişi raporu tebliğ edilince, 2 hafta içinde mahkemeye yazılı dilekçeyle; eksiklerin tamamlatılmasını, belirsizliklerin açıklatılmasını, ek rapor veya yeni bilirkişi istenebilir. Hazırlamak çok zor/teknikse, süre içinde başvurup bir defaya mahsus en çok 2 hafta ek süre talep edebilirsiniz.
Marka hükümsüzlüğü davası kaybedilirse yargılama giderleri ve vekalet ücretini kim öder?
Marka hükümsüzlüğü davasını kaybeden taraf, kural olarak yargılama giderlerini (harç, tebligat, bilirkişi vb.) ve karşı taraf avukatla temsil edilmişse mahkemenin AAÜT’ye göre hükmettiği “karşı vekâlet ücretini” öder; bu vekâlet ücreti yargılama gideridir ve haksız çıkana yükletilir. Ayrıca sizin kendi avukatınıza sözleşmeyle ödeyeceğiniz akdi ücret ise (ayrıca) size aittir.
Profesyonel hukuki danışmanlık mı arıyorsunuz?
Avukatistan üzerinden kolayca hukuki danışmanlık talebi oluşturup, sisteme kayıtlı binlerce avukattan teklif alabilirsiniz.
- Avukatistan, avukatlardan alınan hizmetler için herhangi bir ücret ya da komisyon talep etmez.
- Hizmetlerimiz yalnızca avukatlarla iletişim kurmanıza yardımcı olmak içindir; avukatlar tarafından verilen hizmetlerden Avukatistan sorumlu tutulamaz.
İlginizi Çekebilir
-
Marka Tescil İşlemi Nasıl Yapılır?
Marka tescil işlemi, Türk Patent ve Marka Kurumu'na başvuru yaparak gerçekleştirilir. Gerekli belgelerle hızlı ve kolay tescil sürecini öğrenin.