Toggle sidebar
Zorunlu Arabuluculuk Nedir? Yeni Yasa ve İlgili Bilmeniz Gerekenler

Zorunlu Arabuluculuk Nedir? Yeni Yasa ve İlgili Bilmeniz Gerekenler

9 dakika

Hukuk dünyasının karmaşık yüzü ile karşılaştığımızda başvurduğumuz çözüm yöntemlerinden biri de arabuluculuk oluyor. Ancak, her ne kadar arabuluculuk terimi kulak aşinalığı olan bir kavram olsa da, zorunlu arabuluculuk hem yasal hem de pratik bazda farklı bir boyut taşımaktadır. Bu yazımızda, birçok hukuk ihtilafının çözümünde etkili bir araç olan zorunlu arabuluculuğu daha yakından tanımaya ve anlamaya çalışacağız. Zorunlu arabuluculuk sürecinin nasıl işlediğini, hangi durumlarda başvurulabileceğini ve bu sürecin hukuki sonuçlarını daha iyi kavramanıza yardımcı olacak bu makaleyi okurken, bir yandan da hukuk dünyasına dair bilgilerinizi genişletme fırsatını yakalayacaksınız.

Zorunlu Arabuluculuk Nedir?

Arabuluculuğun Genel Tanımı

Arabuluculuk, genellikle bir uzman tarafından yürütülen ve iki taraf arasında tartışmalı bir konuda, kesin bir çözüm elde etmek için yapılan bir süreçtir. Meselenin mahkemeye gitmesine gerek olmadan, tarafların süreçte değişim yapabilme olanağına sahip olduğu bir çaba çerçevesinde yer alır. Kendine özgü nitelikleri ile arabuluculuk, uzlaşmanın ve adaletin etkin biçimde sağlanmasına yardımcı olur. Ayrıca, zorunlu arabuluculuk hâli; hukuk sistemimizde sıkça karşımıza çıkan bir durumdur.

Zorunlu Arabuluculuğun Amacı

Zorunlu arabuluculuk, genel olarak, mahkemelerin yoğun yükünü hafifletmeyi ve uyuşmazlık çözümünde daha hızlı, etkili ve ekonomik bir yöntem sunmayı amaçlamaktadır. Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecine dahil olması, bir çözüm bulmak ve hukuki süreci devam ettirmek için zaman, enerji ve kaynak tahsis etmeyi gerektirir. Bu, hem maliyetleri hem de mahkemelerin üzerindeki yükü önemli ölçüde azaltabilir. Ayrıca, zorunlu arabuluculuk, uyuşmazlık yaşayan tarafların daha hızlı ve etkili biçimde çözüm bulmalarını sağlar. Bu, haliyle, gerginliği azaltır ve gelecekte olası anlaşmazlıkları önleme yolunda bir adımdır.

Zorunlu Arabuluculuk Süreci

Zorunlu Arabuluculuk süreci genel olarak iki ana aşamadan oluşmaktadır. Bu aşamalar; Başvuru ve Başlangıç Aşaması ile Müzakereler ve Sonuç aşamasıdır.

Başvuru ve Başlangıç Aşaması

Bu aşama genellikle iki alt başlık altında incelenebilir. Bunlar; Başvuru Şartları ve Arabulucu Seçimi'dir.

Başvuru Şartları

Zorunlu Arabuluculuk sürecine başvuru için belirli şartların yerine getirilmesi ön görülmektedir. Üst düzey bir genel kabul görmüş şart; taraflar arasında çözümsüz bir anlaşmazlık olması durumudur. Ancak detaylar genellikle uygulandığı ülke veya bölgeye göre değişiklik gösterebilmektedir. Dolayısıyla başvuru şartları da konu hakkında uzmana veya avukata başvurmayı gerektirir.

Arabulucu Seçimi

Zorunlu Arabuluculuk sürecinde, arabulucu seçimi oldukça kritik bir işlev görür. Arabulucu; tarafsızlık, bağımsızlık ve eşit muamele ilkelerine bağlı kalarak, taraflar arasında adil bir anlaşmayı teşvik etmelidir. Arabulucunun seçimi konusunda, tarafların bulunduğu ülkedeki mevzuat ve genel devlet politikaları önemli bir rol oynar. Genellikle tarafların anlaştığı veya taraflar tarafından seçilen bir kişi,% (kendi alanında uzman veya deneyimli bir kişi örneğin bir avukat veya hakim), arabulucu olarak atanır.

Müzakereler ve Sonuç

Zorunlu Arabuluculuk sürecinde sonuç aşamasına gelindiğinde, iki ana alt başlık altında incelenebilir. Bunlar; Taraflar Arası Etkileşim ve Uzlaşma ve Anlaşma'dır.

Taraflar Arası Etkileşim

Bu aşamada, tarafların birbirleri ile ve arabulucu ile olan etkileşimleri belirleyici bir role sahiptir. İyi bir etkileşim, genellikle adil ve tatmin edici bir sonuca ulaşılmasında kilit rol oynar.

Uzlaşma ve Anlaşma

Zorunlu Arabuluculuk sürecinin nihai aşaması uzlaşma ve anlaşmadır. Uzlaşma aşamasında, tarafların her biri kendi çıkarlarına en uygun sonuca ulaşmaya çalışır. Arabulucu, taraflar arasında adil bir anlaşma yapılabilmesi için yardımcı olur. Taraflar anlaştığında, bu anlaşma genellikle yazılı bir biçimde ifade edilir ve bağlayıcı hale getirilir. Her iki tarafın da bu anlaşmayı kabul etmesi ile zorunlu Arabuluculuk süreci sona erer. Şayet taraflar anlaşamazsa, genellikle yargı sürecine başvurma hakları saklıdır.

Zorunlu Arabuluculuğun Hukuki Etkileri

Zorunlu Arabuluculuğun hukuki etkileri, çeşitli şekillerde kendini gösterir. İki ana başlık altında toplanabilir: Arabuluculuk Anlaşmasının Hukuki Niteliği ve Mahkemeye Erişim Üzerindeki Etkisi.

Arabuluculuk Anlaşmasının Hukuki Niteliği

Arabuluculuk anlaşmasının hukuki niteliği, özellikle arabuluculuk sürecinin sonunda taraflar arasında mutabık kalınan noktaları belgeleyen bir anlaşma olarak tanımlanır. Bu anlaşma, tarafların haklarını ve yükümlülüklerini belirler. Ayrıca, uyuşmazlığın çözümü konusunda tarafların tam bir anlaşma sağlamış olması gerekmektedir. Arabuluculuk anlaşmasının bağlayıcılığı ve hukuki geçerliliği, taraflar arasındaki uyumu ve adaleti sağlar. Yani, bir arabuluculuk anlaşması, hukuken geçerli ve uygulanabilir bir anlaşmadır.

Mahkemeye Erişim Üzerindeki Etkisi

Zorunlu arabuluculuk, mahkemeye erişim üzerinde belirgin bir etkiye sahip olabilir. Arabuluculuk süreci tamamlandığında, tarafların anlaşmazlık konusunda anlaşma sağlayamaması durumunda, tarafların mahkemeye başvurma hakkı saklıdır. Ancak, zorunlu arabuluculuk ile mahkemeye erişim arasındaki ilişki karmaşıktır. Arabuluculuk süreci, genellikle daha hızlı ve daha az maliyetli bir çözüm yolu sağladığından, tarafların mahkemeye başvurmadan önce arabuluculuk sürecini tamamlamaları genellikle teşvik edilir. Bu, özellikle taraflar arasında varılan bir arabuluculuk anlaşmasının, çoğu durumda, mahkeme kararı gibi bağlayıcı ve uygulanabilir olduğu durumlarda söz konusu olabilir.

Arabulucu ve Tarafların Hak ve Yükümlülükleri

Zorunlu Arabuluculuk sürecinde, arabulucu ve tarafların belirli hakları ve yükümlülükleri vardır. Bu hak ve yükümlülükler, sürecin adil ve etkin bir şekilde işlemesini sağlar.

Arabulucunun Rolü ve Sorumlulukları

Arabulucunun rolü, taraflar arasındaki anlaşmazlığı çözme yönünde arabuluculuk yapmaktır. Arabulucu, tarafların bir anlaşmaya varmasına yardımcı olur fakat anlaşmanın içeriğine taraflar gibi doğrudan müdahale edemez. Arabulucunun sorumlulukları arasında tarafsızlık, gizlilik, dürüstlük ve adanmışlık bulunur. Her arabulucu, anlaşmazlığın çözülmesi için çaba göstermeli, tarafların görüş ve ihtilaflarını adil bir şekilde ele almalıdır.

Tarafların Hakları ve Yükümlülükleri

Tarafların hakları konusunda, Öncelikli olarak, taraflar anlaşmazlık üzerinde tam bir kontrol hakkına sahiptirler. Zorunlu Arabuluculuk sürecinde, taraflar kendi çözümlerini üretebilir ve nihai karar verme hakkına sahip olup, arabulucu tarafından belirlenen bir çözüme uyma zorunlulukları yoktur. İkincil olarak, tarafların sürecin gizli ve gönüllü niteliğinden kaynaklanan hakları bulunmaktadır. Ayrıca, tarafların yükümlülükleri arasında anlaşmazlıkları çözme iradesini gösterme ve sürece aktif katılım sağlama bulunmaktadır. Taraflar, sürece dürüstlük ile yaklaşmalı ve arabulucunun faaliyetlerini ve tarafların birbiri ile etkileşimini en iyi şekilde desteklemelidirler.

Zorunlu Arabuluculuğun Avantajları ve Dezavantajları

Avantajları

Zaman ve Maliyet Tasarrufu

Zorunlu Arabuluculuk, sağladığı yüksek çözüm oranları ile hukuki süreçlerin zamanını ve maliyetini önemlice azaltabilir. Mahkeme süreçleri genellikle uzun ve maliyetli olabilirken, Arabuluculuk süreci daha hızlı ve ekonomiktir. Tarafların problemlerini hızlı bir şekilde çözüme ulaştırırken aynı zamanda adaletin hızla tecelli etmesine yardımcı olmalıdır.

Gizlilik ve Esneklik

Arabuluculuk süreci, taraflar arasında tam bir gizlilik esasına dayanmaktadır. Taraflar, sorunlarını özel bir ortamda çözme fırsatı bulur ve bu durum, ilişkilerin korunmasına yardımcı olurken, esneklik sağlar. Esneklik, tarafların arabuluculuk sürecini kendi ihtiyaçlarına göre şekillendirme imkanı bulmasını ifade eder.

Dezavantajları

Zorunluluk Unsurunun Getirdiği Zorluklar

Zorunlu Arabuluculuğun en büyük dezavantajı, taraflara uygulanan zorunluluk unsuru olabilir. Taraflar, arabuluculuk sürecini istemeyecekleri halde katılım göstermek zorunda kalabilirler. Bu durum, taraflar arasındaki ilişkilerin tedirginleşmesine yol açabilir ve süreçten memnuniyetsizlik hissi doğurabilir.

Uzlaşmazlık Durumları

Zorunlu Arabuluculuk süreci, tarafların uzlaşma sağlayamaması durumunda başarısız olabilir. Bu durum, tarafların sürecin sonunda hala bir çözüme ulaşamamış olmasını ve süreçten yüksek maliyet ve zaman kaybı ile ayrılmasını beraberinde getirebilir. Uzlaşmazlık durumlarının önüne geçmek için, tarafların sürece tam anlamıyla katılım göstermeleri ve işbirliği yapmaları gerekmektedir.

2024 Türkiye Hukukundaki Düzenlemeler

2024 yılında Türkiye hukukunda gerçekleşen değişiklikler, zorunlu arabuluculuk sürecini doğrudan etkileyen düzenlemelerle karşımıza çıktı.

Yasalar ve Yönetmelikler

Türkiye'de zorunlu arabuluculuk süreci hakkında düzenleyici çerçeveyi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve bu kanunu detaylandıran Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği oluşturmaktadır. 2024 yılında yürürlüğe giren yeni düzenlemelerle birlikte arabulucunun nitelikleri, eğitimi ve denetimi hakkında daha detaylı hükümler getirilmiştir.

Bu üst düzey yasalar ve yönetmeliklerin yanı sıra, arabuluculuk sürecini ilgilendiren çeşitli yönetmelikler ve genelgeler de bulunmaktadır. Özellikle işçi-işveren uyuşmazlıklarında arabuluculuk sürecinin nasıl işleyeceğini belirleyen 7036 sayılı İş Kanunu ve bu kanunu detaylandıran Yönetmelikler önemli bir yer tutar.

Güncel Uygulamalar ve Değişiklikler

Yasalar ve yönetmeliklerin yanı sıra, hukuk kurumlarının günlük uygulamaları ve bu uygulamaların değişmesi de zorunlu arabuluculuk sürecini son derece etkilemektedir.

2024 yılında Yargıtay, bazı görüşlerini zorunlu arabuluculuk süreci hakkında değiştirdi ve bu görüşler, yerel mahkemelere dava incelemelerinde ve karar verirken başvurulan yönlendirici kararlara dâhil oldu. Ayrıca, işveren ve iş sahipleri üzerindeki zorunlu arabuluculuğa başvuruda bulunabilmeleri için daha fazla yükümlülükler getiren uygulamalar geliştirildi.

Sonuç olarak, 2024 Türkiye hukukunda zorunlu arabuluculuk doğrudan etkileyen önemli düzenlemeler yapıldığı görülmektedir. Bu düzenlemeler sürecin daha etkin ve adil bir şekilde işlemesine yöneliktir.

Ayrıntılı ve güncel bilgilere Hukuk Muhakemeleri Kanunu, İş Kanunu gibi yasaların resmi gazetede yayınlanan en son hallerinden ulaşabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Zorunlu arabuluculuk hangi dava türlerinde şart ve hangi uyuşmazlıklarda doğrudan dava açılabilir?

Zorunlu (dava şartı) arabuluculuk; işçi/işveren alacak‑tazminat ve işe iade davalarında , ticari davalarda konusu para olan alacak‑tazminat ile itirazın iptali/menfi tespit/istirdat davalarında , ayrıca kira (ilamsız icra ile tahliye hariç), kat mülkiyeti, ortaklığın giderilmesi ve komşu hakkı uyuşmazlıklarında ve tüketici mahkemesi uyuşmazlıklarında (73/A’daki istisnalar saklı) şarttır.

Doğrudan dava; kanundaki istisnalarda (ör. tüketici hakem heyeti kapsamı , ilamsız icra yoluyla tahliye ) ve bu sayılan başlıklar dışındaki uyuşmazlıklarda açılabilir.

Zorunlu arabuluculuk başvurusu nereye yapılır ve e-Devlet üzerinden başvuru mümkün mü?

Zorunlu arabuluculuk başvurusu, adliyelerdeki Arabuluculuk Bürosuna yapılır; arabuluculuk bürosu olmayan yerlerde ise işlemler, arabuluculuk bürosu sıfatıyla görevlendirilen Sulh Hukuk Mahkemesi yazı işleri müdürlüğünce yürütülür.

Ayrıca e-Devlet ile giriş yaparak UYAP Vatandaş Portal üzerinden adliyeye gitmeden elektronik başvuru yapılabilmektedir.

Zorunlu arabuluculuk başvurusu için hangi belgeler gerekir ve dilekçede neler yazılmalı?

Başvuru, adliye arabuluculuk bürosuna dilekçeyle/forma ya da elektronik ortamda yapılır; başvuranda uyuşmazlık konusu kısaca açıklatılır.

Gerekli görülen temel ek ve bilgiler:

  • Başvuranın ve karşı tarafın kimlik/unvan, adres, telefon/e‑posta bilgileri
  • Uyuşmazlığın konusu, kısa olay özeti, talep (varsa miktar)
  • Birden çok karşı taraf varsa hepsi ve mümkünse tebligat adresleri
  • Avukatla başvuruda vekaletname; şirket/kurum adına ise yetkiyi gösteren belgeler (temsil/ imza).

Arabulucu nasıl atanır ve arabulucuyu kendim seçebilir miyim?

Taraflar arabulucuyu kural olarak kendileri seçer; Adalet Bakanlığı’nın arabulucular siciline kayıtlı bir arabulucuda anlaşmanız yeterlidir.

Dava şartı arabuluculukta ise başvuru adliyedeki arabuluculuk bürosu üzerinden yapılır; taraflar bir arabulucuda anlaşamazsa arabulucu büro tarafından sistem üzerinden atanır (atama usulü ve puanlama/performans esasları Bakanlıkça belirlenir).

İlk arabuluculuk toplantısına gitmezsem ne olur ve aleyhime yaptırımı var mı?

Dava şartı arabuluculukta ilk toplantıya geçerli mazeret olmadan gitmezseniz, bu durum son tutanağa yazılır ve sonrasında dava açıldığında aleyhinize mali yaptırım doğabilir. Güncel düzenleme kapsamında mahkeme, katılmayan taraf davada kısmen/tamamen haklı çıksa bile, kural olarak karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısını bu tarafa yükleyebilir ve lehine hükmedilecek vekâlet ücretini yarıya indirebilir.

Karşı taraf toplantıya gelmezse süreç nasıl ilerler ve tutanak dava açmayı nasıl etkiler?

Dava şartı arabuluculukta karşı taraf geçerli mazeretsiz ilk toplantıya gelmezse arabulucu süreci sonlandırır ve son tutanakta katılmayan tarafı belirtir. Bu son tutanak, dava açarken genellikle dava dilekçesine eklenmesi gereken belgedir; sunulmazsa mahkeme eksikliğin tamamlanmasını ister, tamamlanmazsa usulden ret riski doğar.

Katılmayan taraf, davada haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulabilir; lehine vekil ücreti de yarım hükmedilir (7531 sayılı Kanun, RG 14.11.2024).

Arabuluculuk görüşmeleri gizli mi ve yazışmalarım mahkemede delil olarak kullanılabilir mi?

Evet; arabuluculukta gizlilik esastır. Taraflar ve arabulucu, arabuluculuk faaliyeti kapsamında öğrenilen bilgi/belge ve kayıtları kural olarak gizli tutar.

Mahkemeye gidilse bile, arabuluculuk daveti, müzakeredeki görüş/teklifler, kabul beyanları ve sadece arabuluculuk için hazırlanmış belgeler kural olarak delil yapılamaz; bunlar hakkında tanıklık istenemez ve sunulsa dahi hükme esas alınamaz. Ancak kanunun emrettiği hallerde veya anlaşmanın uygulanması/icrası için gerekli ölçüde açıklanabilir.

Zorunlu arabuluculukta anlaşma olursa anlaşma belgesi nasıl icra edilebilir hale getirilir?

Arabuluculuk sonunda anlaşma belgesi düzenlenip taraflar ve arabulucu tarafından imzalanır. Belgeyi ilamlı icraya elverişli hâle getirmenin iki yolu vardır: Taraflar icra edilebilirlik şerhi isterse, dava açılmadan önce arabulucunun görev yaptığı yer Sulh Hukuk Mahkemesi’nden; dava sırasında ise davaya bakan mahkemeden şerh alınır ve şerhli belge ilam niteliğinde olur.

Ayrıca, kanunun şerhi zorunlu kıldığı hâller dışında, taraflar + avukatları + arabulucu (ticari uyuşmazlıklarda avukatlar + arabulucu) imzalı anlaşma belgesi şerh aranmaksızın ilam niteliğindedir.

Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa dava açma süresi nasıl hesaplanır ve hak kaybı yaşamamak için neye dikkat etmeliyim?

Arabuluculukta anlaşma olmazsa süre hesabında temel kural şudur: arabuluculuk bürosuna başvuru tarihinden “son tutanak” tarihine kadar zamanaşımı durur, hak düşürücü süre işlemez; son tutanakla birlikte süre kaldığı yerden yeniden işlemeye başlar.

Hak kaybı yaşamamak için başvuru/son tutanak tarihlerini belgeleyin, davayı son tutanağı ekleyerek açın ve uyuşmazlığınızda son tutanaktan itibaren ayrıca kısa bir dava süresi öngörülmüşse (ör. işe iade) onu kaçırmayın.

Zorunlu arabuluculuk ücretini kim öder ve anlaşma olursa masraf paylaşımı nasıl yapılır?

Zorunlu (dava şartı) arabuluculukta anlaşma olursa, arabuluculuk ücreti kural olarak taraflarca eşit ödenir; ancak anlaşma tutanağında farklı paylaşım kararlaştırabilirsiniz. (Ücret, Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanır.)

Anlaşma olmazsa, taraflara ulaşılamama/katılmama veya 2 saatten az görüşmede anlaşamama hâlinde ilk 2 saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir; 2 saati aşan kısım ise aksi kararlaştırılmadıkça eşit paylaşılır.

Arabuluculukta avukatla katılmak zorunlu mu ve avukatla katılmanın pratik avantajı ne olur?

Arabuluculukta avukatla katılmak zorunlu değildir; taraflar görüşmelere bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabilir. Avukatla katılmanın pratik avantajı; talep/itirazların hukuken doğru kurulması, pazarlık stratejisinin yönetilmesi ve anlaşma metninin (özellikle ibra, ödeme planı, faiz, feragat gibi) ileride uyuşmazlık çıkarmayacak şekilde yazılmasıdır. Ayrıca ticari uyuşmazlıklarda, anlaşma belgesi avukatlar ve arabulucu tarafından birlikte imzalanırsa kural olarak icra edilebilirlik şerhi aranmadan ilam niteliğinde belge sayılabilir.

Arabuluculuk görüşmesinde ödeme planı, taksit ve faiz gibi maddeleri nasıl güvenli şekilde yazdırabilirim?

Ödeme planını “icra edilebilir” ve tartışmasız kılmak için anlaşma belgesine rakam, tarih ve temerrüt hükümlerini net yazdırın; mümkünse belgeyi taraflar+avukatlar+arabulucu birlikte imzalasın (bu hâlde ayrıca şerh aranmadan ilam niteliği doğar) ya da mahkemeden icra edilebilirlik şerhi alın.

Şunlar açıkça yer alsın:

  • Ana para, para birimi, KDV/masraf dahil mi.
  • Taksit tutarı + kesin vade tarihleri, ödeme hesabı/IBAN ve açıklama.
  • Gecikmede temerrüt faizi (oran veya “yasal faiz”) ve başlangıç tarihi.
  • Muacceliyet (bir taksit aksarsa kalan borcun tamamı) ve ihtar şartı.

Arabuluculukta kısmi anlaşma yapılırsa kalan kısım için dava açabilir miyim ve tutanak nasıl düzenlenmeli?

Kısmi anlaşma varsa, anlaşmaya bağlanan kalemler hakkında dava açamazsınız; ancak anlaşma dışı kalan talepler için (dava şartı arabuluculuk kapsamındaysa son tutanağı dilekçeye ekleyerek) dava açabilirsiniz.

Tutanakta “kısmen anlaşma” sonucu açıkça yazılmalı; hangi taleplerde anlaşıldığı ve hangi taleplerde anlaşılamadığı net biçimde ayrıştırılmalı, imzalar tamamlanmalı ve anlaşılan kısım ayrıca anlaşma belgesi olarak da yazılı hale getirilmelidir.

Zorunlu arabuluculukta yetkili arabuluculuk bürosu nasıl belirlenir ve yanlış yerde başvurursam ne olur?

Başvuruyu, karşı tarafın (birden fazlaysa herhangi birinin) yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki adliye arabuluculuk bürosuna yaparsınız; arabuluculuk bürosu yoksa görevlendirilen sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğü bakar.

Yanlış yerde başvurursanız, karşı taraf yetki itirazı ileri sürebilir; dosya sulh hukuk mahkemesine gider ve mahkeme yetkili büroyu kesin olarak belirler. İtiraz kabul edilirse 1 hafta içinde yetkili büroya yeniden başvurabilirsiniz ve ilk başvuru tarihiniz korunur.

Danışmanlık

Profesyonel hukuki danışmanlık mı arıyorsunuz?

Avukatistan üzerinden kolayca hukuki danışmanlık talebi oluşturup, sisteme kayıtlı binlerce avukattan teklif alabilirsiniz.

Lütfen unutmayın
  • Avukatistan, avukatlardan alınan hizmetler için herhangi bir ücret ya da komisyon talep etmez.
  • Hizmetlerimiz yalnızca avukatlarla iletişim kurmanıza yardımcı olmak içindir; avukatlar tarafından verilen hizmetlerden Avukatistan sorumlu tutulamaz.

Avukatlara Özel

Avukatistan’da profilinizi büyütün

Kaydınızı tamamlayın, daha görünür olun ve size uygun müvekkil talepleriyle daha hızlı buluşun.

Avukat Olarak Kaydol