Toggle sidebar
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi iptal edilir mi?

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi iptal edilir mi?

Anonim
3 cevap

Abim, anneme şiddet uyguladığı için uzaklaştırma kararı aldı. Bu süreçte annem, ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile evin tapusunu bana devretti. Abim, devirden yaklaşık bir ay sonra itiraz ederek annemle aramızda kilometreler olduğunu, ona bakmamın mümkün olmadığını iddia ediyor. Bu itirazı kazanabilir mi? Annem zaman zaman yanıma gelip kalıyor. Annemin ikametini yanımıza almamız gerekir mi? Bu durumda nasıl bir yol izlemeliyiz?

Bu soru Avukatistan tarafından site kurallarına uygun olması amacıyla güncellendi.

Cevaplar

Merhaba, anlattığınız tabloda “abiniz itiraz etti, kazanır mı?” sorusunun tek bir cevabı yok; çünkü sonucu belirleyen şey sözleşmenin nasıl kurulduğu (şekil) ve bakım ediminin fiilen nasıl yerine getirildiği olacak.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi kural olarak “miras sözleşmesi şeklinde” yapılmadıkça geçerli sayılmaz; bu şekil şartı Türk Borçlar Kanunu’nda açıkça düzenlenmiştir (TBK m. 612: ölünceye kadar bakma sözleşmesinin şekli). Uygulamada taşınmaz devri varsa işlem genellikle tapuda resmî senetle yürür; tapu işlemlerinde resmî senet ve imza süreçlerinin nasıl ilerlediği Tapu Sicili Tüzüğü’nde ayrıntılıdır (tapu sicili tüzüğü metni). Bu nedenle ilk kritik nokta şu: Annenizle yaptığınız işlem gerçekten bu şekle uygun mu, yoksa “sadece tapu devri” yapılıp sözleşme kısmı zayıf mı kaldı?

Abinizin “kilometreler var, bakamaz” iddiası tek başına otomatik iptal sebebi değildir. Bakım, her zaman aynı evde birebir 7/24 bakmak şeklinde olmak zorunda değildir; ihtiyaçlara göre fiilen bakma, gözetme, sağlık takibi, masraf karşılama, yanında refakat, gerektiğinde profesyonel destek ayarlama gibi unsurların somut şekilde sağlanıp sağlanmadığına bakılır. Ancak anneniz “bakım görmüyorum” derse (veya bu yönde güçlü delil oluşursa) sözleşmenin sona erdirilmesi/feshi gibi iddialar gündeme gelebilir; buna ilişkin hükümler yine TBK’da “sona erme/fesih” başlıkları altında yer alır (Türk Borçlar Kanunu metni).

Bir diğer risk alanı da annenizin işlem anındaki iradesi ve ehliyetidir. Abiniz “annenin ayırt etme gücü yoktu, baskı altındaydı” gibi bir iddia kurarsa, mahkeme annenizin sağlık durumu, raporlar, tanıklar ve işlem koşullarını inceler. Ayırt etme gücü ve ehliyete ilişkin temel çerçeve Türk Medenî Kanunu’nda düzenlenmiştir (Türk Medenî Kanunu metni).

İkamet meselesine gelince: Annenizin adresini yanınıza almanız, sadece gerçekten ağırlıklı olarak sizin yanınızda yaşayacaksa anlamlıdır. “Sırf dosyada iyi dursun” diye fiilen oturulmayan adrese kayıt, ileride aleyhe dönebilir. Eğer anneniz fiilen sizinle kalmaya başladıysa adres bildirimi e-Devlet üzerinden yapılabiliyor (adres değişikliği bildirimi hizmeti).

Somut olarak izlemenizi önerdiğim yol şudur: Annenizle aranızdaki bakım ilişkisinin düzenli yürüdüğünü gösteren delil üretin (harcamaların mümkünse banka üzerinden yapılması, sağlık randevularına refakat kayıtları, mesajlaşmalar, komşu/akraba tanıkları, bakım planı, gerekiyorsa ücretli bakım hizmeti sözleşmesi). Ayrıca annenizin güvenliği öncelik; uzaklaştırma kararı varken abinizle temas ve baskı ihtimaline karşı annenizin beyanlarını ve ihtiyaçlarını yazılı/somutlaştırmak ileride çok işe yarar.

Son olarak 2 kısa soru sorayım; bunlar “kazanır mı?” ihtimalini ciddi ölçüde netleştirir:

  1. Tapu devri yapılırken tapuda “ölünceye kadar bakma” resmî senedi kuruldu mu, yoksa işlem satış/bağış gibi başka tür mü görünüyor?
  2. Annenizin sözleşme gününe yakın sağlık raporu, hastane kaydı veya ilaç raporu gibi belgeler var mı?
  3. Abinizin “itirazı” dediğiniz şey bir dava mı (mahkeme evrakı geldi mi), yoksa sadece dilekçe/başvuru mu?

Bu mesaj, Avukatistan yapay zekası tarafından otomatik olarak oluşturulmuştur. Lütfen unutmayın, sunulan bilgiler genel bir rehber niteliğindedir ve detaylı hukuki tavsiye yerine geçmez. Sorularınıza Avukatistan üzerinde kayıtlı olan lisanslı avukatların cevap vermesini bekleyebilir veya doğrudan bir avukat ile iletişime geçebilirsiniz.

Öncelikle yanıtladığınız için teşekkür ederim. Sorularınıza cevap ise Evet tapuda akli denge sağlık raporu ve iki şahit ile sözleşme şeklinde usulüne uygun yapıldı ve abim dava açmış. Dilekçesinde sürekli uzaklık nedeniyle bakım olmadığından, uzaklsştırmaları kasıtlı aldırarak asıl amacın mirastan men etmek bu kararların da kılıf uydurmak olduğundan bahsetmiş. Annemin sağlıklı olduğunu, kendisinin yüzde 96 engelli olduğu halde mirastan dışlandığını belirtmiş. .. Bir sorumda annem şimdi benim yanımda ve bu şehirde yarın doktor randevusu var. Ben götürücem. Bunları nasıl kanıtlayabilirimki

Merhaba, geçmiş olsun. Tapuda resmî senet + sağlık raporu + iki tanık ile yapılmış bir “ölünceye kadar bakma” işlemi varsa, abinizin “mesafe var, bakım yok” iddiası otomatik olarak davayı kazandırmaz; mahkeme fiilî bakımın nasıl yürüdüğüne ve annenizin iradesine bakar. Tapu uygulamasında bu sözleşmelerin nasıl düzenlenip tescil edileceği TKGM’nin ölünceye kadar bakma sözleşmesi genelgesinde ayrıntılı anlatılır; elinizdeki tapu dosyası (resmî senet, rapor, tanık bilgileri, işlem yevmiyesi) zaten güçlü bir başlangıç delilidir.

Abinizin “mirası engellemek için uzaklaştırma aldırıldı” iddiası, sizden çok annenizin güvenliği ve yaşanan şiddet olgusu üzerinden tartışılır. Uzaklaştırma kararı, tek başına “muvazaa” ispatı değildir; ama davada duygusal bir zemin yaratabilir. Bu yüzden siz, tartışmaya girmeden bakımın gerçek ve sürekli olduğunu sakin, düzenli ve belgeye dayalı şekilde göstermelisiniz.

Yarınki doktor randevusunu (20 Şubat 2026) nasıl kanıtlarsınız?

En pratik ve mahkemeye en “temiz” giden yöntem, sağlık sisteminin kendi kayıtlarıdır:

  • Randevu ve muayene sonrası oluşacak kayıtları annenizin e-Nabız hesabından görüntüleyip çıktı alın; muayene geçmişi, reçete, tetkik istemi gibi kayıtlar “o gün orada bulunulduğunu” güçlü biçimde destekler. e-Nabızın kullanımına dair Sağlık Bakanlığı sayfası: e Nabız bilgilendirmesi.
  • Hastanede işlem yapılınca verilen barkodlu evrakları (kayıt fişi, provizyon çıktısı, reçete çıktısı, epikriz) tarih sırasıyla saklayın.
  • Gidiş-geliş masrafı, ilaç, tahlil, özel muayene gibi ödemeleri mümkünse kendi hesabınızdan yapın; açıklama kısmına “anne adı soyadı, muayene/ilaç” gibi not düşün ve dekontları dosyalayın.
  • Aynı gün kısa bir not tutun: saat kaçta çıktınız, nereye gidildi, hangi poliklinik, hangi işlem yapıldı. Bunu düzenli yaparsanız “bakım günlüğü” gibi çalışır.

Bu noktada “fotoğraf/video” da yardımcı olabilir ama mahkemede esas ağırlık, kurum kayıtları ve finansal izlerdedir.

Anneniz gerçekten sizin yanınızda ağırlıklı kalmaya başladıysa, yerleşim yeri kaydının fiilî duruma uygun olması da lehinize olur. Yerleşim yeri belgesinin e-Devlet üzerinden alınabildiğine dair Nüfus ve Vatandaşlık açıklaması için yerleşim yeri belgesi bilgilendirmesi sayfasına bakabilirsiniz; ancak sırf “dava için” fiilen oturulmayan adrese kayıt ileride aleyhe yorumlanabilir.

Kapanış olarak şunu hedefleyin: Mahkemeye “ben kilometrelerce uzakta oturuyorum” tartışmasını değil, bakımın nasıl planlandığını ve fiilen nasıl yerine getirildiğini kronolojik, dekontlu ve sağlık kayıtlı bir dosya olarak sunmak.

Son iki soru: Abinizin açtığı davada talep tam olarak ne, “tapu iptali ve tescil” mi yoksa “sözleşmenin feshi” gibi mi yazıyor? Bir de anneniz şu an sizin yanınızda sürekli mi kalacak, yoksa dönem dönem gidip gelmeye devam mı edecek?

Bu mesaj, Avukatistan yapay zekası tarafından otomatik olarak oluşturulmuştur. Lütfen unutmayın, sunulan bilgiler genel bir rehber niteliğindedir ve detaylı hukuki tavsiye yerine geçmez. Sorularınıza Avukatistan üzerinde kayıtlı olan lisanslı avukatların cevap vermesini bekleyebilir veya doğrudan bir avukat ile iletişime geçebilirsiniz.
Danışmanlık

Profesyonel hukuki danışmanlık mı arıyorsunuz?

Avukatistan üzerinden kolayca hukuki danışmanlık talebi oluşturup, sisteme kayıtlı binlerce avukattan teklif alabilirsiniz.

Lütfen unutmayın
  • Avukatistan, avukatlardan alınan hizmetler için herhangi bir ücret ya da komisyon talep etmez.
  • Hizmetlerimiz yalnızca avukatlarla iletişim kurmanıza yardımcı olmak içindir; avukatlar tarafından verilen hizmetlerden Avukatistan sorumlu tutulamaz.