Giriş
Toggle sidebar
Hükmün Tashihi Nedir?

Hükmün Tashihi Nedir?

16 dakika

Hükmün tashihi, mahkeme kararındaki açık yazım ve hesap yanlışlarını maddi hata kapsamında düzeltmeye yarayan, kararın esasını değiştirmeyen dar bir usul yoludur. Yanlış yazılmış taraf bilgisi, dosya numarası, tarih, miktar veya toplama hatası gibi ayrıntılar düzeltilmediğinde ilamın icrasında duraksama yaşanabilir, hatta icra müdürlüğü ya da banka gibi uygulayıcılar farklı yorumlayabilir. Düzeltme, mahkemenin resen yapmasıyla veya tarafın talebiyle olur; karar tebliğ edildiyse taraflar dinlenir, verilen düzeltme kararı da kararın aslına ve suretlerine şerh edilerek kayıt altına alınır. Tavzih belirsizliği açıklar, istinaf ve temyiz ise hükmün esasına ilişkin hataları hedefler; en sık yanılgı, küçük bir düzeltme isteğiyle taraflara yüklenen borcu fiilen değiştirmeye çalışmaktır.

Gerekçeli kararda maddi hata düzeltilmesi ne anlama gelir?

Açık yazı ve hesap hatası kavramı

Gerekçeli kararda “maddi hata düzeltilmesi”, mahkemenin verdiği hükmün içeriğinde yer alan ve ilk bakışta anlaşılabilen yazım, rakam, toplama-çıkarma gibi hataların düzeltilmesi demektir. HMK m.304, bu kapsamı “hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar” şeklinde tarif eder.

“Açık” olma şartı önemlidir. Hata, çoğu zaman dosyadaki mevcut belgelerden veya kararın kendi bütünlüğünden anlaşılır. Yeniden delil değerlendirmesi yapılmasını, yeni bir takdir yürütülmesini gerektirmez. Örneğin taraf adının sehven yanlış yazılması, tarih veya dosya numarasının karışması, hüküm fıkrasındaki kalemlerin yanlış toplanması gibi durumlar tipiktir.

Uygulamada “açık yazı hatası” sadece harf yanlışıyla sınırlı görülmez. Kararın yazım sürecinde sehven yapılan ve dosyanın geneliyle çelişen bariz yanlışlıklar da bu başlık altında değerlendirilebilir.

Kararın esasını değiştirmeme sınırı

Maddi hatanın düzeltilmesi, kararın “kim haklı, kim haksız” sonucunu değiştirmek için kullanılmaz. Tashih, mahkemenin hüküm kurarken iradesini değiştirmeden, kararı doğru yazılmış hale getirmeyi hedefler. Bu yüzden tashih yoluyla hüküm genişletilemez, daraltılamaz veya yeni bir hak ve borç yaratacak şekilde revize edilemez.

Örneğin hükümde hiç yer almayan bir vekalet ücretini sonradan eklemek ya da hükmedilmiş vekalet ücretini “tashih şerhi” ile artırmak, çoğu durumda maddi hata sınırını aşar ve hükmün değiştirilmesi anlamına gelir. Yargıtay, bu tür müdahaleleri HMK m.304 kapsamında görmeyip isabetsiz bulmaktadır.

HMK m.304 kapsamında hükmün tashihi şartları ve yasal çerçeve

Resen düzeltme ve taraf talebi

HMK m.304, hükümdeki yazı ve hesap hataları ile benzeri açık maddi hataların hükmü veren mahkeme tarafından düzeltilmesine imkan tanır. Düzeltme iki şekilde gündeme gelir: Mahkeme hatayı kendiliğinden fark edip resen tashih edebilir ya da taraflardan biri (bazen vekil aracılığıyla) dosya numarasını ve düzeltilmesi istenen kısmı açıkça gösteren bir taleple mahkemeye başvurabilir.

Buradaki temel şart, hatanın “açık” olmasıdır. Yeni bir değerlendirme yapılmasını gerektirmemeli, kararın anlamını ve sonucunu değiştirmemelidir. Tashih, kararın yeniden kurulması değil; karar metninin doğru hale getirilmesidir.

Tarafların dinlenmesi ve tebliğ usulü

Karar henüz taraflara tebliğ edilmemişse, mahkeme genellikle dosya üzerinden hızlıca tashih kararı verebilir. Ancak hüküm tebliğ edildiyse, HMK m.304 açık bir güvence getirir: Hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez.

Dinleme çoğu zaman tarafların duruşmaya davet edilmesiyle yapılır. Mahkeme gerekli görürse yazılı beyan da isteyebilir. Davete rağmen taraflar gelmezse, mahkeme dosya üzerinden inceleme yaparak tashih hakkında karar verebilir.

Uygulamada tashih kararı, taraflara ayrıca tebliğ edilerek hangi metnin esas alınacağı netleştirilir. Bu, özellikle icra aşamasında tereddütleri azaltır.

Düzeltmenin karar üzerine şerhi

HMK m.304/2’ye göre tashih kabul edilirse, düzeltmeye ilişkin karar; mahkemedeki karar nüshalarının ve verilmiş suretlerin altına yazılır ya da bunlara eklenecek ayrı bir kağıda geçirilir. Ardından imzalanır ve mühürlenir.

Bu “şerh” sistemi pratik bir amaç taşır: Tarafın elindeki ilam ile dosyada saklanan karar arasında fark oluşmasını önler. Kanun metnini Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden HMK m.304 başlığı altında görebilirsiniz.

Hangi yanlışlar hükmün tashihiyle düzeltilir, hangileri düzeltilmez?

Tashih yapılabilen tipik hatalar

HMK m.304’teki hükmün tashihi, “ilk bakışta” anlaşılabilen ve dosyayı yeniden tartışmayı gerektirmeyen maddi hatalar içindir. Pratikte en sık şu tür yanlışlıklar bu yolla düzeltilir:

  • Taraf ad-soyad, unvan, T.C. kimlik numarası veya vergi numarası gibi bilgilerin sehven yanlış yazılması.
  • Dosya numarası, karar tarihi, duruşma tarihi, mahkeme adı gibi kimlik bilgilerindeki bariz hatalar.
  • Hüküm fıkrasında rakamın eksik/fazla basılması (ör. 10.000 yerine 1.000 yazılması) ve bunun kararın bütününden açıkça anlaşılması.
  • Kalemlerin yanlış toplanması, toplama-çıkarma hatası, yüzdelik hesabın yanlış yapılması gibi hesap hataları.
  • Hükmedilen miktar doğru olduğu halde, yazıyla yazılan kısım ile rakam arasında açık uyumsuzluk bulunması ve hangisinin doğru olduğunun dosyadan net çıkması.

Bu tür düzeltmeler, kararın “kim ne kadar borçlu” sonucunu değiştirmek için değil; karar metnini doğru hale getirmek için yapılır. HMK m.304’ün güncel metnine Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden bakmak, sınırı görmek açısından faydalıdır.

Tashih yolu kapalı olan durumlar

Aşağıdaki hallerde genellikle hükmün tashihi yolu kapalıdır. Çünkü bunlar “maddi hata” değil, hükmün esasına ilişkin uyuşmazlıklardır:

  • Delillerin değerlendirilmesi, tanık beyanının üstün tutulması, kusur oranı, tazminat takdiri gibi takdir gerektiren konular.
  • Uygulanacak kanun maddesi, hukuki nitelendirme, faizin türü ve başlangıç tarihi gibi hukuki değerlendirme gerektiren değişiklikler.
  • Hüküm fıkrasına yeni bir alacak kalemi eklemek, hiç hüküm kurulmamış bir konuda sonradan hüküm kurmak.
  • “Aslında mahkeme şunu demek istemişti” yorumuyla, hükmü fiilen genişletmek veya daraltmak.

Bu gibi durumlarda doğru yol çoğu zaman istinaf, temyiz, tavzih veya şartları varsa hükmün tamamlanması olur.

Hüküm fıkrası ile gerekçe hatası ayrımı

İcra ve uygulama bakımından esas olan kısım hüküm fıkrasıdır. Gerekçede bir anlatım hatası varsa ve hüküm fıkrası netse, çoğu kez tashih yerine gerekçedeki çelişkinin hükmü etkileyip etkilemediği değerlendirilir. Tersine, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında bariz bir uyumsuzluk varsa ve bunun sadece yazım veya rakam hatasından kaynaklandığı açıkça görülüyorsa, tashih gündeme gelebilir. Ancak bu “uyumsuzluğu giderme” adı altında hükmün sonucunu değiştirmeye götürüyorsa, tashih sınırı aşılmış olur. Bu noktada hedef, metni düzeltmek mi yoksa hükmü değiştirmek mi sorusuna net cevap vermek gerekir.

Tavzih, tashih ve hükmün tamamlanması arasındaki farklar

Hangi durumda hangi yol seçilir?

Tavzih, tashih ve hükmün tamamlanması aynı ihtiyaca hizmet etmez. Doğru yolu seçmek, hem sonuca daha hızlı ulaşmayı hem de gereksiz kanun yolu masrafını önler.

Hükmün tashihi (HMK m.304), karar metnindeki yazım ve hesap gibi açık maddi hatalar içindir. Örneğin isim, tarih, dosya numarası, rakamın yanlış yazılması veya toplama hatası gibi durumlarda tashih gündeme gelir. Amaç kararı “yeniden kurmak” değil, kararın doğru yazılmış halini oluşturmaktır.

Hükmün tavzihi (HMK m.305), hüküm fıkrası yeterince açık değilse, icrada tereddüt doğuruyorsa veya fıkralar kendi içinde çelişiyorsa uygulanır. Burada mahkeme, hükmün nasıl anlaşılması gerektiğini netleştirir. Tavzih ile taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar genişletilemez veya daraltılamaz.

Hükmün tamamlanması (HMK m.305/A) ise bambaşka bir eksikliği hedefler: Yargılamada ileri sürülen ya da kendiliğinden hükme bağlanması gereken bir konuda mahkeme hiç karar kurmamışsa, bu eksiklik “ek karar” ile tamamlatılır. Bu talep, kural olarak nihai kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde yapılır. HMK’nın güncel metnini Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden takip edebilirsiniz.

Yanlış yol seçilirse ne olur?

Yanlış yol seçildiğinde mahkeme çoğu kez talebi reddeder. Çünkü tavzih ile yeni bir alacak kalemi eklemek, tashih ile hükmün sonucunu değiştirmek veya tamamlanma talebiyle aslında yoruma dayalı bir belirsizliği gidermeye çalışmak, kanunun çizdiği sınırların dışına çıkar.

Sonuç pratikte şuna döner: Sorun çözülmediği gibi zaman kaybedilir. İcra aşamasında tereddüt devam edebilir veya esaslı bir hatanın düzeltilmesi için istinaf ya da temyiz gibi kanun yollarına ihtiyaç doğabilir. Bu nedenle talep hazırlarken “metin hatası mı var, belirsizlik mi var, yoksa hiç hüküm kurulmamış bir konu mu var?” sorusunu netleştirmek kritik olur.

Hükmün tashihi talebi nasıl yapılır?

Dilekçede bulunması gereken unsurlar

Hükmün tashihi talebi, hükmü veren mahkemeye verilecek kısa ve net bir dilekçeyle yapılır. Dilekçenin başlığında “HMK m.304 uyarınca hükmün tashihi (maddi hata düzeltme) talebidir” ifadesini kullanmak, talebin çerçevesini doğru çizer. HMK m.304’e Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden bakabilirsiniz.

Dilekçede pratik olarak şu unsurlar yer almalıdır:

  • Mahkemenin adı, esas-karar numarası, karar tarihi.
  • Taraf bilgileri ve varsa vekil bilgileri.
  • Hatanın tam yeri: hangi sayfa, hangi paragraf veya hüküm fıkrasının hangi bendinde olduğu.
  • Hatanın ne olduğu ve doğru halinin ne olması gerektiği (mümkünse yanlış ibareyi aynen yazıp altına doğru metni koyun).
  • Bunun neden “açık yazı/hakiki hesap hatası” olduğu: Dosyadaki hangi belge, bilirkişi raporu veya kalem toplamı ile doğrulandığı.
  • Sonuç talebi: Hatanın düzeltilmesi, tashihin karar üzerine işlenmesi ve taraflara tebliği.

Dilekçeyi adliyede mahkeme kalemine verebilir veya e-imza imkanınız varsa UYAP üzerinden gönderebilirsiniz. Vatandaşlar için UYAP Vatandaş Portal üzerinden evrak gönderme, kural olarak e-imza/mobil imza ile mümkündür.

Eklenecek belgeler ve örnek deliller

Tashih talebinde “delil” mantığı basittir: Hatanın bariz olduğunu hızlıca gösterecek belgeler eklenir. En çok iş gören ekler şunlardır:

Gerekçeli karar örneği (hata görünen sayfa işaretlenmiş), ilgili bilirkişi raporu veya hesap cetveli, dayanak belge (örneğin bordro, fatura, sözleşme, icra dosyası evrakı), ayrıca yeni vekaletle başvuruluyorsa vekaletname örneği.

Tebliğ yapılması muhtemelse, dilekçenin karşı taraf sayısı kadar suretini hazırlamak da süreci hızlandırır.

Mahkemenin inceleme ve karar verme süreci

Mahkeme, talebin HMK m.304 kapsamına girip girmediğini önce dosya üzerinden değerlendirir. Karar taraflara tebliğ edilmişse, kural olarak tarafların beyanı alınmadan düzeltme yapılmaz. Bu, çoğu dosyada kısa bir duruşma günü verilmesi veya yazılı beyan için süre tanınması şeklinde ilerler.

Talep yerinde görülürse “tashih” kararı verilir ve düzeltme, kararın altına şerh edilerek ya da ek bir sayfayla kararın ayrılmaz parçası haline getirilir. Talep reddedilirse, gerekçe genellikle aynı olur: İstenen değişiklik “maddi hata” değil, hükmün esasını etkileyecek bir değerlendirme sayılmıştır. Bu durumda doğru yol, somut ihtiyaca göre tavzih, hükmün tamamlanması veya kanun yolu başvurusu olabilir.

Tashih talebinin kanun yolu sürelerine ve kesinleşmeye etkisi

İstinaf ve temyiz süreleri açısından durum

Hükmün tashihi (HMK m.304), uygulamada sıkça “itiraz gibi” algılansa da istinaf veya temyiz yerine geçen bir kanun yolu değildir. Bu nedenle kural olarak tashih talebi, istinaf ve temyiz sürelerini durdurmaz veya baştan başlatmaz.

Pratik sonuç şudur: Kararda hem maddi hata görüyorsanız hem de esasa ilişkin bir itirazınız varsa, istinaf/temyiz süresi içinde kanun yoluna başvurmayı ayrıca düşünmelisiniz. Aksi halde, süre geçtikten sonra “tashih” veya “tavzih” başvurusu yapılmış olması, asıl karar yönünden size yeni bir istinaf/temyiz hakkı doğurmaz.

İstisnai olarak, mahkemenin kanun yolu konusunda açık bir maddi hata yapması (örneğin kararın “kesin” yazılması, sonra tashihle temyizin açık olduğunun belirtilmesi) tarafı yanıltmışsa, süre hesabında tashih sonrası tebliğin dikkate alınması gerekebilir. Bu yaklaşım, mahkemeye erişim hakkı bakımından Anayasa Mahkemesi kararlarına da yansımaktadır.

Kesinleşmiş karar ve icra aşamasında düzeltme

HMK m.304’te hükmün tashihi için ayrıca bir “başvuru süresi” öngörülmediğinden, maddi hata bazen kesinleşmeden sonra veya icra aşamasında fark edildiğinde de gündeme gelebilir. Buradaki amaç, ilamın icrasında tereddüt yaratan yazım ve hesap yanlışlarının giderilmesidir.

Ancak kesinleşme açısından kritik sınır değişmez: Tashih, kesin hükmü ortadan kaldıracak şekilde dosyanın esasını yeniden tartışmanın aracı olamaz. Kesinleşmiş bir karar, “maddi hata düzeltimi” adı altında yeniden delil değerlendirmesine konu edilerek bozulup kaldırılmamalıdır.

İcra dosyasında taraf bilgisi, parsel numarası, tarih veya rakam gibi bariz bir yanlışlık ödeme, haciz veya tapu işlemlerini kilitliyorsa, genellikle izlenecek yol; icra dairesinde tartışmak yerine, hükmü veren mahkemeden tashih istenip düzeltilmiş şerhli karar örneğiyle işlemlere devam etmektir.

Hükmün tashihi kararına karşı başvuru imkanı ve uygulama örnekleri

Tashih kararı hangi kanun yoluna tabidir?

Hükmün tashihi hakkında verilen karar, uygulamada çoğunlukla “ek karar” şeklinde kurulur. Bu ek kararın kanun yolu denetimi bakımından temel yaklaşım şudur: Asıl hüküm hangi kanun yoluna tabi ise, tashih (kabul veya ret) ek kararı da kural olarak aynı kanun yoluna tabidir. Asıl karar istinafa açıksa ek karar da istinafa, temyize açıksa ek karar da temyize götürülür.

Süre hesabında da pratik ölçüt, ek kararın usulüne uygun tebliğidir. Yani ek kararı hedefleyen başvuru, genellikle ek karar tebliğ edildikten sonra başlar. Ancak asıl karar zaten kanun yolundaysa, ek kararın ayrıca dosyaya sunulması ve inceleme makamının önüne getirilmesi önemlidir.

Yargıtay içtihatlarını karşılaştırmak için Yargıtay Karar Arama ekranında “HMK 304”, “ek karar”, “tashih” anahtar kelimeleriyle arama yapılabilir.

Yargıtay uygulamasında sık görülen senaryolar

Yargıtay uygulamasında hükmün tashihine konu edilen tipik başlıklar genellikle “metin ve rakam” hataları etrafında döner. En sık görülenler:

Taşınmaz kararlarında ada/parsel veya bağımsız bölüm bilgisinin sehven yanlış yazılması. Hata dosya kapsamından açıkça anlaşılıyorsa tashih kabul edilebilir.

Hüküm fıkrasında kalemlerin yanlış toplanması veya açık bir hesaplama yanlışlığı. Bu durumda tashih, çoğu dosyada en hızlı çözümdür.

Vekalet ücreti veya yargılama giderleri kalemlerinde bariz rakam/hesap hatası iddiası. Burada kritik nokta, düzeltmenin yeni bir takdir yaratmaması ve sadece hesap hatasını gidermesidir.

Gerekçe ile hüküm fıkrası arasında “kabul-red” gibi bariz bir terslik varsa, bunun gerçekten yazım hatası olup olmadığı çok dikkatli değerlendirilir. Dosyadan kesin çıkmayan, yorum gerektiren çelişkiler tashih sınırını aşabilir.

Kısa SSS: süre, tebliğ, duruşma, esas değişikliği yasağı

Tashih talebinin bir süresi var mı? HMK m.304’te özel bir süre öngörülmez. Ama kanun yolu düşünülüyorsa, istinaf/temyiz süresi kaçırılmamalıdır.

Ek karar taraflara tebliğ edilir mi? Uygulamada tebliğ edilir. Özellikle icra aşamasında hangi metnin esas alınacağı bu sayede netleşir.

Duruşma yapılır mı? Karar tebliğ edildiyse, kural olarak taraflar dinlenmeden düzeltme yapılmaz. Mahkeme duruşma açabilir veya yazılı beyan alabilir.

Tashihle hükmün sonucu değiştirilebilir mi? Hayır. Tashih, kararın esasını değiştirmek için kullanılamaz. Esası değiştiren müdahaleler üst denetimde “tashih” sayılmayabilir.

Tashih talebi kanun yolu süresini durdurur mu? Genel kural olarak durdurmaz. Esasa itiraz varsa kanun yolu başvurusu ayrıca planlanmalıdır.

İlginizi Çekebilir


Benzer sorular.

Bu yazıyla bağlantılı olarak Avukatistan’da sorulan diğer hukuki soruları inceleyin.

Apartmanda ortak alana klima montajı hukuken yasal mıdır?

Apartmanımızda yeni dış cephe tadilatı yapıldı. Bir komşumuz, klimanın ana ünitesini kendi balkon duvarına yerleştirdi; ancak diğer borular için ana duvarı deldirerek klima montajı yaptırdı. Yönetim şirketi yetkilisi tar...

Anonim
1 cevap
Balıkesir

Alkollü Trafik Kazasında Zarar Karşılanmazsa Ne Yapılır?

Bir trafik kazası geçirdim. Alkollüydüm; ancak kazaya ben sebep olmadım, başka bir kişi bana vurup kaçtı. Taburcu olduktan sonra bana ulaşıp şikâyetçi olmamamı, zararımın karşılanacağını söylediler. Ben de kabul ettim. A...

Anonim
4 cevap
Antalya

Evdeki Tek LCD Televizyon Haciz İşleminde Alınır mı?

Evime haciz gelecek. Evde bir adet 140 ekran LCD televizyon var. Bu televizyon haciz kapsamında alınabilir mi?

Anonim
39 cevap
Yenişehir

Eş Adına Kayıtlı Dairede Çocuğun Miras Hakkı Var mı?

Sayın Yetkili, 2013 yılında evlendim. 2018 yılında Türkiye'de bir daire satın alındı ve tapu tamamen eşimin adına tescil edildi. Dairenin satın alınmasında aile gelirleri kullanıldı. Önceki evliliğimden bir çocuğum var....

Anonim
1 cevap
Astana

WhatsApp Mesajlarıyla Borç İçin İcra Başlatılır mı?

Merhaba, Bir tanıdığım benden borç aldı ve geri ödemedi. Bu nedenle icra takibi başlatmak istiyorum. WhatsApp üzerinden parayı aldığına ve kullandığına dair mesajlar mevcut. Bu durumda ilamsız icra takibi mi başlatmalıy...

Anonim
1 cevap
Istanbul

Nafakanın Yeniden Düzenlenmesi İçin Ne Yapabilirim?

Merhaba. İki yıl önce boşandım. Eski eşimin ricası üzerine, borcu bitene kadar tek çocuğumuz için yüksek miktarda nafaka ödemeyi kabul ettik. Nafaka şu anda 18.000 TL ve TÜFE oranına bağlı olarak artıyor. Bu durum beni c...

Anonim
1 cevap
Şanlıurfa

Benzer yazılar.

Bu konuyla bağlantılı hukuk yazılarını inceleyin.

Radar cezası sisteme düşme süresi genelde 3-10 gündür; e-Devlet, EGM ve GİB sorgusu, tebligat, indirimli ödeme, itiraz ve gecikme nedenleri, takip ipuçları.

İlaç raporu yenileme için e-Nabız’dan bitiş tarihini kontrol edin, MHRS/182 ile ilgili branşa randevu alın; eski rapor, kimlik ve güncel tetkikleri hazırlayın.

e-Duruşma giriş adımları: UYAP Avukat/Vatandaş Portalı veya CELSE’de duruşmayı seçip talep gönderin; onay sonrası link, e-imza ve ses-görüntü kontrolü de.

TCK 136 kapsamında kişisel veriyi ele geçirme veya yayma suçunun unsurları, cezası, şikâyet-uzlaşma durumu, zamanaşımı ve görevli mahkeme, delil ve savunma.

Emzirme ödeneği şartları ve tutarı; tek seferlik destek için 120 gün prim, sigortalı anne/baba kapsamı, memur hariç, e-Devlet sorgusu ve PTT/banka ödemesi.

Boşanma davalarında arabuluculuk zorunlu mu, hangi konularda uygulanır; nafaka, velayet, mal rejimi ve şiddet istisnasında pratik sınırlar, belge ve süreler.