Toggle sidebar
Avukatların Dava Sonucu Paylaşması Reklam Sayılır mı?

Avukatların Dava Sonucu Paylaşması Reklam Sayılır mı?

13 dakika

Dava sonucu paylaşımı, bir dosyada elde edilen kararın veya gelişmenin sosyal medyada duyurulmasıdır ve çoğu durumda reklam yasağı çizgisine yaklaşır. Türkiye’de ölçüt genellikle “iş elde etme” amacı ve paylaşımın üslubudur; “kazandık”, “beraat”, “tazminat aldırdık” gibi başarı vurgusu, ofise yönlendirme veya etiketlerle görünürlük artırma tanıtım olarak yorumlanabilir. Müvekkilin kimliğinin açıkça yazılmaması her zaman yeterli değildir; olayın detayları, karar görseli ve zamanlama üzerinden kişinin teşhis edilebilmesi sır saklama yükümlülüğünü de gündeme getirebilir. En yaygın hata, bilgilendirme niyetiyle atılan bir paylaşımın aslında kendini öne çıkaran küçük ayrıntılarla “portföy gösterisine” dönüşmesidir.

Dava sonucunu paylaşmanın reklam sayılmasına dair temel ölçütler

İş elde etme amacı ve övgü dili sınırı

Bir paylaşımın “reklam” sayılıp sayılmamasında ilk bakılan şey, iş elde etme amacı taşıyıp taşımadığıdır. Dava sonucunu duyururken kullanılan dil, bu amacı ele verir. “Müvekkilimize rekor tazminat kazandırdık”, “X suçunda kesin beraat”, “en iyi ceza avukatı” gibi övgü ve üstünlük içeren ifadeler çoğu zaman bilgilendirme sınırını aşar.

Övgü dili sadece metinde olmaz. Karar görselinin üzerine rozet, kupa, “kazandık” etiketi, büyük puntolu sonuç başlığı gibi tasarımlar da tanıtım etkisini artırır. Aynı şekilde paylaşımın sonuna “DM’den yazın”, “randevu için arayın” gibi yönlendirmeler eklemek de riskli bir görünüm yaratır.

Bilgilendirme ile tanıtım arasındaki çizgi

Bilgilendirme; genel ve soyut çerçevede, hukuki konuyu anlatır. Tanıtım ise somut sonucu vitrine çıkarır ve kişiyi “o dosyanın avukatı” olarak öne taşır. Aradaki çizgiyi en çok şu unsurlar belirler:

  • Paylaşımın odağı: hukuki ilke mi, dosya sonucu mu?
  • Dil: nötr mü, iddialı mı?
  • Sunum: sade mi, pazarlama dili mi?
  • Eylem çağrısı: iletişim, randevu, yönlendirme var mı?

Bu nedenle “X konuda Yargıtay’ın yaklaşımı” gibi içerikler daha güvenli bir zemindeyken, “şu davayı aldık” formatı daha hassas kabul edilir.

“Başarı” vurgusu ne zaman risk doğurur?

“Başarı” vurgusu, özellikle üç durumda disiplin riskini büyütür: (1) kıyas ve üstünlük ima ettiğinde, (2) süreklilik algısı yarattığında (“%90 kazanıyoruz”, “garantili sonuç”), (3) paylaşımı müvekkil edinmeye dönük bir davete bağladığında. Ayrıca somut dosya anlatılırken kişi/kurum ismi yazılmasa bile olay örgüsünden tarafların anlaşılabilmesi, sır saklama ve kişisel veri boyutunu da tetikleyebilir.

Sınırları netleştirmek için, güncel metni Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği üzerinden görmek faydalıdır.

Avukat reklam yasağının hukuki dayanakları ve sınırları

Avukatlık Kanunu ve meslek kuralları

Türkiye’de avukat reklam yasağının açık dayanağı 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.55’tir. Bu hüküm, avukatın iş elde etmek için reklam sayılabilecek girişim ve eylemlerden kaçınmasını esas alır. Reklam yasağı sadece “ilan” gibi klasik reklamları değil, mesleki faaliyeti pazarlama diline taşıyan davranışları da kapsayacak şekilde yorumlanır.

Bunun yanında Avukatlık Kanunu’nun m.34’teki özen, doğruluk ve onur yükümlülüğü ile TBB Meslek Kuralları birlikte değerlendirilir. Pratikte barolar, bir içeriğin “reklam” olup olmadığını incelerken yalnız metne değil, amaç, üslup, görünürlük yöntemi ve muhtemel etkiye bakar. Yani “benim niyetim bilgilendirmekti” savunması tek başına yeterli olmaz; paylaşımdan çıkan izlenim önemlidir.

Reklam Yasağı Yönetmeliğinde çevrimiçi görünürlük

TBB Reklam Yasağı Yönetmeliği, avukatın çevrimiçi varlığını tamamen yasaklamaz. Ancak internet sitesi ve sosyal medya kullanımında iş sağlama amacı, haksız rekabet, mesleğin itibarını zedeleme ve sır saklama gibi başlıklarda net sınırlar koyar. Özellikle “sonuç duyurusu” formatında içerikler, doğru kurgulanmadığında reklam yasağı riski taşır.

2024’te Yönetmelikte çevrimiçi mecralara ilişkin hükümler güncellendi. En güncel gelişme ise 2 Mayıs 2026 tarihli değişiklikle Yönetmeliğe 12/A maddesinin eklenmesi ve reklam yasağı ihlali iddialarının takibine dönük bir mekanizmanın öngörülmesidir. TBB’nin resmi duyurusu, bu yeni yaklaşımın çerçevesini anlamak için iyi bir başlangıçtır.

Baro uygulamalarında farklı yorum ihtimali

Aynı paylaşım, farklı barolarda veya farklı disiplin kurullarında farklı ağırlıklarla değerlendirilebilir. Bunun nedeni, yönetmelik dilinin bazı yerlerde yoruma açık olması ve somut olayın bağlamının değişmesidir. Paylaşımın hedef kitlesi, kullanılan etiketler, “iletişime geçin” çağrısı, görsel tasarım, tekrar sıklığı ve dosyanın teşhis edilebilirliği gibi ayrıntılar sonuca doğrudan etki eder. Bu yüzden sınırda kalan içeriklerde en güvenli yol, paylaşımı sadeleştirmek veya barodan yazılı görüş istemektir.

Sosyal medyada dava sonucu paylaşımında yasaklanan içerik türleri

Müvekkil edinmeye çağrı ve iletişim yönlendirmesi

Dava sonucu paylaşımını riskli hale getiren en net unsur, paylaşımın sonuna eklenen müvekkil edinme çağrısıdır. “Benzer dosyanız varsa DM”, “ücret bilgisi için WhatsApp”, “randevu alın”, “hemen arayın” gibi ifadeler, içeriği bilgilendirmeden çıkarıp pazarlama mesajına yaklaştırır. Aynı şekilde profil sabitleme, hikayede “yukarı kaydır” benzeri yönlendirmeler, linkle randevu akışına taşıma gibi hamleler de “iş sağlama amacı” göstergesi olarak yorumlanabilir.

Daha güvenli yaklaşım, iletişim bilgilerini paylaşım metninin içine “çağrı” şeklinde yerleştirmemek ve dava sonucunu bir müşteri kazanımına bağlamamaktır.

Kıyas, üstünlük iddiası ve başarı oranı söylemi

Sosyal medya dilinde sık görülen “en iyi”, “en hızlı”, “en çok kazanan”, “rakipsiz”, “garantili” gibi üstünlük iddiaları ve “%90 başarı”, “10 dosyanın 9’u kazanıldı” gibi başarı oranı söylemleri disiplin açısından özellikle hassastır. Çünkü bu tür iddialar:

  • Meslektaşlara karşı haksız rekabet izlenimi doğurabilir.
  • Somut olayın belirsizliklerini gizleyip yanıltıcı beklenti yaratabilir.
  • “Sonuç garantisi” algısıyla mesleki etik çizgisini zorlayabilir.

Dava sonucu paylaşılacaksa dilin nötr kalması, “kesin”, “garanti”, “rekor” gibi iddialı kelimelerden kaçınılması gerekir.

Sponsorlu içerik, hedefleme ve etiket kullanımı

“Reklam” niteliğini en hızlı güçlendiren alan, sponsorlu gönderi ve hedefli tanıtım araçlarıdır. Dava sonucunu öne çıkaran bir içeriği ücretli şekilde geniş kitlelere göstermek, görünürlük artırma amacını açık hale getirir. Benzer şekilde lokasyon, ilgi alanı veya anahtar kelimelerle hedefleme yapılması da paylaşımın “bilgilendirme” değil “pazarlama” olarak okunmasına yol açabilir.

Etiketlerde de dikkat gerekir. “#boşanmaavukatı #eniyihukuk #tazminatkazandık” gibi hem hizmet alanını hem sonucu büyüten etiketler, paylaşımı tanıtım formatına iter. Daha güvenli olan, etiketi minimumda tutmak ve içerik odağını dosya sonucundan çok hukuki bilgiye taşımaktır.

Mahkeme kararı metni paylaşımı ile “sonuç duyurusu” arasındaki fark

İçtihat paylaşımında akademik dil ve amaç

Mahkeme kararı metni paylaşımı ile “sonuç duyurusu” aynı şey değildir. İçtihat paylaşımı, esasen hukuki tartışmayı beslemek için yapılır. Odak, “kim kazandı” değil; mahkemenin hangi gerekçeyle, hangi normu nasıl uyguladığıdır. Bu nedenle dil daha akademiktir. Somut dosya, mümkünse taraflardan bağımsızlaştırılır ve kararın öğretici yönü öne çıkarılır.

“Sonuç duyurusu” ise genellikle tek cümlelik bir başarı anlatısına dayanır: “Davamız kabul edildi”, “beraat aldık”, “tazminat kazandırdık” gibi. Burada içerik, içtihadın hukuki değerinden çok avukatın performansına bağlanır. Bu da reklam yasağı bakımından daha yüksek risk üretir.

Pratik bir ayrım şudur: Paylaşımı okuyan kişi, metinden “Bu karar hangi hukuki sorunu çözüyor?” sorusuna yanıt buluyorsa içtihat paylaşımına yaklaşır. “Bu avukat bu tür davaları alıyor ve kazanıyor” sonucuna varıyorsa, paylaşım tanıtım çizgisine kayar.

Anonimleştirme yapılmadan karar metni paylaşmanın riskleri

Karar metnini anonimleştirmeden paylaşmak, sadece reklam tartışması değil, aynı zamanda sır saklama ve kişisel veri riskidir. İsim-soyisim, T.C. kimlik numarası, adres, sağlık verisi, banka bilgisi gibi açık veriler bulunmasa bile; olayın tarihi, yer bilgisi, işyeri adı, çocuk sayısı, meslek, benzersiz olay örgüsü gibi ayrıntılarla taraflar kolayca teşhis edilebilir.

Bu yüzden karar paylaşılacaksa en güvenli yaklaşım şudur: Taraf ve üçüncü kişi verilerini kapsamlı şekilde silmek, dosya numarası ve yer bilgisi gibi ayırt edici unsurları çıkarmak, sadece gerekli alıntıları kullanmak ve paylaşımı “sonuç” ilanına değil hukuki değerlendirmeye dayandırmak.

Müvekkil gizliliği, sır saklama ve KVKK açısından riskler

Rıza alınsa bile doğabilecek sakıncalar

Müvekkilin “paylaşabilirsiniz” demesi her zaman koruyucu bir kalkan değildir. Çünkü avukatın sır saklama yükümlülüğü mesleğin temelidir ve kapsamı geniş yorumlanır. Müvekkil rıza verse bile, paylaşımın kapsamı ölçüsüzse ya da mesleki özeni zedeliyorsa disiplin boyutu gündeme gelebilir. Ayrıca rızanın gerçekten özgür iradeyle verilip verilmediği, müvekkilin sonuçları anlayıp anlamadığı, rızanın geri alınması gibi pratik sorunlar da çıkar.

KVKK açısından da rıza, tek seçenek değildir. Paylaşımın meşru bir amaca dayanması ve ölçülü olması gerekir. “İyi niyetle” yapılan bir duyuru, gereksiz ayrıntılar yüzünden kişisel veri ifşasına dönüşebilir.

Anonimleştirme ve veri minimizasyonu

Sosyal medyada en güvenli yaklaşım, veri minimizasyonudur: Paylaşmak zorunda olmadığınız hiçbir dosya bilgisini paylaşmamak. Anonimleştirme sadece isim silmek değildir. Şunlar da kişiyi dolaylı olarak belirlenebilir kılabilir: dosya numarası, mahkeme adı, karar tarihi, il/ilçe, işyeri-unvan, olayın çok özel detayı, miktarlar ve benzersiz kronoloji.

Bu yüzden karar metni veya sonuç paylaşılacaksa; ayırt edici tüm unsurlar çıkarılmalı, mümkünse tek bir cümlelik “sonuç” yerine genel hukuki değerlendirme yapılmalı ve ekran görüntüsü gibi kontrolü zor formatlardan kaçınılmalıdır.

Karşı taraf ve üçüncü kişilerin kişisel verileri

Dava içeriğinde sadece müvekkil yoktur. Karşı tarafın, tanıkların, çocukların, sağlık kuruluşlarının, işyeri temsilcilerinin ve diğer üçüncü kişilerin verileri de dosyaya girmiş olabilir. Müvekkilden rıza alınsa bile, bu kişilerin verilerini paylaşmak ayrı bir ihlal riski doğurur. Özellikle çocuklara ve hassas nitelikli verilere (örneğin sağlık bilgileri) dair ayrıntılar, sosyal medyada en hızlı şekilde geri dönüşü zor bir zarara yol açabilir.

Disiplin soruşturması nasıl başlar ve hangi yaptırımlar çıkabilir?

Şikayet veya re’sen inceleme

Sosyal medya paylaşımı nedeniyle disiplin süreci çoğu zaman bir şikayet ile başlar. Şikayet; karşı taraf, meslektaş, müvekkil, üçüncü kişiler veya bazen baro organları tarafından yapılabilir. Bunun yanında baro yönetim kurulu, gündeme gelen bir paylaşımı re’sen de inceleyebilir. Uygulamada baro, paylaşımın içeriğini, paylaşım biçimini (görsel, etiket, sponsorlu olup olmaması), tekrarını ve “iş elde etme” izlenimi verip vermediğini birlikte değerlendirir.

İnceleme sonucunda baro yönetim kurulu, eylemin disiplin yönünden değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varırsa “disiplin kovuşturması açılması” yönünde karar alır ve süreç disiplin kurulu aşamasına taşınır.

Savunma, disiplin kararı ve itiraz yolu

Disiplin kuruluna intikal eden dosyada avukata savunma hakkı tanınır. Karar verildikten sonra kararın usulüne uygun tebliği önemlidir. Baro disiplin kurulu kararlarına karşı, Cumhuriyet savcısı ve ilgililer tebliğden itibaren 30 gün içinde Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kuruluna itiraz edebilir.

Bazı hallerde süreçte Cumhuriyet Başsavcılığına gönderim ve itiraz dilekçelerinin karşı tarafa tebliği gibi usuli adımlar da kritik hale gelir.

Uyarma, kınama ve diğer sonuçlar

Avukatlık Kanunu’na göre uygulanabilecek disiplin cezaları uyarma, kınama, para cezası, işten çıkarma ve meslekten çıkarmadır. Hangi paylaşımın hangi cezaya bağlanacağı dosyanın koşullarına göre değişir. Ancak “sonuç duyurusu”nun reklam diliyle yapılması, yönlendirme içermesi veya gizlilik boyutu taşıması yaptırım riskini belirgin şekilde artırır.

Reklam riskini azaltan paylaşım biçimleri ve güvenli alternatifler

Dosya bilgisi içermeyen genel bilgilendirme içerikleri

Reklam riskini azaltmanın en güvenli yolu, “sonuç duyurusu” yerine genel bilgilendirme yapmaktır. Yani dosya adı, mahkeme, tarih, miktar, şehir, tarafların mesleği gibi ayırt edici hiçbir bilgiye girmeden; konunun hukuki çerçevesini anlatmak.

Örneğin “işçilik alacaklarında zamanaşımı nasıl hesaplanır?”, “boşanmada tedbir nafakası hangi şartlarda bağlanır?”, “cezada HAGB ne demektir?” gibi içerikler, doğru bir dille yazıldığında daha düşük risk taşır. Üslup burada belirleyicidir: kısa, nötr, öğretici. “Bize yazın, çözeriz” tonu yerine “genel bilgi” sınırında kalmak gerekir. Bu yaklaşım, TBB Reklam Yasağı Yönetmeliği ile uyumlu bir içerik mantığı kurmayı kolaylaştırır.

Genelleştirilmiş vaka analizi ve ders niteliğinde anlatım

Somut bir dosyadan ilham almanız gerekiyorsa, bunu “müvekkilimiz” diliyle değil, genelleştirilmiş vaka analizi olarak kurgulamak daha güvenlidir. “Bir işverenin fesih bildiriminde şu hata yapılırsa şu sonuçlar doğabilir” gibi… Sonuç cümlesi, “biz kazandık” değil; “hukuken böyle değerlendirilir” olmalıdır.

Bu formatta da veri minimizasyonu şarttır. Benzersiz detaylar, ekran görüntüleri ve kararın tamamı yerine, gerekli ise kısa ve anonimleştirilmiş alıntılar tercih edilmelidir.

Tereddütte içerik kaldırma ve barodan görüş alma

Paylaşım “acaba reklam sayılır mı” tereddüdü yaratıyorsa, en pratik risk yönetimi içeriği kaldırmak veya sadeleştirmektir. Özellikle iletişim yönlendirmesi, etiketlerle görünürlük artırma, başarı vurgusu ve karar görseli gibi unsurlar varsa, bunları çıkarmak çoğu zaman riski belirgin biçimde düşürür.

Sınırda kalan durumlarda, paylaşım öncesi veya sonrası barodan görüş istemek de tercih edilebilir. Çünkü disiplin değerlendirmesi, metnin kendisinden çok bağlam ve etkisi üzerinden yapılır.

İlginizi Çekebilir


Avukatlar.

Avukatistan’da öne çıkan avukat profillerini inceleyin; uzmanlık, konum ve yorum bilgileriyle size uygun avukatı bulun.

Hukuk Bürosu

Burak Temizer Hukuk Bürosu

Teşvikiye, Hüsrev Gerede Cd. No:104 Kat:4, 34365 Şişli/İstanbul
Aile Hukuku Icra Hukuku
5.0
57 yorum
Profili gör
Hukuk Bürosu

Taşdelen Hukuk Bürosu

galipbey iş merkezi, Ulukavak, Çatal Havuz 4. Sk. 1/12, 19040 Çorum Merkez/Çorum, Türkiye
Aile Hukuku Ceza Hukuku Tazminat Hukuku Icra Hukuku
5.0
19 yorum
Profili gör
Avukat

Aslı Arslantaş

Ritim İstanbul, Cevizli, Zuhal Cd. No:46 A3 Blok Daire:88, 34846 Maltepe/İstanbul, Türkiye
Aile Hukuku Ceza Hukuku İş Hukuku Tazminat Hukuku
5.0
115 yorum
Profili gör
Hukuk Bürosu

Ahi Avukatlık Bürosu

Barbaros, Ahlat Sk., 34746 Ataşehir/İstanbul, Türkiye
İş Hukuku Ticaret Hukuku Rekabet Hukuku
4.2
5 yorum
Profili gör
Hukuk Bürosu

Önallar Hukuk

Atatürk Bulvarı, Ata 3-3, Atatürk, Plaza, 34758 Ataşehir/İstanbul, Türkiye
Medeni Hukuk Ceza Hukuku İş Hukuku Tazminat Hukuku
5.0
11 yorum
Profili gör
Hukuk Bürosu

Ağartan Hukuk Bürosu

Kozyatağı Mahallesi Bayar caddesi Paşazade Sokak No:1 İndet İş Merkezi 4. Kat Daire: 11, Kozyatağı, Paşazade Sk. No:1, 34742 Kadıköy/İstanbul, Türkiye
Aile Hukuku Boşanma Hukuku
5.0
14 yorum
Profili gör

Benzer sorular.

Bu yazıyla bağlantılı olarak Avukatistan’da sorulan diğer hukuki soruları inceleyin.

Lisans diploması iptali ile önlisans KPSS mümkün mü?

Lisans diplomamı iptal ettirip iki yıllık bir bölüm okuyarak ön lisans KPSS'ye girebilir miyim?

Anonim
3 cevap
Karslı

Özel öğrenci konaklama sözleşmesinde kira uyuşmazlığı?

15 Eylül'de özel bir konaklama yerinde kalmaya başladım. Üniversite sınavına hazırlanmak için dershaneye gidiyorum. Sene başında konaklama şirketi ile telefon üzerinden görüşerek 15 Haziran'a kadar kalacağımı ilettim. Ay...

Anonim
1 cevap
Diyarbakır

Fındık bahçemize izinsiz yol açılması hukuka uygun mu?

İyi günler. Yurt dışında yaşıyoruz. Köyde arsalarımız ve fındık bahçelerimiz var. Köy muhtarı, bize sormadan ve herhangi bir izin almadan fındık bahçemizin/tarlamızın içinden yol açtırmış. Bu taşınmazlar 25 kişinin ortak...

Anonim
1 cevap
Stuttgart

İşyeri devrinde işçilik alacaklarından kim sorumludur?

Merhaba, sahibi olduğum işyerini 01/05/2026 tarihi itibarıyla imzaladığımız "İşyeri Devir Sözleşmesi" ile yeni sahibine devrettim. Sözleşmede işçi hakları, sorumluluklar ve ödemelerle ilgili maddeler özetle şu şekildedir...

Anonim
2 cevap
Diyarbakır

Darp ve Tehdit Şikayetinde Muhtar Karakolda Bulunabilir mi?

Darp, hakaret ve tehdit nedeniyle şikayetçi oldum. Muhtar, tanık olmadığı halde karakolda saldırganlarla birlikte bulunabilir mi?

Anonim
9 cevap
Istanbul

Psikiyatri kayıtları mahkeme yoluyla sildirilebilir mi?

Hatalı olmayan birden fazla psikiyatri kaydım var. Tamamen iyileşmiş olmama rağmen bu kayıtların hayatımı gereksiz yere kısıtladığını düşünüyorum. Bu kayıtları sildirebilir miyim? Gerekirse mahkeme yoluna başvurabilir mi...

Anonim
13 cevap
Konya

Benzer yazılar.

Bu konuyla bağlantılı hukuk yazılarını inceleyin.

Karşılıklı cinsel konuşma, hangi durumlarda rıza ve yaş şartına göre suç sayılır; TCK 105 taciz, ifşa-şantaj ve mesaj delili risklerini pratikte netleştirir.

Günümüzde iş alanlarının çeşitlerinin farklılaşması ve artması, işverenlerin farklı alanlarda daha profesyonel ve yetkin kişilerle birlikte çalışma ihtiyacını doğurmuştur. Bu anlam

MA
Mustafa A.

Devlet organlarının daha doğrusu idarenin yapmış olduğu işlem ve eylemlerden kaynaklı olan zararları tazmin etmesinin dayanağı Anayasa’nın 125.maddesinde yer almaktadır. Buna göre

MA
Mustafa A.

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, ülkemizde özellikle 15 Temmuz kalkışmasından sonra kamuoyunu meşgul eden bir durum olmuştur. Ancak kavramın kanuni dayanağına bakıldığın

MA
Mustafa A.

Satılan şeyin satıcının belirttiği nitelikleri taşımamasına veya onun değer ve faydasını azaltan ya da tamamen ortadan kaldıran noksanlıklara hukuk dilinde ayıp denir. Satıcının ay

MA
Mustafa A.

A- TENKİS DAVASI Tenkisin sözlük anlamı indirme, azaltma ve eksiltmedir. Tenkis davası, saklı paylı mirasçıların hâkimden miras bırakanın tasarruf oranını aşan kazandırmalarının bu

MA
Mustafa A.