Ayıplı ikinci el araç için satıcıya dava açılır mı?
Merhaba, 12.02.2026 tarihinde bir araç satın aldım. Aracı aldıktan bir gün sonra marş almama sorunu çıktı; bu sorun giderildikten sonra araç stop etmeye başladı. Daha sonra yapılan kontrolde motorda sorun olduğu ve pistonun kırıldığı tespit edildi. Şu anda yaklaşık 140.000 TL masrafı olduğu söyleniyor. Aracı alalı yaklaşık 3 ay olacak. Satıcıya karşı dava açarsak kazanma ihtimalimiz nedir, kaybetme durumumuz olur mu? Ekspertiz raporu yok; ancak satıcının ilanda “motoru ve yürüyeni sorunsuzdur” şeklinde beyanı var ve bunun ekran görüntüsü mevcut.
Cevaplar
Merhaba. Anlattığınız tablo (aracı 12.02.2026’da alıp ertesi gün marş/stop sorunları başlaması ve kısa sürede “piston kırığı” gibi ağır motor arızasının tespiti) klasik olarak gizli ayıp/ayıplı mal iddiasını güçlendirir. Bu tür uyuşmazlıklarda satıcıya karşı hem bedel iadesi (sözleşmeden dönme) hem bedelden indirim hem de onarım bedeli gibi taleplerle başvuru/dava açılabilir.
Satıcının kim olduğuna göre yol değişir:
Satıcı galerici/oto alım-satım yapan (tacir/esnaf) ise ve siz tüketici olarak aldıysanız: 6502 sayılı Kanun uygulanır. Teslimden itibaren ilk 6 ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim anında var olduğu karine olarak kabul edilir; yani ayıbın sizden kaynaklanmadığını ayrıca ispatlamanız çoğu dosyada daha kolay olur, satıcının “kullanıcı hatası” iddiasını ispatlaması beklenir. 2026’da Tüketici Hakem Heyeti parasal sınırı 186.000 TL olduğundan, talebiniz 140.000 TL seviyesindeyse (başka kalemlerle aşmıyorsa) önce Hakem Heyeti yolu genellikle zorunlu/uygun olur.
Satıcı “özel kişi” (ticari amaçla satmayan) ise: 6098 sayılı TBK hükümleri uygulanır. Alıcı ayıbı öğrenir öğrenmez uygun süre içinde satıcıya bildirmek zorundadır; aksi halde “kabul” sonucu tartışılır. Ayrıca ayıptan doğan davalar kural olarak devirden itibaren 2 yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Ekspertiz raporunun olmaması tek başına davayı kaybettirmez. İlanda “motoru ve yürüyeni sorunsuzdur” beyanının ekran görüntüsü, satış öncesi beyan/delil olarak değerlidir; esas belirleyici olan genelde teknik tespit ve bilirkişi incelemesidir.
Pratikte kazanma ihtimalini yükselten adımlar şunlar (gecikmeden):
Kaybetme riski en çok şu savunmalarla doğar: arızanın kullanıcı hatası/aşırı ısınma/yağsız kullanım gibi sonradan oluştuğunun teknik olarak ortaya konulması veya ayıp öğrenildiği halde satıcıya geç bildirim yapıldığının kabulü (özellikle TBK rejiminde). Bu yüzden delil tespiti ve yazılı ihbar kritik.
Satıcı galeri ve mesaj atmıştım
Satıcının galeri olması nedeniyle uyuşmazlık büyük ihtimalle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında “ayıplı mal” olarak değerlendirilir. Aracın tesliminden 1 gün sonra arızaların başlaması ve kısa sürede “piston kırığı/motor içi ağır arıza” tespit edilmesi, ayıbın teslim anında mevcut olduğuna dair iddianızı pratikte güçlendirir. Ayrıca teslimden itibaren ilk 6 ay içinde ortaya çıkan ayıplarda, kural olarak ayıbın teslim anında var olduğu kabulüne dayanan tüketici lehine bir ispat kolaylığı vardır.
Mesaj atmış olmanız önemli; yazışmalar (WhatsApp/SMS) “ayıbın bildirimi” ve tarihini ispatta işe yarar. Yine de ispat ve ciddiyet açısından noterden ihtarname ile ayıbı ve seçtiğiniz talebi (bedel iadesi/bedelden indirim/ücretsiz onarım vb.) netleştirmenizi öneririm; ekine ilan ekran görüntüsü ve varsa servis tespitini koyun.
Hangi merciye başvurulur?
Talebiniz yaklaşık 140.000 TL olduğundan, 2026 yılı için Tüketici Hakem Heyeti parasal sınırı 186.000 TL altında kalıyor. Bu nedenle genellikle önce Tüketici Hakem Heyeti (e-Devlet üzerinden de başvuru yapılabiliyor) yolu gündeme gelir; sınırı aşan dosyalar tüketici mahkemesine gider.
Kazanma ihtimali ve kaybetme riskleri
Bu tip dosyalarda sonucu belirleyen şey çoğunlukla bilirkişi incelemesidir. Ekspertiz raporunuzun olmaması tek başına kaybettirmez; ilan beyanı (“motoru sorunsuz”) ve arızanın çok kısa sürede çıkması lehinize delildir.
Kaybetme riski en çok şunlardan doğar: (i) bilirkişinin arızanın teslimden sonra kullanım/ihmal (yağsız bırakma, hararet vb.) ile oluştuğu kanaatine varması, (ii) araca müdahaleler nedeniyle ayıbın kaynağının teknik olarak netleştirilememesi.
Bu aşamada en kritik pratik adımlar şunlar:
İki noktayı netleştirirseniz “dönme (bedel iadesi)” mi yoksa “onarım bedeli/bedelden indirim” mi daha mantıklı olduğunu da daha net söylerim:
Satış bedeli 1012.5 araç şu an serviste mesajla bildirimde 13.02.2026 tarihinde
Satıcının galeri olmasıyla bu işlem “tüketici işlemi” sayılır; bu nedenle 6502 kapsamında ayıplı mal hükümlerine dayanarak hak arayabilirsiniz. Siz de zaten ayıbı 13.02.2026 tarihinde (teslimden 1 gün sonra) yazılı şekilde bildirmişsiniz; bu tarih, “geç bildirdin” savunmasını önemli ölçüde zayıflatır.
Aracın satış bedelinin 1.012.500 TL olması ve arızanın hemen başlaması (marş/stop, ardından “piston kırığı” gibi motor içi ağır hasar) uygulamada çoğu dosyada gizli ayıp iddiasını güçlendiren bir olgudur. Kazanma ihtimalini belirleyen ana unsur bilirkişi raporudur: arızanın “teslim anında mevcut/başlangıcı o tarihte” olduğu kanaatine varılırsa lehinize sonuç alma olasılığı yüksektir. Kaybetme riski ise bilirkişinin arızayı kullanım hatası (hararet, yağsız kullanım, hatalı müdahale vb.) olarak değerlendirmesi veya motor açılıp dağıtıldığı için kök nedenin tespit edilememesi halinde artar.
Bu aşamada kritik karar: ne talep edeceksiniz?
Servisteyken delili korumak için şunları yapın (gecikmeden):
Sizin verilerinizle (1 gün içinde arıza + 13.02.2026 bildirim + “motor sorunsuz” ilan beyanı) hakem heyetinde 140.000 TL civarı indirim/onarım bedeli istemi, pratikte genellikle daha hızlı ve daha düşük riskli bir hat olur. “Bedel iadesi” de mümkündür ama süreç ve tartışma daha ağır ilerler.