Hakaret davasında ekran görüntüsü delil sayılır mı?
Merhaba. 2021'de bir sosyal medya sayfasında yorum yaptım ama hangi yorumu yazdığımı veya başka birinin benim adıma yazıp yazmadığını hatırlamıyorum. Fenomenin avukatı, bazı yorumlarda müvekkilinin adı geçtiği gerekçesiyle ekran görüntüsü alıp mahkemeye sunmuş; içerikte doğrudan bir küfür yok. İlk mahkeme lehime sonuçlandı ancak daha sonra başka bir mahkeme aleyhime karar verdi ve hakkında manevi tazminat davası ile icra takibi başlatıldı. Yurt dışında olduğum için itiraz edemedim; itirazlarım reddedildi. Ayrıca karşı tarafın yurt dışında olması ve farklı suçlarla ilgili dosyaları olduğuna dair bilgilerim var. Bu durumda ekran görüntüsü deliliyle veya usul yönünden nasıl itiraz edebilirim? Hangi hukuki yolları (itiraz, iptal, temyiz vb.) izlemeliyim ve icra takibine karşı ne yapabilirim?
Konumunuz İstanbul olarak görünüyor; bu şehirdeki profillere İstanbul avukat listemizden ulaşabilirsiniz.
Cevaplar
Merhaba,
Sorduğunuz "hakaret davasında sadece ekran görüntüsü alınması yeterli mi" ve mevcut dava süreciniz hakkında güncel Türk hukuku ve uygulamaları çerçevesinde size detaylı bilgi vermek istiyorum.
Ekran Görüntüsünün Delil Niteliği
Mevcut Dava ve Manevi Tazminat Süreciniz
Kapanan ve Süresi Geçmiş Mahkemeye İtiraz
Tavsiyem
Sonuç Olarak
Size özel tüm belgeleri inceleyen bir avukatla detaylı şekilde hareket etmenizi öneririm. Geçmiş olsun, hakkınızı arama konusunda her zaman destek alabilirsiniz.
hocam öncelikle cevabınız için teşekkür ederim yorum benim sosyla medya hesabımdan yazılmış sadece yorumun ve benim profilimin ekran görüntüsü alınıp bana hakaret etti diye dava açılmış ilk mahkeme yorumun kime yapıldığı belli olmadığı için KYOK kararı vermiş sonrasında başka bir mahkeme hakkımda hüküm vermiş ve kesin karar olarak mahkeme kapanmış 2 kere itiraz etmeme rağmen sorun hiç bir şekilde değişmedi.. mahkeme katılan avukatına 30 bin tl avukatlık ücreti ve 1.100tl idari para ceası vermiş.. ama şuan manevi tazminat ile icraya verilmiş durumdayım..
Merhaba, geçmiş olsun. Anlattıklarınızdan iki ayrı hat üzerinden ilerlemek gerekiyor: (i) hakkınızdaki manevi tazminat hükmü kesinleşti mi ve buna dayalı takip “ilamlı icra” mı, (ii) siz yurt dışındayken yapılan tebligatlar usulüne uygun mu. Bu ikisi netleşmeden “kapanan dosyaya itiraz”ı doğru isimlendirmek zorlaşıyor; çünkü kesinleşmiş bir hükme karşı artık klasik “itiraz” değil, ancak istisnai yollar konuşulur.
Ekran görüntüsü tek başına her zaman “kesin delil” değildir; ama HMK bakımından elektronik veriler “belge” kapsamında değerlendirilip mahkemece takdir edilebilir. Asıl kritik nokta, yorumun kime yöneltildiği, bağlamı ve sizin hesabınızdan çıkmış olsa bile hakaret unsurunun oluşup oluşmadığı ve kimlik/bağlantı (hesabın fiilen kimde olduğu) tartışmalarıdır. Ceza dosyanızda önce KYOK verilip sonra mahkûmiyet kurulmuş olması, farklı şikâyet/olay ya da farklı delil değerlendirmesi olabileceğini düşündürür; bu yüzden karar tarihlerini ve hangi yorumun esas alındığını bire bir görmek şart.
Şu an icra aşamasında en pratik “acil” kontrol listem şudur:
Sizin dosyanızda “30.000 TL avukatlık ücreti” ve “1.100 TL para cezası” kısmında da bir kavram karmaşası olabilir: Hakaret yargılamasında mahkemenin verdiği para cezası çoğu kez adli para cezasıdır; “idari para cezası” başka bir kategori. Hangi kararda ne yazdığı, icra kalemlerini ve neyi hangi yolla hedefleyeceğimizi doğrudan değiştirir.
Eğer isterseniz, iki şeyi yazmanız benim size nokta atışı yol haritası çıkarmamı sağlar: Manevi tazminat kararının tebliğ tarihi (yurt dışına nasıl tebliğ edildi?) ve icra dosyasının ilamlı mı ilamsız mı olduğu (ödeme emri/ icra emri başlığı neydi?). Ayrıca icra dosyasında “kesinleşme şerhli ilam” var mı?