HAGB süresinde uyuşturucu kullanma: İnfaz düşer mi?
Merhaba. 2018 ve 2020 yıllarına ait 2 dosyam birleştirildi ve toplam 1 yıl 8 ay hapis cezası verildi. Bu ceza HAGB’ye çevrildi. Haziran 2025’te tekrar uyuşturucu kullanma/bulundurma şüphesiyle yakalandım. İlk iki dosyada 1 gram olarak geçmişti; bu dosyada 5 gram olarak kayda geçti.
2020’den beri hiç kullanmamıştım; düzenli bir iş hayatım var. 2025’te askerlik yapıyordum; askerlik süresince 2 takdir ve 1 plaket aldım. Askerlik bittikten sonra arkadaş ortamında yapılan bir eğlencede bir arkadaşım hediye olarak verdi, kabul ettim.
6 Mayıs’ta duruşmam var. HAGB’nin bozulması halinde 8-10 aylık bir infaz ihtimali olduğu söylendi. İnfaz süresi düşürülebilir mi, bunun için ne yapmam gerekir? Süreç boyunca dosyamla ilgilenecek bir avukata ihtiyacım var.
Cevaplar
Merhaba. Anlattığınız tabloda kritik ayrım şu: HAGB (CMK 231) denetim süresi içinde “kasıtlı yeni bir suç” sabit olursa, önceki dosyadaki 1 yıl 8 aylık hüküm açıklanır; sadece “şüpheyle yakalanma” HAGB’yi kendiliğinden bozmaz, ama 06 Mayıs’taki dosyada mahkûmiyet çıkması HAGB’yi çok yüksek ihtimalle tetikler.
Şu an (12.03.2026 itibarıyla) HAGB kurumu hâlâ yürürlükte. Anayasa Mahkemesi CMK 231’in 5-14. fıkralarını iptal etti; ancak iptal hükmünün Resmî Gazete’de yayımdan 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verdi. Bu nedenle sizin dosyanız bakımından 2026 Mart ayında mahkemeler HAGB hükümlerini uygulamaya devam ediyor.
1) “HAGB bozulursa infaz düşer mi?” (en önemli gerçek)
HAGB bozulup eski hüküm açıklanırsa, mahkeme çoğu uygulamada o eski cezayı “yeniden” erteleme/para cezasına çevirme/seçenek yaptırıma çevirme yapamıyor; Ceza Genel Kurulu kararlarında bu konuda sanık lehine “yeniden bireyselleştirme” kapısı oldukça dar yorumlanıyor. Bu yüzden “hüküm açıklanmasın” hedefi, “açıklanırsa nasıl düşürürüz” hedefinden genellikle daha etkilidir.
2) Buna rağmen fiilî yatış 8-10 ay olmak zorunda değil
1 yıl 8 ay (20 ay) hapis cezasında (suç türü ve tekerrür/istisna yoksa) genel rejimde koşullu salıverme hesabı çoğunlukla 1/2 üzerinden yürür; bu da 10 ay civarı bir koşullu salıverme süresine denk gelir. Denetimli serbestlikte ise 2025’te yürürlüğe giren değişikliklerle, denetimli serbestliğe ayrılmak için “1 yıl kala” şartının yanında cezanın en az 1/10’unun ceza infaz kurumunda fiilen geçirilmesi şartı önem kazandı. 20 ayın 1/10’u yaklaşık 2 ay eder; yani hüküm açıklansa bile doğru koşullarda fiilî yatış bazen bu bantlara inebiliyor (dosyanın infaz rejimine göre değişir).
3) 06 Mayıs’taki dosyada hedef: mahkûmiyet çıkarmamak veya TCK 191’de lehe usulü işletmek
Yeni dosyada 5 gram kaydı tek başına “ticaret” demek değildir; esas mesele kullanım mı ticaret mi, ele geçiş şekli, paketleme, para/terazi/mesaj kayıtları gibi emarelerdir. Eğer dosya TCK 191 (kullanmak için bulundurma/kabul etme) hattındaysa, bu suçta sistemin mantığı çoğu durumda tedavi-denetimli serbestlik ve kamu davasının ertelenmesi eksenlidir; ihlal-ısrar şartları ve usul hataları çok belirleyici olur.
Duruşmaya kadar pratik olarak şunlar dosyaya yarar (tek bir kısa listeyle toparlayayım):
4) Avukat ihtiyacı (dosyayı yürütme)
Bu aşamada ceza dosyanızı duruşmaya kadar “evrak üzerinden” iyi okumak çok kritik. Bulunduğunuz ilde baronun adli yardım/CMK servisinden (maddi durum uygunsa) avukat talep edebilir ya da doğrudan ceza avukatıyla vekâlet ilişkisi kurabilirsiniz; özellikle HAGB + TCK 191 kesişimi teknik bir alan.
Son olarak iki nokta netleşirse infaz riskini daha doğru söylerim:
Benim ilk 2 dosya birleşti 1 yıl 8 ay verildi. Haziran 2025 de yakalandığım dosya Mayıs da görülecek büyük ihtimal 1 yıl 8 ay verilecek ve toplam 3 yıl 4 ay olacak. Infaz hesabı yaptığımızda 8 ay çıkıyor.
Hagb mart 2021 de verdi normalde bu ay bitmesi gerekiyordu fakat iddianame de hagb bozulduğu ve tekrar verilemeyecegi açıkça belirtilmiş
Birlesen ilk 2 dosya ve 2025deki dosya hepsi TCK 191 den yapıldı
Anlattığınız durumda iki şeyi net ayırmak gerekiyor: (1) HAGB’nin bozulma şartı, (2) bozulursa infaz hesabı.
HAGB (CMK 231) açısından, denetim süresi içinde “yakalanma/iddianame” tek başına bozma sebebi değildir. Bozma için denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suçtan mahkûmiyet kararı (uygulamada kesinleşme ve/veya mahkûmiyetin varlığı) aranır. Bu nedenle iddianamede “HAGB bozuldu, tekrar verilemez” yazması mahkemeyi otomatik bağlamaz; savunmada mutlaka “henüz mahkûmiyet yoksa” bu noktaya itiraz edilir. Yargıtay CGK çizgisi, denetim süresinde kasıtlı suçtan mahkûmiyet halinde hükmün açıklanabileceği yönündedir.
Denetim süresi hesabı: Yetişkinlerde HAGB denetim süresi kural olarak 5 yıldır. Mart 2021’de kesinleştiyse Mart 2026 civarı biter; Haziran 2025 olayı bu sürenin içinde kalıyor.
“Tekrar HAGB verilemez” kısmı: Denetim süresi içinde kasıtlı suç işlenmesi halinde aynı dosyada yeniden HAGB kurulması genellikle mümkün görülmez.
TCK 191 yönünden kritik hedef, mümkünse mahkûmiyet çıkmaması ya da 191’in kendi sistematiğinde tedavi/denetimli serbestlik eksenli lehe sonuç almaktır. 5 gram miktar tek başına “ticaret” anlamına gelmez; 191’de mahkeme/savcılık değerlendirmesinde ele geçiş şekli, kullanım amacı, paketleme, terazi, para trafiği, mesaj kayıtları gibi emareler belirleyicidir.
İnfaz kısmında, “3 yıl 4 ay oldu, 8 ay yatarım” hesabı her dosyada otomatik doğru çıkmayabilir. 2025’te 5275 sayılı Kanun m.105/A’da yapılan değişiklikle, denetimli serbestlik için en az cezanın 1/10’unu ceza infaz kurumunda fiilen geçirme şartı önem kazandı. Bu yüzden “girdi-çıktı” beklenirken en az birkaç ay fiilî yatış ihtimali doğabiliyor; ayrıca hangi suçtan, hangi oranla koşullu salıverme uygulanacağı (1/2 mi 2/3 mü), tekerrür vb. detaylar hesabı değiştirir.
Duruşmaya kadar dosyaya en çok yarayan hamleler şunlar olur:
Son olarak, HAGB’nin Anayasa Mahkemesi kararıyla iptaline ilişkin süreçte, iptal hükmünün 30.09.2026’da yürürlüğe gireceği yönünde güncel yayınlar var; bugün itibarıyla mahkemeler HAGB hükümlerini uygulamaya devam ediyor.