Çelişkili tanık beyanı yalancı tanıklık sayılır mı?
Merhaba. Bir ceza davasında tanık olarak zorla getirme kararıyla duruşmaya katıldım. İlk duruşma için bana herhangi bir tebligat gelmediği için katılamamıştım. Bu nedenle tarafıma para cezası, dosya masrafı veya benzeri bir yaptırım uygulanır mı?
Asıl sorum şudur: Olay yaklaşık 1,5 yıl önce gerçekleşti. Olaydan hemen sonra verdiğim ifadenin doğru olduğunu düşünüyorum. Ancak duruşmada aradan uzun zaman geçtiği ve bazı ayrıntıları unuttuğum için önceki ifademle çelişen beyanlarım oldu. Örneğin ödeme şekli, oda sayısı ve olayın bazı ayrıntıları konusunda farklı ifadeler kullandım. Sanıklar ve avukatları bu beyanlara itiraz etti. Hâkim daha sonra benim çıkabileceğimi söyledi.
Bu çelişkiler nedeniyle hakkımda re’sen yalancı tanıklık soruşturması başlatılır mı? Olayı bilerek farklı anlatmadım; zaman geçtiği için bazı detayları hatırlamakta zorlandım. Bu durumda bir dilekçe ile ifade düzeltmesi yapmam gerekir mi? Dosya numarasını bilmiyorum, sadece mahkemeyi biliyorum. Nasıl bir yol izlemeliyim?
Cevaplar
Merhaba. Anlattığınız durum, tek başına “yalancı tanıklık” (TCK m.272) olarak değerlendirilmez; çoğu olayda yalnızca tanık beyanının güvenilirliğini etkiler.
Önce ilk duruşmaya gidememeniz konusunu netleştireyim: Tanığa yaptırım uygulanabilmesi için kural olarak usulüne uygun çağrı kâğıdı ile çağrılmış olmanız ve mazeret bildirmeden gelmemeniz gerekir. Bu durumda zorla getirme uygulanabilir ve gelmemenin sebep olduğu giderler size ödettirilebilir. Ayrıca CMK, telefon/e-posta gibi araçlarla çağrı yapılabilse de, bu yolla yapılan çağrıda “çağrı kâğıdına bağlanan sonuçların” uygulanmayacağını da söylüyor. Dolayısıyla gerçekten hiç tebligat almadıysanız, sırf bu nedenle para cezası/masraf yüklenmesi çoğu durumda doğru olmaz; yüklenmişse kaldırılması istenebilir (CMK m.44’te “sonradan haklı sebep bildirilirse giderler kaldırılır” düzenlemesi var).
Asıl sorunuza gelirsek: Yalan tanıklık suçunun oluşması için, yetkili merci önünde gerçeğe aykırı tanıklık yapılması gerekir. Bu suç, pratikte “bilerek ve isteyerek” gerçeği çarpıtma şüphesi doğuran hallerde gündeme gelir. Zaman geçmesiyle detayların karışması, “hatırlamıyorum” demeniz veya bazı ayrıntıları yanlış hatırlamanız tek başına kastı göstermediğinden, her çelişki resen yalan tanıklık soruşturmasına dönüşmez.
Zaten CMK, tanığın “hatırlayamadığını” söylemesi veya önceki beyanıyla çelişmesi halinde, önceki ifadenin okunup çelişkinin giderilmeye çalışılacağını açıkça düzenler. Bu mekanizma, unutma/yanlış hatırlama ihtimalinin olağan olduğunu kabul eder.
Dilekçe ile düzeltme gerekir mi? Zorunlu değil; ama çelişki önemliyse, riski azaltmak ve dosyayı netleştirmek için yazılı “ek beyan/düzeltme” vermeniz faydalı olabilir. Şu yolu izleyin (tek seferde yapılabilir):
İsterseniz iki noktayı yazarsanız (mahkemenin adı ve tanık olarak dinlendiğiniz duruşma tarihi), ek beyan dilekçesini doğrudan kullanıma hazır şekilde taslaklayabilirim.
Çağrı tebligat konusunda ilk duruşmada kuzenime gelmiş ve tanık olarak sadece onun adı yazıyordu. Bana gelen hiçbir yazılı sözlü tebligat olmadı. Duruşma sonrasında o neden gelmedi diye sorulmuş. Dilekçe konusunda ise işimi garantiye almak istiyorum sonradan sıkıntı olmasın istiyorum. Dilekçe hazırlayabilir misiniz. 29. Asliye ceza Mahkemesi, 16 Nisan 2026 9.45
Elinizdeki bilgilerle, sırf çelişki var diye hakkınızda kendiliğinden “yalan tanıklık” soruşturması açılması beklenen bir durum değildir; yalan tanıklıkta esas mesele, tanığın bilerek gerçeğe aykırı beyanda bulunmasıdır (TCK m.272).
Çağrı-tebligat yönünden de, CMK’ya göre tanık kural olarak çağrı kâğıdı ile çağrılır; telefon/e-posta gibi araçlarla çağrı yapılabilse bile “çağrı kâğıdına bağlanan sonuçlar” bu durumda uygulanmaz (CMK m.43). Usulüne uygun çağrılı olup da mazeretsiz gelmeyen tanık hakkında zorla getirme ve giderlerin ödettirilmesi gündeme gelir (CMK m.44). Sizde ilk duruşma çağrısı kuzeninize ve sadece onun adına geldiyse, sizin yönünüzden “usulüne uygun çağrı” tartışmalıdır.
İşinizi garantiye almak için “ek beyan/düzeltme” vermeniz doğru bir refleks. Aşağıdaki dilekçeyi 29. Asliye Ceza Mahkemesi kalemine verebilirsiniz. Dosya numarasını bilmiyorsanız dilekçeyi önce verip “tanık olarak dinlendiğim tarih” bilgisiyle esas no’nun dosyadan bulunmasını isteyebilir, pratikte çoğu kalem yine de esas no ister; bu yüzden en sağlıklısı kalemden esas no’yu öğrenip dilekçeye yazmaktır.
Tanık ek beyan / düzeltme dilekçesi (taslak)
T.C. ……… 29. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ’NE DOSYA (ESAS) NO : (Kalemden öğrenilerek yazılacaktır)
TANIK : Ad Soyad – T.C. Kimlik No (varsa) – Adres/Telefon (tebligata elverişli)
KONU : 16/04/2026 saat 09:45 tarihli duruşmada tanık beyanım hakkında ek beyan ve maddi hata/hatırlama güçlüğü nedeniyle açıklama sunulmasıdır.
Açıklamalar:
SONUÇ ve İSTEM: Yukarıdaki ek beyanımın dosyaya alınmasını (ve uygun görülürse duruşmada açıklama yapabilmem için davet edilmemi) arz ederim. Tarih: …/…/2026 İmza Ad Soyad
İsterseniz mahkemenin ili/ilçesi ve tanık olarak dinlendiğiniz dosyanın tarafları (sanık adı soyadı yazmadan “dosyada X sanık” gibi) bilinirse, taslağı daha “dosyaya oturan” şekilde bir sayfada toparlayayım.
İlk ifadem kolluk kuvvetleri tarafından alındı. İkinci ifadem mahkeme de yemin ettirilerek yapıldı. Dilekçe konusunda ise bu kadar yeterli diye düşünüyorum sanık mağdur adlarını hatırlamıyorum