İcra Borcu İçin Ortaklığın Giderilmesi Davası Açılır mı?
Ablamın bir bankaya olan borcu nedeniyle icra takibi başlatılmış. Arabulucuyu aradığımda borcun 68.000 TL olduğunu öğrendim. Ancak icra işlemi için ablama tebligat gönderilmesi gerekirken, kendisine ulaşılamadığı belirtilerek 19 hisseli bir taşınmazımızla ilgili ortaklığın giderilmesi davası açılmış. Taşınmaz üzerinde 5 ev bulunuyor ve hissedarlar arasında yıllardır herhangi bir anlaşmazlık yok. Tebligatlar diğer hissedarlara gitmiş ve bu durum aile içinde ve komşularla sorunlara yol açtı. Borç ödenecek; ancak şu anda eniştem ciddi sağlık sorunları nedeniyle yoğun bakımda olduğu için ablam bu süreçle ilgilenemiyor. 68.000 TL’lik borç nedeniyle böyle bir dava açılması diğer hissedarları nasıl etkiler? Hissedarlar arasında annem, ablam ve ben de varız. Borç yalnızca ablama aitken neden tüm taşınmaz ve evler davaya konu ediliyor? Bir avukat veya alacaklı vekili kendi başına bu şekilde ortaklığın giderilmesi davası açabilir mi? Bu durumda ne yapmamız gerekir?
Cevaplar
Merhaba. Evet, ablınıza ait 68.000 TL civarı bir icra borcu nedeniyle, taşınmazdaki payı haczedilmişse alacaklı (vekil aracılığıyla da) belli şartlarla ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası açılmasını sağlayabilir; bu durum diğer hissedarları da doğrudan etkiler.
Önce şu ayrımı netleştireyim: Borç sadece ablanıza ait olduğu için kural olarak hedef, taşınmazın tamamı değil ablınızın hissesi/paydır. Ancak paylı mülkiyette her paydaş normalde paylaşma isteyebildiği için (TMK m.698-699), payın paraya çevrilmesi çoğu zaman “hissenin satışı”ndan ziyade pratikte taşınmazın satışı ve bedelin paylaştırılması sonucunu doğurur. Bu yüzden dava “tüm taşınmaz” üzerinden yürür; çünkü mahkeme satışa karar verirse satıştan gelen para hisselere göre dağıtılır, ablanızın payına düşen kısım da icra dosyasına gider.
“Alacaklı vekili kendi başına açabilir mi?”
Alacaklı, doğrudan “ben paydaşım” diyerek bu davayı açamaz; ama icra sürecinde icra mahkemesinden yetki/izin aldırılarak bu yol işletilebilir. İİK m.121, iştirak halinde tasarruf olunan mal hissesi gibi hallerde satışın nasıl yapılacağı konusunda icra mahkemesinin devreye girdiğini düzenler; uygulamada alacaklılar bu mekanizma üzerinden “ortaklığın giderilmesi yoluyla paraya çevirme” yoluna gidebilmektedir.
Tebligat “ulaşılamadı” denilerek nasıl ilerliyor?
Ablanıza tebligatın yapılamaması halinde Tebligat Kanunu m.21’deki usuller (muhtara teslim, kapıya ihbarname yapıştırılması, komşuya bildirim gibi) işletilerek tebligat yapılmış sayılabilir. Usulsüz tebligat ihtimali varsa, bu ayrıca ele alınmalıdır.
Bu aşamada pratikte yapmanız gerekenler:
En kritik iki bilgi şunlar; bunları yazarsanız daha nokta atışı yönlendiririm: