İşyeri devrinde işçilik alacaklarından kim sorumludur?
Merhaba, sahibi olduğum işyerini 01/05/2026 tarihi itibarıyla imzaladığımız "İşyeri Devir Sözleşmesi" ile yeni sahibine devrettim. Sözleşmede işçi hakları, sorumluluklar ve ödemelerle ilgili maddeler özetle şu şekildedir: Madde 5.3: "Devir tarihinden önce doğmuş olmakla birlikte, devir tarihinden sonra muaccel hale gelen her türlü borçtan, tazminattan, işçilik alacaklarından, iş kazası ve meslek hastalığından doğabilecek tazminatlar ile SGK primi, vergi borcu, idari para cezası ve benzeri tüm yükümlülüklerden devreden, kendi çalışma dönemine isabet eden oranda ferileriyle birlikte nihai olarak sorumludur." Madde 5.4: "Devralanın devirden önceki döneme denk gelen kısım için ödeme yapması veya müteselsil sorumluluk gerektiren ödemeyi tek başına yapması halinde; ödediği tüm bedeli faizi ve ferileriyle devredene rücu hakkı ve işyeri devri için ödenecek bedelden mahsup etme hakkı saklıdır." Bu maddeler doğrultusunda sormak istediğim hususlar şunlardır: 1. Devir tarihinden sonra mevcut işçilerden biri geçmiş döneme ait kıdem tazminatı, ihbar tazminatı veya fazla mesai alacakları için dava açarsa, devreden eski işveren olarak mali sorumluluğum ne olur? 2. Sözleşmede geçen "nihai olarak sorumludur" ve "rücu hakkı" ifadeleri nedeniyle, yeni sahibin işçiye ödemek zorunda kalacağı tutarları benden dava veya icra yoluyla geri alma hakkı kesin olarak doğar mı? 3. Madde 5.4’teki "işyeri devri için ödenecek bedelden mahsup etme hakkı" ifadesi nedeniyle endişeliyim. Devir bedelinin henüz ödenmemiş taksitleri ve çekleri bulunmaktadır. Yeni sahip, bir işçinin açtığı veya açacağını ileri sürdüğü dava ya da tazminat taleplerini gerekçe göstererek bana olan borçlarından tek taraflı olarak kesinti/mahsup yapabilir mi? 4. Bu sözleşme metni beni geçmişe dönük ve ucu açık büyük bir mali risk altında bırakır mı? Eğer böyle bir risk varsa, bu riski tamamen ortadan kaldırmak veya üst sınır getirmek için yeni sahiple nasıl bir ek protokol imzalamalıyım? Nasıl bir yol izlememi tavsiye edersiniz?
Cevaplar
Merhaba. İşyeri devrinde işçiye karşı sorumluluk, sözleşmedeki maddelerden bağımsız olarak öncelikle 4857 sayılı İş Kanunu m.6 ve kıdem tazminatı yönünden 1475 sayılı Kanun m.14 (hâlen yürürlükte) çerçevesinde belirlenir.
1) İşçi devirden sonra geçmiş dönem alacakları için dava açarsa sizin sorumluluğunuz
2) “Nihai sorumluluk” ve “rücu” sizde kesin/doğrudan borç doğurur mu?
Bu ifadeler işçiye karşı değil, siz ve devralan arasındaki iç ilişkiyi düzenler. Devralan, işçiye (veya SGK’ya) ödeme yapmak zorunda kalır ve bu ödeme sizin döneminize isabet eden bir borç ise, sözleşmedeki rücu maddesine dayanarak sizden talep edebilir; ancak “kesin ve otomatik” şekilde değil, uyuşmazlık halinde ispat ve gerektiğinde dava/icra süreciyle.
3) Devralan, taksit/çeklerden tek taraflı mahsup yapabilir mi?
Tek taraflı mahsup/takas için kural olarak karşılıklı alacakların muaccel olması gerekir; “işçi dava açacağını söyledi”, “dava var” gibi henüz kesinleşmemiş/tartışmalı iddialar takasa elverişli olmayabilir. Pratikte devralan yine de ödeme durdurmaya/kesinti yapmaya kalkarsa, bu kez siz alacak (bedel) tahsili ve/veya çek özelinde ayrıca hukuki yollarla karşılık verirsiniz; bu nedenle protokolle mekanizmayı netleştirmek önemlidir.
4) Sözleşme sizi ucu açık riske sokar mı, nasıl sınırlandırılır?
Evet, özellikle kıdem tazminatında 2 yıllık sınır olmadığı için “nihai sorumluluk” dili, yıllar sonra gelen kıdem taleplerinde devralanın size rücu iddiasını büyütebilir. Riski azaltmak için ek protokolde (i) üst sınır (cap), (ii) süre sınırı (ör. devirden itibaren X yıl içinde bildirim/ talep şartı), (iii) rücu için kesinleşmiş karar veya fiilen yapılmış ödeme ve belge ibrazı şartı, (iv) “mahsup”un ancak muaccel ve belirli alacak için ve yazılı mutabakatla yapılabileceği, (v) mümkünse çek/taksitlerin bir kısmı için emanet/teminat (escrow/ bloke) gibi bir mekanizma düzenlenmesini öneririm.
Yalova’da işyeri devri süreçlerinde işçi alacakları ve işveren sorumluluğu, yalnızca taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine göre değil; öncelikle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 6. maddesi ile kıdem tazminatı bakımından halen yürürlükte bulunan 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesi kapsamında değerlendirilir. Bu nedenle işyeri devri öncesinde hazırlanacak hukuki altyapı, ileride doğabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi açısından büyük önem taşır. Bu noktada profesyonel destek almak için Yalova Avukatı desteği sürecin güvenli yönetilmesini sağlayabilir.
İşçi Devir Sonrası Dava Açarsa Eski İşverenin Sorumluluğu Nedir?
İşyerinin devrinden sonra çalışanların ücret, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile yıllık izin alacakları gibi devir öncesine ait işçilik hakları için dava açması mümkündür. Bu tür alacaklarda işçi, hem devreden hem de devralan işverene birlikte başvurabilir. Ancak devreden işverenin sorumluluğu, devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlıdır.
Örneğin işyeri devri 01/05/2026 tarihinde gerçekleşmişse, devreden işveren açısından bu alacaklara ilişkin sorumluluk genel olarak 01/05/2028 tarihine kadar devam eder. Zamanaşımı süreleri ise ayrıca değerlendirilmelidir. Bu nedenle işyeri devri sözleşmeleri hazırlanırken, özellikle geçmiş dönem işçilik alacaklarının detaylı şekilde tespit edilmesi gerekir. Sürecin hukuka uygun ilerlemesi için deneyimli bir Yalova İş Hukuku Avukatı ile çalışılması önem taşır.
İhbar ve Kıdem Tazminatında Sorumluluk Nasıl Belirlenir?
İhbar tazminatı bakımından temel kriter fesih tarihidir. Eğer iş sözleşmesi devir sonrasında devralan işveren tarafından sona erdirilmişse, çoğu durumda ihbar tazminatından devralan işveren sorumlu olur. İhbar tazminatında kıdem tazminatındaki gibi dönemsel paylaşım sistemi uygulanmaz.
Kıdem tazminatında ise durum farklıdır. Yargıtay kararlarına göre devreden işveren, işçiyi çalıştırdığı süre ve devir tarihindeki ücret seviyesiyle sınırlı olmak üzere sorumluluğunu sürdürür. Ayrıca İş Kanunu’ndaki iki yıllık süre sınırlaması kıdem tazminatı açısından uygulanmaz. Bu nedenle işyeri devrinden yıllar sonra dahi eski işverenin kendi çalışma dönemine ilişkin kıdem yükümlülüğü gündeme gelebilir.
Bu tür uzun vadeli risklerin doğru analiz edilmesi için Yalova Hukuk Bürosu aracılığıyla profesyonel hukuki inceleme yapılması ciddi avantaj sağlar.
Nihai Sorumluluk ve Rücu Maddeleri Ne Anlama Gelir?
İşyeri devri sözleşmelerinde sıkça yer alan “nihai sorumluluk” ve “rücu hakkı” hükümleri, doğrudan işçiye karşı değil; devreden ve devralan işveren arasındaki iç ilişkiyi düzenler.
Devralan işveren, işçiye ya da SGK’ya ödeme yapmak zorunda kaldığında, eğer bu borç eski döneme aitse sözleşmedeki rücu hükümlerine dayanarak devreden işverene başvurabilir. Ancak bu durum otomatik şekilde işlemeyen bir süreçtir. Talepte bulunan tarafın ödeme yaptığını ve ödemenin hangi döneme ait olduğunu ispatlaması gerekir. Uyuşmazlık halinde icra ve dava süreçleri gündeme gelebilir.
Özellikle yüksek bedelli işletme devirlerinde, sözleşme hükümlerinin uzman bir Yalova Ticaret Avukatı tarafından hazırlanması ileride oluşabilecek mali riskleri azaltır.
Devralan İşveren Çek veya Taksitlerden Kesinti Yapabilir mi?
Uygulamada en çok tartışılan konulardan biri de devralan işverenin, işçi alacağı iddiasını gerekçe göstererek çek veya taksit ödemelerinden tek taraflı mahsup yapıp yapamayacağıdır.
Türk hukukunda takas ve mahsup işlemleri için karşılıklı alacakların belirli, muaccel ve tartışmasız olması gerekir. Henüz dava aşamasına gelmemiş veya kesinleşmemiş işçi talepleri çoğu durumda doğrudan mahsup için yeterli kabul edilmez. Buna rağmen devralan taraf ödeme durdurma veya kesinti yoluna giderse, devreden işveren de alacak tahsili, icra takibi veya çek hukukundan kaynaklanan haklarını kullanabilir.
Bu nedenle işyeri devri protokollerinde mahsup şartlarının açık ve net biçimde düzenlenmesi büyük önem taşır.
İşyeri Devri Sözleşmesinde Riskler Nasıl Sınırlandırılır?
Özellikle kıdem tazminatı yönünden süresiz sorumluluk riski bulunduğundan, sözleşmelerde devreden işverenin yükümlülüklerini sınırlandıracak özel maddelerin yer alması gerekir. Uygulamada genellikle şu koruyucu düzenlemeler tercih edilir:
İşyeri devri işlemlerinde hem iş hukuku hem de ticaret hukuku birlikte değerlendirilmelidir. Bu nedenle süreç öncesinde alanında uzman bir Yalova Avukat desteği alınması ileride doğabilecek ciddi uyuşmazlıkların önüne geçebilir.