Miras kalan binada payım ve ödediğim masraflar için kardeşlerim hak iddia edebilir mi?
Babam 3 yıl önce vefat etti. 1993 yılında babamla birlikte alt katı yaptık; masrafları ben karşıladım ve ödemeleri ben gönderdim. Tapu kaydı yok, sadece belediyede kayıt görünüyor. 1993’ten beri emlak vergisini ben ödüyorum. Belediyedeki kayıtlarda iki katlı binanın ve bahçesinin 1/2 hissesi benim üzerimde görünüyor. Elimde ödeme makbuzları mevcut. Kardeşlerim bu taşınmazla ilgili benden bir hak/pay talep edebilir mi?
Konumunuz Ankara olarak görünüyor; bu şehirdeki profillere Ankara avukat listemizden ulaşabilirsiniz.
Cevaplar
Merhaba, başınız sağ olsun. Anlattıklarınızda iki ayrı konu iç içe: (i) taşınmazın mülkiyeti kime ait görünüyor, (ii) siz alt katı yaptırırken/bedelini öderken bunun karşılığında hukuken ne talep edebilirsiniz.
Önce en kritik nokta: “belediyede 1/2 hisse görünüyor” ve “emlak vergisini ben ödüyorum” bilgileri, çoğu dosyada mülkiyeti ispat etmeye tek başına yetmez. Emlak vergisi mükellefiyeti ve belediye kayıtları, tapu sicilindeki hak sahipliğinin yerini tutmayabilir; mülkiyet ve pay oranı bakımından belirleyici olan genellikle tapu/kadastro kaydıdır. Bu yüzden kardeşlerinizin sizden talepte bulunup bulunamayacağı, fiilen babanızın ölüm tarihinde bu yerin “terekeye” girip girmediğine göre değişir.
Babanızın adına (veya miras bırakan sıfatıyla) tapuda bir kayıt varsa, babanızın vefatıyla miras ortaklığı doğar ve siz de kardeşleriniz de yasal mirasçı olarak paylaşım isteyebilir. Yasal miras paylarının ve mirasın geçişine ilişkin temel çerçeve Türk Medeni Kanunu içinde düzenlenmiştir. Bu senaryoda kardeşleriniz, taşınmaz “babadan kaldı” diyerek ortaklığın giderilmesini (satış/aynı şekilde paylaşım) isteyebilir; siz de kendi miras payınızı ve ayrıca yaptığınız harcamalara dayalı taleplerinizi ileri sürebilirsiniz.
Sizin açınızdan güçlü taraf şu: Alt katın bedelini sizin gönderdiğinizi, uzun yıllardır vergi/masrafları sizin karşıladığınızı belgeleyebiliyorsanız, bu harcamalar koşullara göre “terekeden alacak” (yani miras paylaşımında mahsup edilecek bir alacak) veya taşınmaz üzerindeki yapı/eklentinin size ait olduğunun tespiti gibi iddialara dayanak yapılabilir. Ancak bunların nasıl nitelendirileceği, taşınmazın tapu durumu, yapının ruhsat/iskan durumu, ödemelerin kime ve ne amaçla yapıldığı gibi ayrıntılarla netleşir.
Tapu/kadastro yönünden ayrıca şunu da bilin: Kadastro tespitleriyle ilgili bazı uyuşmazlıklarda hak düşürücü süreler gündeme gelebilir; Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün açıklamalarında kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık süre vurgulanır. Bu bilgiye TKGM kadastro soruları içinden de ulaşabilirsiniz.
Sizin olayınızda pratik yol haritası genelde şöyle olur: Veraset ilamı alınır, taşınmazın tapu/kadastro kaydı ve belediyedeki kaydın niteliği (mükellefiyet mi, beyan mı, fiili kullanım mı) netleştirilir; sonra kardeşlerin talebi gelirse, siz makbuzlar ve diğer delillerle “benim katkım var” savunması ve gerekiyorsa karşı talepler hazırlanır.
Birkaç noktayı netleştirirseniz daha isabetli konuşabilirim: