Toggle sidebar
Nama İfaya İzin

Nama İfaya İzin

MA
Mustafa A.
7 dakika

İşbu çalışmamızda nama ifaya izin kurumunun hangi durumlarda uygulanabildiğini, uygulanma şartlarını, uygulanma usulünü inceleyeceğiz.

a-Nama İfaya İzin Kavramı ve Hukuki Dayanağı

Nama ifa, kanuni dayanağını Türk Borçlar Kanunu’nun 113/1.maddesinde (818 sayılı Borçlar Kanunu 97/1.madde) yer alan “Yapma borcu, borçlu tarafından ifa edilmediği takdirde alacaklı, masrafı borçluya ait olmak üzere edimin kendisi veya başkası tarafından ifasına izin verilmesini isteyebilir; her türlü giderim isteme hakkı saklıdır.” hükmünden almaktadır. Görüldüğü üzere kanun hükmünde nama ifa şeklinde bir ifade yer almamaktadır. Söz konusu ifade, öğretide ve süregelen içtihatlarda şekillenmiş ve bu ismi almıştır.

Görüldüğü üzere nama ifaya izin kavramı, yapma borçlarında söz konusudur. Nitekim Yargıtay da verdiği kararlarda bu hususa dikkat çekmektedir.

Borçlar Kanunu'nun 97. maddesi gereğince, bir şey yapma borcunu yerine getirmezse alacaklı, giderleri borçluya yükletilmek üzere, borcun kendisince yerine getirilmesine izin verilmesini isteyebilir.” [1]

Yapma borcu, borçlu tarafından ifa edilmediği taktirde alacaklı, (arsa sahibi) masrafı borçluya ait olmak üzere edimin kendisi veya başkası tarafından ifasına izin verilmesini isteyebilir.”[2]

Kanun ifadesi ve yüksek mahkeme kararlarından da anlaşıldığı üzere nama ifaya izin kurumuna yapma borçlarında söz konusudur. Ülkemizde özellikle karma nitelikli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin ve konut projelerinin artmaları neticesinde başvurulmaya başlanmıştır. Yapılan konut projelerinin yarım bırakılması, müteahhidin iflas etmesi, yapılan ayıplı imalatlar vb. gibi durumlar söz konusu kanun hükmünün başlıca uygulanma alanlarıdır. Buna göre yarım bırakılan yahut ayıplı olarak yapılan işler, mahkemeden alınacak bir izinle üçüncü bir kişiye yaptırılmaktadır.

b-Nama İfaya İznin Konusu

Kanun metninden de anlaşıldığı üzere nama ifaya iznin konusu yapma borcuna konu edimdir. Kanunun ifade ettiği üzere edimin ifa edilmemesi üzerine bu usule başvurulabilecektir. ‘Edimin ifa edilmemesi’ kapsamına edimin ayıplı ifası ve eksik ifası dahil olmaktadır.

c-Nama İfaya İznin Şartları

1-Yapma Borcu Bulunmalıdır.

Yukarıda da bahsettiğimiz üzere; nama ifaya izin yapma borçlarında söz konusudur. Borçlar Kanunu’nun 83.maddesinde kural olarak yapma borçlarında alacaklının menfaati bulunmadıkça borçlu, borcunun şahsen ifa etmek zorunda değildir. Bu durum, genel kural olmakla birlikte; yasanın Özel Hükümler başlığı altında düzenlediği vekalet sözleşmesi, eser sözleşmesi vd gibi sözleşmelerde borçlu, edimini bizatihi ifa etmelidir. Bu anlamda alacaklının menfaati ifadesi, borcun bizatihi borçlu ya da üçüncü kişi tarafından ifa edilmesinin bir farklılık yaratıp yaratmaması ile ilgilidir. Bu anlamda kişinin kendi heykelinin yapılması için bir heykeltraşla anlaşmasında edimin borçlu tarafından ifasında alacaklının menfaati bulunmaktayken; basit bir bahçe çiti onarımı, pencere camı takılması gibi konularda borçlu tarafından yapılacak bizatihi ifada alacaklının menfaati olmadığı söylenebilecektir. Bu anlamda borcun ifasının borçlu tarafından yapılmasının zorunlu olduğu borçlarda (Yukarıda yer alan heykel örneğinde olduğu gibi) nama ifa/nama ifaya izin usulünün uygulanamayacağını düşünmekteyiz.

2-Sözleşme Yürürlükte Olmalıdır.

Nama ifaya izin yoluna gidilebilmesi için taraflar arasındaki sözleşmenin hali hazırda yürürlükte olması gerekmektedir. Tarafların sözleşmeyi fesih ya da sözleşmeden dönme yolunu tercih etmesi halinde nama ifaya izin mümkün olmayacaktır. Zira bu hallerde fesih ya da dönmeden kaynaklı olarak menfi-müspet zarar vb. gibi talepler söz konusu olacaktır. Genel açıklamaların ardından inşaat hukuk anlamında özellik arz eden ve Yargıtay tarafından da kabul edilen bazı durumlara değinmek istemekteyiz;

-Yargıtay inşaatın büyük bir kısmının tamamlandığı durumlarda Borçlar Kanunu’nun 113.maddesinin uygulanmasını kabul etmekte; inşaatın büyük kısmının tamamlanmadığı durumlarda ise bu hükmün uygulanmasını kabul etmemektedir.

-İş sahibi, teslim aldığı inşaatta bulunan ayıp ya da eksik imalatları kendisi tamamlamak istemişse; artık sözleşmenin ileriye yönelik feshini isteyemeyecektir.

-Nama ifaya izinde giderlerin yükleniciye ait olmak şartıyla eksikliklerin giderilmesi istenebilir. Giderlerin tahsili yükleniciye ait olacak bağımsız bölümlerin satışı için yetki verilmesi şeklinde de olabilir.

-Nama ifaya izin neticesinde eksiklikler tamamlanmışsa, sözleşme ifa yoluyla sona ermiş olacağından; iş sahibi eksik ya da ayıplı işlerin yapımı için geçen süre için gecikme tazminatı ya da sözleşmede öngörüldüyse cezai şart isteminde bulunabilir.

3-Yapma Borcunun Borçlusu Temerrüde Düşmüş Olmalıdır.

Mahkemeden nama ifaya izin istenebilmesi için yapma borcunun borçlusu, taraflarca kararlaştırılan tarihte borcunu ifa etmemiş olmalıdır.

d-Nama İfaya İzin Nasıl Alınır?

Yapma borcunun alacaklısı, mahkemeye başvurarak nama ifaya izin verilmesini talep eder. Mahkeme, yapacağı keşif işlemi ve bilirkişi incelemesi neticesinde vereceği hükümde tek tek eksik iş kalemlerini, ayıplı işleri, bu işlerin tamamlanması için gerekli masrafları, yapılacak imalatların hangi yöntemle yapılacağını, tahmini bedellerini, yüklenicinin kurumlara olan borçlarını ve iskan alınması içi gerekli masrafları tespit etmek suretiyle izin verebilecektir. Yine nama ifaya izin isteyen davacının talebine göre yapılacak işlerin masrafının yükleniciye düşecek dairelerin satışı için yetki verilmesi yahut sonradan rücu edilmesi gibi seçenekler de mahkeme tarafından hükümde değerlendirilecektir.

Mahkeme tarafından genel nitelikli yahut çerçeve niteliğinde izin verilebilmesi mümkün değildir. Aksi hal yüksek mahkeme tarafından bozma sebebi olarak kabul edilmiştir. Yargıtay verdiği kararda hem nama ifaya izin şartlarını hem de verilecek iznin şeklini şu şekilde ifade etmiştir;

“Yasa hükmüne göre nama ifaya izin verilebilmesi için sözleşmenin feshedilmemiş, yani yürürlükte olması, borçlunun edimin ifasında temerrüte düşmesi ve borcun “yapma borcu”na dair bulunması gerekir. Hakim bu talep üzerine konusunda uzman bilirkişi yardımı ile keşif yaparak eksik bırakılan ve ayıplı yapılmış olan iş kalemlerini ve bunların tamamlanması ile giderilmesi masraflarını, imalatın metraj, yöntem ve takribi bedellerini, diğer kurumlara olan borçları ve iskan masraflarını tahminen saptayarak izin kararını verir. İzin kararının hüküm fıkrasında da eksik ve ayıplı iş kalemleri ve diğer borç ve masrafların her birinin tahmini masrafları tek tek gösterilir. Genel nitelikli yetki ve izin verilemez. Bu durumda mahkemece; infazda tereddüde yol açmamak için nama ifasına izin ve yetki verilen iş ve işlemleri hüküm fıkrasında tek tek belirtilip gösterilmek suretiyle, infazı mümkün hüküm kurulması ve nama ifa için belirlenen giderlerin ne suretle karşılanacağının gösterilmesi gerekirken, HMK'nın 297/2. maddesine aykırı olarak, infazda tereddüde yer verecek şekilde genel ifadelerle satışı izin verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.”[3]

[1] Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2009/3532 Esas ve 2010/3905 Karar

[2] Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2018/4438 Esas ve 2019/802 Karar

[3] Yargıtay 15.Hukuk Dairesi 2018/1522 Esas ve2019/545 Karar

İlginizi Çekebilir


Avukatlar.

Avukatistan’da öne çıkan avukat profillerini inceleyin; uzmanlık, konum ve yorum bilgileriyle size uygun avukatı bulun.

Hukuk Bürosu

Veli Can Minaz Hukuk & Danışmanlık Bürosu

Pınarbaşı, Atatürk Blv. Gökay Apt No:34 K:4 D:8, 07070 Konyaaltı/Antalya, Türkiye
Aile Hukuku Boşanma Hukuku Ceza Hukuku İş Hukuku
5.0
9 yorum
Profili gör
Avukat

Serkan Barış Örten

Meltem Mahallesi Meltem Bulvarı No:24 Güneş Sitesi C-Blok Kat:3 Daire:9, Meltem, 07030 Muratpaşa/Antalya, Türkiye
Aile Hukuku Boşanma Hukuku
4.7
14 yorum
Profili gör
Hukuk Bürosu

Avcı Avukatlık Bürosu

Milli Egemenlik Mah. Hastane Cad. No:39 Dağ Plaza B Blok Kat:4 No:19, Milli Egemenlik, 07600 Manavgat/Antalya, Türkiye
Aile Hukuku Ceza Hukuku Sosyal Güvenlik Hukuku Şirketler Hukuku
4.2
10 yorum
Profili gör
Avukat

İsmet Demirel

Yukarı, Aşağı Hisar, Antalya Cd. No:70 Kat:1 Daire:4, 07600 Manavgat/Antalya, Türkiye
Ceza Hukuku
5.0
53 yorum
Profili gör
Avukat

Metin Açıkgöz

Bahçelievler Mah. 5030 Sok. No:6 Şevket Barut İş Merkezi, Bahçelievler, 07600 Manavgat/Antalya, Türkiye
Medeni Hukuk Borçlar Hukuku
5.0
1 yorum
Profili gör
Hukuk Bürosu

FMA Hukuk Avukatlık & Danışmanlık

Bahçelievler, 5051. Sk. Katlanır İş Merkezi No:1 D:15, 07600 Manavgat/Antalya, Türkiye
Aile Hukuku Boşanma Hukuku Ceza Hukuku İş Hukuku
5.0
192 yorum
Profili gör

Benzer sorular.

Bu yazıyla bağlantılı olarak Avukatistan’da sorulan diğer hukuki soruları inceleyin.

Kahve İşletmesi Kapora İadesi Sorunu: Ne Yapmalıyım?

Yaklaşık 8 ay önce bir kahve işletmesinin devrini arkadaşımla ortaklaşa almayı düşündük ve işletme sahibine 100 tl kapora verdik. Fakat, arkadaşım para bulamadığı için devri alamadık. Bu olaydan sonra kaporayı verdiğimiz...

Anonim
1 cevap
İzmir

Bankada olmayan borç gözükmesi

Geçen sene Garanti Bankası'na olan iki kredi ve bir kredi kartı borcumu kapattım. Haricen tahsil şeklinde kapandı ve daha önce sorun yaşadığım bankalara fek yazısını gönderdim. Ancak İş Bankası'nda borç, haciz veya bloke...

Anonim
1 cevap
Ankara

Senet Karşılığında Satın Alınan Araçta Yaşanan Sorunlar

Merhabalar, kolay gelsin. Öncelikle şimdiden teşekkür ederim. Eşim, bir şahıstan senetle tır aldı. Satıcı, eşimin iyi niyetini kullanmak suretiyle onu manipüle etti. Eşim satıcıya güvendi ve aracı eksper kontrolüne sokma...

Anonim
1 cevap
İstanbul

Farklı Davalarda Yapılan İkrarın Delil Niteliği Nedir?

Merhaba, bir davada tarafından yapılan mahkeme içi ikrarın, aynı tarafın başka bir dava için delil olarak kullanılması mümkün mü? Söz konusu başka davada karşı tarafın, ikrarın yapıldığı ilk davadan farklı olması durumun...

Anonim
1 cevap
Çankaya

Ticari Alacaklar için Verilen Senetlerin Niteliği: Malen mi Yoksa Nakden mi Olmalı?

Merhaba, şirketimizin ticari alacakları için mal tesliminden sonra 1 veya 2 yıl sonra müşterinin oluşan cari borcuna istinaden vereceği senedin malen mi yoksa nakden olacağı ile ilgili farklı şeyler söyleniyor. Evrak mal...

Anonim
1 cevap
Konya

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararının Tekrar İncelenmesi Mümkün mü?

Merhaba, 2014 yılında dayıma vermiş olduğum vekalet ile adıma Mersin'de bir arsama satış vaadi sözleşmesi yapılmış. Arsamın 2014 yılındaki değeri 3,5 milyon TL idi. Satış vaadi sözleşmesi 260 bin TL üzerinden yapılmış. A...

MG
Murat Gökhan Ş.
1 cevap
Mersin

Benzer yazılar.

Bu konuyla bağlantılı hukuk yazılarını inceleyin.

Günümüzde iş alanlarının çeşitlerinin farklılaşması ve artması, işverenlerin farklı alanlarda daha profesyonel ve yetkin kişilerle birlikte çalışma ihtiyacını doğurmuştur. Bu anlam

MA
Mustafa A.

Satılan şeyin satıcının belirttiği nitelikleri taşımamasına veya onun değer ve faydasını azaltan ya da tamamen ortadan kaldıran noksanlıklara hukuk dilinde ayıp denir. Satıcının ay

MA
Mustafa A.

DURUMUN AYIBA VEYA ZAPTA KARŞI TEKEFFÜL HÜKÜMLERİNE GÖRE DEĞERLENDİRİLMESİ Alıcı ile satıcı arasında araç satış sözleşmesinin yapılmasından bir müddet sonra aracın, idarece zaptı s

MA
Mustafa A.

Bu çalışmamızda rödovans sözleşmesinin niteliğini, sözleşmeye hangi hükümleri uygulanacağını, rödovans sözleşmesinin maden hukuku ile olan ilgisini inceleyeceğiz. MADEN SAHALARI VE

MA
Mustafa A.

Günümüzde artan konut ihtiyacı, arsa sahiplerinin inşaat ve devamı işlerle uğraşmak istememeleri gibi sebeplerle kişiler, kendilerine ait arsaları belirli şartlar dahilinde yükleni

MA
Mustafa A.

A-BAYİLİK SÖZLEŞMESİ NEDİR? Bayilik sözleşmesi, çerçeve niteliğinde bir sözleşmeye dayalı olarak sözleşme süresince belli dönemlerle bayinin alıcıdan belli miktarda malı almayı taa

MA
Mustafa A.