Havaya ateş etme nedeniyle silahlı tehdit iddiasında ne yapmalıyım?
Edirne’de havaya ateş etme olayıyla ilgili hakkımda savcılık tarafından “silahlı tehdit” ve “kamu görevinin sağladığı nüfuzu/araçları suça kullanma” iddialarıyla iddianame düzenlendi. Polis memuruyum. Bu aşamada nasıl bir yol izlemeliyim, hangi savunmaları/itirazları yapabilirim?
Cevaplar
Merhaba, iddianame düzenlenmiş olması artık soruşturma aşamasının büyük ölçüde tamamlandığını ve dosyanın mahkemeye gittiğini gösterir; bu noktada en doğru yol, “hangi fiil hangi delille hangi suça bağlanmış” sorusunu netleştirip savunmayı buna göre kurmaktır. İddianamede geçen silahlı tehdit ve “kamu görevi nedeniyle elde edilen aracı suçta kullanma” ifadesi uygulamada çoğunlukla TCK’daki tehdit düzenlemesi ile kamu görevlisinin görev gereği elinde bulundurduğu araç-gereci suçta kullanması hâlindeki artırım kuralına dayandırılır (TCK m.106 ve m.266). Bu maddelerin kanun metni için Türk Ceza Kanunu esas alınır.
Pratikte kritik ayrım şudur: “Havaya ateş etme” tek başına her zaman “tehdit” sayılmaz; tehdit suçunda, belirli bir kişiye yönelik korkutma/tehdit iradesinin (kastın) ve bunun dışa yansımasının (söz, hareket, hedef alma, takip, mesafe, mağdur beyanı, tanık, kamera vb.) dosyada nasıl kurulduğu belirleyicidir. Savcılık, havaya ateş etmeyi bir kişiye yönelmiş tehdit davranışı olarak okumuş olabilir; siz ise olayın bağlamı, hedef alınmaması, mağdurla ilişkinin niteliği, kalabalık/mesafe, uyarı amaçlı olup olmadığı gibi hususlarla “tehdit kastı yoktu” veya “isnat edilen kişiye yönelmiş somut tehdit yok” ekseninde savunma kurabilirsiniz (dosyadaki delile göre değişir).
“Kamu görevi nedeniyle elde edilen aracı suçta kullanma” iddiasında ise mahkemenin bakacağı temel nokta, kullanılan silah/ekipmanın görev gereği elde bulundurulan (örneğin zimmetli hizmet silahı) araç olup olmadığı ve bu aracın isnat edilen suçun işlenmesinde gerçekten kullanılıp kullanılmadığıdır. Bu unsur oluşmazsa TCK 266 artırımının uygulanmaması gerektiği yönünde savunma yapılır.
Bundan sonraki yol haritası olarak:
Kapanış olarak: Bu dosyada “tehdit”in gerçekten kurulup kurulmadığı ve TCK 266 artırım şartlarının oluşup oluşmadığı, iddianamenin hangi delile dayanıp nasıl bir anlatı kurduğuna bağlı. İsterseniz daha nokta atışı yönlendirebilmem için şunları sorayım: Olayda şikâyetçi/müşteki olarak adı geçen belirli bir kişi var mı, yoksa genel bir olay mı? Ateş edilen yer (meskûn mahal mi, açık alan mı) ve sizin “görevdeydim/görev dışıydım” durumunuz iddianamede nasıl yazıyor? Kullanılan silahın hizmet silahı olduğu açıkça belirtilmiş mi?
Merhaba, geçmiş olsun. İddianame düzenlenmiş olması, soruşturmanın bittiği ve dosyanın mahkemeye sevk edildiği anlamına gelir; bu aşamada yapacağınız hamleler “suç vasfının” (havaya ateş etmenin tehdit sayılıp sayılmayacağı gibi) ve delil tartışmasının çerçevesini belirler.
Önce şunu netleştirin: Savcılığın “silahlı tehdit” isnadı genellikle mağdurun hedef alındığı, sözle/beden diliyle tehdit mesajı verildiği, silahın kişiye veya yakın çevresine yöneltildiği, atışın mağdurda somut korku yaratacak şekilde gerçekleştiği iddiasına dayanır. Bu nedenle iddianamede kime karşı, hangi söz/eylemle, hangi mesafeden ve hangi zamanlamayla tehdit kurulduğu anlatılmak zorundadır. Tehdit suçunun kanuni dayanağı olan Türk Ceza Kanunu madde 106 bakımından savunmanın omurgası çoğu dosyada “tehdit kastı yoktu, muhatap yoktu, hedef alma yoktu, eylem korkutma amacı taşımıyordu” ve bunun delillerle gösterilmesi olur.
“Kamu görevi nedeniyle elde edilen aracı suçta kullanma” diye yazılan kısım ise çoğu zaman ayrı bir suçtan ziyade, hizmet silahı gibi görev nedeniyle elinizde bulunan araç-gerecin suçta kullanıldığı iddiasıyla cezada artırıma dayanak yapılmak istenir. Burada kritik konu, silahın hizmet silahı olup olmadığı, olay anında görevli olup olmadığınız ve isnat edilen suç tipinde “kamu görevlisi olma” unsurunun ayrıca dikkate alınıp alınmadığıdır. İddianamede bunun hangi maddeye dayandırıldığını mutlaka kontrol edin.
Bundan sonraki pratik yol haritası şöyle olmalı:
Son olarak, disiplin/idari yönü de doğabileceği için ceza dosyasındaki beyanlarınızı kurum içi süreçleri de düşünerek, tek elden ve çelişkisiz yönetmenizi öneririm.
Olay tarihinde hizmet silahı mı vardı, yoksa şahsi ruhsatlı silah mı? Olay anında görevli miydiniz ve bir “mağdur/şikayetçi” somut olarak var mı? İddianame mahkemece kabul edilip size duruşma günü tebliğ edildi mi?