Şizofreni Tedavisi Velayet ve Görüş Gününü Etkiler mi?
Velayetin düzenlenmesi davam var. Psikiyatride tedavi görüyorum ve bana şizofreni teşhisi konuldu. Boşanma davam da devam ediyor. Hakim, rapor alınması için beni sağlık kuruluna gönderdi; heyete çıktım. Mahkeme, tedavi gördüğüm hastaneden kullandığım ilaçlara ilişkin bilgileri istemiş, ancak rapor henüz hazırlanmadı. Bu durumda karşı taraf velayeti alabilir mi? Ayrıca ilişki tesisi için rapor çıkmadan hakim bana en azından bir gün de olsa çocukla görüşme günü verir mi?
Cevaplar
Merhaba. Şizofreni tanısı ve psikiyatri tedavisi, tek başına velayeti otomatik olarak karşı tarafa verdiren bir durum değildir. Aile mahkemesi, tanı etiketinden çok, sizin ebeveynlik kapasitenizi fiilen nasıl etkilediğine ve çocuğun üstün yararına bakar. Mahkemenin sizi sağlık kuruluna sevk etmesi de bu nedenle “risk var” varsayımı değil, “durumu objektif raporla netleştirme” amaçlıdır.
Velayet yönünden kritik nokta şudur: TMK m.348’e göre velayetin kaldırılması/velayet düzeninin değiştirilmesi ancak “hastalık vb. sebeplerle velayet görevini gereği gibi yerine getirememe” gibi hâllerde ve çocuğu korumaya ilişkin daha hafif önlemler yetersiz kalıyorsa gündeme gelir. Yani rapor, düzenli tedavi altında olduğunuzu, içgörünüzün ve işlevselliğinizin yeterli olduğunu, çocuğa bakım verebildiğinizi gösterirse velayetin sizde kalması veya en azından kişisel ilişkinin geniş kurulması mümkündür.
Görüş günü (kişisel ilişki) açısından: Boşanma davası sürerken hâkim, çocuğun bakım/korunması için geçici tedbirleri re’sen alır (TMK m.169). Ayrıca velayet sizde olmasa bile çocuğunuzla “uygun kişisel ilişki” isteme hakkınız vardır (TMK m.323); ancak çocuğun huzuru tehlikeye girerse kişisel ilişki reddedilebilir ya da sınırlandırılabilir (TMK m.324). Bu nedenle rapor çıkmadan da hâkim tedbiren görüş verebilir; fakat dosyada “akut dönem, tedavi uyumsuzluğu, çocuğa yönelik somut risk” şüphesi varsa raporu bekleyip bu arada daha kontrollü bir model kurmayı tercih edebilir.
Uygulamada işe yarayan yol genellikle şudur:
Son olarak: Mahkeme hastaneden ilaç/tanı bilgisi isteyebilir; ancak sağlık verileri özel nitelikli olduğundan, hastanenin talep kapsamını aşarak gereksiz detay (terapi notları gibi) göndermesi KVKK açısından sorunlu olabilmektedir.
Hastanede yattim jandarmalar geldi goturdu vasim var kisitliyim avukat bey
Kısıtlı olmanız ve bir vasi atanmış olması, velayet davasında mahkemenin “ebeveynlik yeterliliği”ni daha yakından incelemesine yol açar; ancak yine de otomatik olarak velayet karşı tarafa geçer diye bir kural yok. Hâkim, çocuğun üstün yararı açısından sizin hastalığınızın/atakların çocuğun bakımını ve güvenliğini somut olarak tehlikeye sokup sokmadığına bakar. TMK m.348’de velayetin kaldırılması ancak “hastalık vb. sebeplerle velayet görevini gereği gibi yerine getirememe” gibi durumlar varsa ve daha hafif önlemler yetmiyorsa gündeme gelir.
Sizin açınızdan kritik bir nokta: Kısıtlıların fiil ehliyeti yoktur (TMK m.14). Bu nedenle devam eden boşanma/velayet dosyanızda usulen, işlemlerinizi çoğu durumda vasinizin yürütmesi gerekir; aksi hâlde beyan/işlemleriniz “temsil” bakımından tartışma konusu yapılabilir. Bu, velayet hakkınızın esasen bittiği anlamına gelmez; ama dosyayı doğru yönetmek için önemlidir.
“Hastaneye jandarma ile götürülme” anlattığınız tablo, çoğu olayda koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması (TMK m.432) veya akıl hastalığı nedeniyle kısıtlama (TMK m.405) süreciyle birlikte görülür. Mahkeme bu kayıtları “risk değerlendirmesi” için kullanabilir; fakat asıl belirleyici olan güncel kurul raporu, tedavi uyumu, atak sıklığı ve çocuğa bakım verebilme kapasitesidir.
Çocukla görüş (kişisel ilişki) yönünden rapor beklenmeden de karar verilebilir; çünkü boşanma davası açılınca hâkim, çocukların bakım ve korunmasına dair geçici önlemleri re’sen alır (TMK m.169). Ayrıca velayet sizde olmasa bile çocukla uygun kişisel ilişki talep hakkınız vardır; risk görülürse bu hak sınırlandırılabilir (ör. gözetimli görüş).
Pratikte şu adımlar en hızlı sonuç verir:
Vasiniz üzerinden (veya vekil avukatınızla) mahkemeye “tedbiren kişisel ilişki” dilekçesi verip gözetimli/uzman eşliğinde görüş talep edin.
Hastane yatış/epikriz ve düzenli tedavi-ilaç kullanımına ilişkin belgeleri dosyaya sunun (rapor gelene kadar “istikrar”ı gösterir).
Karşı taraf “hiç görüştürmeyelim” diyorsa, çocuğun yararı için kademeli görüş planı önerin.
Velayet davasında şu an çocuk fiilen kimde kalıyor?
Vesayet/kısıtlama kararınızın gerekçesi TMK 405 (akıl hastalığı/akıl zayıflığı) mı, karar metninde hangi madde yazıyor?