İş yeri haczinde borçlu bulunmadan işlem yapılır mı?
Bir kuaför saçımı yaktığı için şikâyetçi oldum. Karar/ilam sonucunda yaklaşık 25.000 TL olan alacak, faiz ve masraflarla birlikte yaklaşık 30.000 TL oldu. Bankada/üzerine kayıtlı mallarda bir şey çıkmadı. Borçlunun kendi üzerine devraldığı dükkâna haciz talep ettim. Haciz için benim de gitmem gerektiği söylendi; ancak muhatap olmak istemiyorum.
- Ben gitmeden (veya aşağıda beklerken) haciz işlemi yapılabilir mi?
- Dükkân levhası/ruhsatı borçlu adına olsa bile, içerideki eşyalar için “benim değil” diyerek haczi engelleyebilir mi?
- Bu durumda hangi adımları atmam gerekir (ör. istihkak iddiası olursa süreç nasıl işler)?
Cevaplar
Merhaba, işyeri haczinde “alacaklının mutlaka haciz mahallinde bulunması” diye bir kanuni şart yok; ancak uygulamada bazı icra daireleri fiilî hacizde (özellikle yediemin, muhafaza, çilingir/kolluk gibi konularda) alacaklıdan ya da vekilinden irtibat ve talimat almak isteyebiliyor. Bu, işlemin yapılmasını engelleyen bir zorunluluk değil; doğru kurgulanırsa siz muhatap olmadan da süreç yürütülebilir.
1) Ben gitmeden (veya aşağıda beklerken) haciz yapılabilir mi? Evet. Haciz, borçlunun yokluğunda dahi yapılabilir; haciz tutanağı düzenlenir. Siz (veya borçlu) haciz sırasında orada yoksanız, icra dairesi sizi 3 gün içinde tutanağı inceleyip beyanınızı bildirmek üzere davet eder (İİK m.103). Pratik çözüm: Bir avukatla (vekil) fiilî hacze gidilmesi çoğu dosyada en sorunsuz yoldur; siz hiç görünmeden, tüm iletişimi vekil üzerinden yürütebilirsiniz.
2) Levha/ruhsat borçlu adına olsa bile “benim değil” deyip eşyaların haczini engelleyebilir mi? “Benim değil” demesi haczi otomatik engellemez; icra memuru bu beyanı tutanağa geçirir ve istihkak prosedürü devreye girer. Borçlu veya üçüncü kişi, taşınır üzerinde üçüncü kişinin mülkiyet/rehin hakkı olduğunu söylüyorsa memur bunu tutanağa yazmak zorundadır (İİK m.85/2 ve m.96). Bununla birlikte, taşınır mallarda genel kural olarak zilyetlik (elde bulundurma) mülkiyet karinesi doğurur; işyeri borçlu tarafından işletiliyorsa içerideki demirbaşın borçluya ait olduğu varsayımıyla haciz yapılması olağandır.
Bu nedenle fiilî hacizden önce dosyaya/vekile şu hazırlıkları yaptırın: işyerinin borçlu tarafından işletildiğini gösteren ruhsat, vergi levhası, kira sözleşmesi/abonelikler, pos/IBAN, ticaret sicil bilgisi, SGK işyeri kaydı, mümkünse fotoğraf ve adres tespiti. İstihkak iddiası gelirse hangi prosedürün (m.97 mi m.99 mu) işletildiğini doğru tespit edip süreleri kaçırmadan hareket etmek kritik.
Borçlu maliye de ve sosyal medya üzerinde işletme kendi üzerine gözüküyor o halde eşyalar benim diyemez öyle mi? Ben icra memurlarıyla oraya gidicem ama içeri girmek istemiyorum kavga çıkmsın diye
Maliye kaydı, SGK işyeri kaydı ve sosyal medyada işletmenin borçlu adına görünmesi haciz yapılmasını kolaylaştırır; ancak “içerideki her eşya kesin borçlunun malıdır, artık ‘benim değil’ diyemez” sonucunu otomatik doğurmaz. İşyeri borçlunun üzerinde olsa bile demirbaşların kiralık/emanet/finansal kiralama konusu olması, başka bir şirketten faturalı gelmesi, üçüncü kişiye ait olduğu iddiası gibi ihtimaller her zaman ileri sürülebilir; bu iddia haczi kendiliğinden iptal etmez, tutanağa geçirilir ve istihkak prosedürü işler.
Borçlu (veya orada bulunan biri) “eşya benim değil” derse icra memuru bu beyanı tutanağa yazar; dosya, malın kimin fiilî hâkimiyetinde sayıldığına göre İİK 96-99 hattındaki istihkak usulüne gider. Burada kritik nokta şudur: Eşya borçlunun zilyetliğinde/işletme alanında haczediliyorsa genellikle mülkiyet karinesi alacaklı lehine işler; üçüncü kişi iddiasını belgelemek zorunda kalır. Eşya üçüncü kişinin zilyetliğinde kabul edilirse bu kez alacaklıya (size) belirli süre içinde istihkak davası açma yükü doğabilir ve süre kaçarsa o eşya yönünden haciz fiilen düşer.
Sizin “içeri girmek istemiyorum” kısmına gelince: Alacaklının haciz mahallinde bizzat bulunması kanunen şart değildir. Uygulamada memurlar sizden yönlendirme isteyebildiği için en güvenli yol avukatla hacze çıkmak ya da en azından icra dosyasına “hacizde alacaklı olarak tartışmaya girmeyeceğim, işlemler memur marifetiyle yapılsın, tebligatlar yapılsın” minvalinde dilekçe bırakmaktır. Haciz sırasında siz içeride olmazsanız, tutanağı inceleyip diyeceklerinizi bildirmeniz için 3 gün süreli davet (103 davetiyesi uygulaması) da gönderilebilir.
Şiddet/kavga riski görüyorsanız haciz gününden önce icra müdürlüğüne kolluk marifetiyle güvenlik talebinizi yazılı verin; siz de binanın dışında/koridorda bekleyip memurlarla sadece gerektiğinde, kısa şekilde muhatap olabilirsiniz.