Elektrik kesintisi sonrası yanan cihazda tazminat hakkı var mı?
Hangi şartlarda dağıtım şirketi sorumlu olur?
Evet, bazı durumlarda tazminat hakkı doğar. Ama “elektrik kesildi, cihaz yandı” demek tek başına yeterli olmaz. Dağıtım şirketinin sorumlu tutulabilmesi için genelde üç ana unsur aranır: şebeke kaynaklı bir olay, zarar ve nedensellik bağı.
Uygulamada en tipik senaryo; kesinti sonrası elektriğin ani gelmesi, gidip gelmesi veya voltaj dalgalanması nedeniyle buzdolabı, kombi, televizyon gibi cihazların arızalanmasıdır. Dağıtım şirketi, hasarın kendi şebekesinden kaynaklanmadığını iddia edebilir. Bu yüzden yetkili servis raporunda arızanın “şebeke voltajı dalgalanması/enerji kesintisi sonrası aşırı gerilim” gibi ifadelerle açık yazması kritik olur.
Diğer önemli şart: zarar kullanıcının kendi kusurundan veya iç tesisat probleminden kaynaklanmamalı. Örneğin bina içi kablolama, kaçak akım rölesi eksikliği, priz yanıkları gibi durumlar tartışma yaratabilir.
Ayrıca başvuru süresi de önemlidir. EPDK’nın bilgilendirmesine göre, dağıtım şebekesinden kaynaklanan teçhizat hasarı için kullanıcı, zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren 10 iş günü içinde dağıtım şirketine talepte bulunabilir. Bu çerçeveyi EPDK’nın ilgili açıklamasında da görebilirsiniz.
Kesinti tazminatı ile cihaz hasarı tazmini farkı
Kesinti tazminatı, belirli süre ve sıklık eşiği aşan kesintilerde, çoğu zaman standart bir hesapla ve bazen başvurusuz şekilde faturaya indirim olarak yansıyabilen bir kalemdir. Burada hedef, “elektriğin kesintisiz verilmesi” yükümlülüğünün ölçülmesidir.
Cihaz hasarı tazmini ise farklıdır. Somut bir eşya zararını kapsar. Onarım bedeli, parça değişimi, bazı hallerde cihazın rayiç değeri gibi kalemler gündeme gelir. En belirleyici konu, hasarın gerçekten dağıtım şebekesinden kaynaklandığının teknik olarak ortaya konmasıdır.
Voltaj dalgalanması ve kesintinin ayıplı hizmet sayıldığı durumlar
Planlı kesinti, arıza, bakım çalışması ayrımı
Elektrik hizmetinde sorun yaşandığında, hukuki değerlendirme çoğu zaman kesintinin “nasıl” meydana geldiğine göre değişir. Pratikte üç tablo öne çıkar: planlı kesinti, arıza kaynaklı (ani) kesinti ve bakım-onarım müdahaleleri.
Planlı kesinti, şebekede programlı bir çalışma nedeniyle yapılır. Mevzuatta “bildirim” kavramı özellikle önemlidir. Dağıtım veya iletim sisteminde programlanmış bir müdahale nedeniyle yapılacak kesintinin, tarih ve saat bilgileriyle en az 48 saat önce duyurulması beklenir. Bu duyuru, dağıtım şirketinin internet sitesi yanında kitle iletişim araçlarıyla yapılabilir; isteyen kullanıcıya SMS veya e-posta gönderilmesi de öngörülür. Bu çerçeve, Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği içinde tanımlanır.
Arıza kaynaklı kesintiler ise çoğu zaman “bildirimsiz” olur. Cihaz yanması iddialarında da genelde bu tip kesintiler ve kesinti sonrası ani gerilim yükselmesi, gidip gelme, dalgalanma tartışılır. Burada konu sadece elektriğin kesilmesi değil, elektriğin teknik kalite açısından güvenli şekilde sunulup sunulmadığıdır.
Mücbir sebep ve sorumluluğu kaldıran haller
Her kesinti, otomatik olarak “ayıplı hizmet” veya kusurlu davranış anlamına gelmez. Deprem, sel, büyük fırtına, yangın, geniş çaplı heyelan gibi öngörülemez ve kaçınılmaz olaylar mücbir sebep olarak gündeme gelebilir. Bu tür hallerde, özellikle kesinti tazminatı hesaplarında mücbir sebeple oluşan kesintilerin dikkate alınmadığına ilişkin düzenlemeler bulunur.
Benzer şekilde “güvenlik sebebiyle” yapılan kesintiler de farklı değerlendirilir. Örneğin can ve mal güvenliğini sağlamak için enerjinin geçici olarak kesilmesi, olayın koşullarına göre sorumluluğu azaltabilir veya kaldırabilir. Yine de cihaz hasarında nihai değerlendirme somut delillere dayanır: kesintinin nedeni, dağıtım şebekesindeki kayıtlar, servis raporu ve varsa bilirkişi incelemesi.
Tazminat için doğru muhatap: dağıtım şirketi mi, tedarik şirketi mi?
Faturadan şirket isimleri nasıl anlaşılır?
Elektrikte iki ayrı şirket kavramı sık karışır: tedarik şirketi (elektriği satan ve faturayı kesen) ve dağıtım şirketi (şebekeyi işleten, arıza ve kesintiyi yöneten).
Bunu en hızlı, elinizdeki elektrik faturasından anlarsınız:
- Faturanın üst bölümünde yer alan “satıcı/tedarikçi” adı genelde sözleşme yaptığınız şirketi gösterir. Çoğu konutta bu şirket “görevli tedarik şirketi”dir. Faturayı düzenleyen, tahsilat yapan ve abonelik işlemlerini yürüten taraftır.
- Fatura kalemlerinde “dağıtım bedeli” geçmesi normaldir. Bu kalem, dağıtım hizmetinin ücretidir. Ancak bu, başvurunun her zaman tedarikçiye yapılacağı anlamına gelmez.
- Birçok faturada ayrıca “dağıtım şirketi” adı da açıkça yazar. Yazmıyorsa bölgenizin dağıtım şirketi bilgisini, kesinti duyurularından veya arıza kanallarından da doğrulayabilirsiniz.
Özetle: fatura ve sözleşme konuları tedarikçiyle; kesinti, voltaj ve şebeke kaynaklı cihaz hasarı iddiaları çoğunlukla dağıtım şirketiyle ilgilidir.
Başvuruyu nereye ve nasıl iletmek gerekir?
Beyaz eşya yanması gibi şebeke kaynaklı teçhizat hasarı iddiasında ilk muhatap genellikle dağıtım şirketidir. Başvuruyu mümkünse aynı gün kayıt altına alın. EPDK’nın tüketici bilgilendirmesine göre, dağıtım şebekesinden kaynaklandığı düşünülen hasar için zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren 10 iş günü içinde dağıtım şirketine talepte bulunulabilir. Bu süre ve süreç özeti EPDK’nın tüketici SSS sayfasında da yer alır.
Başvuruyu iletirken hedefiniz “ispat” kadar “iz bırakmak” olmalı:
- Telefon/online kanaldan hasar ihbarı oluşturun ve kayıt numarası alın.
- Ardından aynı talebi yazılı (e-posta, form, dilekçe) yineleyin.
- Ek olarak servis raporu, onarım teklifi/faturası, fotoğraflar ve kesinti saatleri gibi belgeleri baştan paylaşın.
Fatura tutarı, tarife, sözleşme, gecikme faizi gibi konularda ise doğru muhatap çoğu zaman tedarik şirketidir.
Hasarı ispatlamak için hangi belgeler ve deliller gerekir?
Yetkili servis raporunda bulunması gerekenler
Cihaz hasarı başvurularında en kritik parça genellikle yetkili servis raporu olur. Rapor “cihaz çalışmıyor” demekle kalmamalı. Hasarı şebeke olayıyla ilişkilendirecek kadar net olmalı.
İdeal bir raporda şunlar bulunur: cihazın marka-modeli, seri numarası, teslim alınma ve inceleme tarihleri, arızanın tespiti, değişen parçalar veya onarım önerisi ve maliyet. En önemlisi, arızanın muhtemel nedenine ilişkin teknik ifade: “enerji kesintisi sonrası aşırı gerilim”, “voltaj dalgalanmasına bağlı güç kartı arızası” gibi. Raporun kaşeli-imzalı olması ve servis ünvanının açık yazması da ileride uyuşmazlık çıkarsa işinizi kolaylaştırır.
Fotoğraf, fatura, garanti belgesi ve komşu beyanı
Tek bir belgeye yaslanmak yerine küçük bir “delil paketi” hazırlamak daha sağlıklı olur. Özellikle şu belgeler sık işe yarar:
- Cihazın yanmış parça, ekran hata kodu, sigorta kutusu ve varsa priz/fiş görüntülerini gösteren tarihli fotoğraflar.
- Cihazın satın alma faturası veya e-fatura çıktısı. Yoksa garanti belgesi tek başına yeterli olmayabilir ama destekleyicidir.
- Servisin düzenlediği teklif/onarım faturası ve parça bedelleri.
- Aynı saatlerde çevrede kesinti/dalgalanma yaşandığını anlatan komşu beyanı. Noter şart değildir; tarih, saat, isim ve imza içeren kısa bir metin bile yardımcı olur.
İç tesisat iddiasına karşı temel kontroller
Dağıtım şirketleri bazı dosyalarda “sorun binanın iç tesisatında” savunmasına yönelebilir. Bu yüzden siz de temel kontrolleri baştan belgeleyin: elektrik panosunda kaçak akım rölesi ve sigortaların durumu, gevşek yanık izleri, çoklayıcı-prizlerin hasarı, topraklama ile ilgili bilinen bir problem olup olmadığı.
Mümkünse bir elektrikçiden “daire içi tesisatta bariz arıza görülmediğine” dair kısa bir tespit yazısı almak, özellikle tartışmalı dosyalarda servis raporunu destekler. Bu belge, iddiayı kesin olarak bitirmez ama incelemenin yönünü etkileyebilir.
Dağıtım şirketine cihaz hasarı başvurusu nasıl yapılır?
Hasar ihbarı ve kayıt numarası alma
Cihaz yandıysa ilk iş, dağıtım şirketine hasar ihbarı açtırmaktır. Bunu çağrı merkezi, mobil uygulama, web formu, WhatsApp hattı veya müşteri hizmetleri merkezinden yapabilirsiniz. Hangi kanalı kullanırsanız kullanın şu bilgileri net verin: kesintinin olduğu tarih-saat aralığı, adres, tesisat numarası (varsa), yanan cihazın türü ve hasarın ne zaman fark edildiği.
İhbarı açtırırken özellikle kayıt numarasını isteyin ve saklayın. Sonrasında aynı gün veya ertesi gün kısa bir yazılı başvuru daha gönderin. E-posta ya da form üzerinden “hasar tazmini talebi” olarak iletmeniz, ileride “başvuru yaptım” ispatını güçlendirir.
Abonelik sizin adınıza değilse, birçok dağıtım şirketi başvuruyu yine alır ama sizden “kullanıcı” olduğunuzu gösteren belge isteyebilir. Kira sözleşmesi, ikametgah gibi evrakları hazır tutmak işe yarar.
İnceleme, eksper ve servis süreci nasıl işler?
Başvurudan sonra dağıtım şirketi genelde kendi şebeke kayıtlarını (kesinti, gerilim olayı, arıza çalışması) kontrol eder. Gerek görürse yerinde inceleme yapabilir veya sizden ek belge ister. Bazı durumlarda “cihazın kısa sürede çalışır hale gelmesi gerekiyorsa” servisle hızlandırılmış bir yol da önerilebilir. Bu noktada cihazı çöpe atmayın ve mümkünse parçaları değiştirmeden önce fotoğraf alın.
Süreçte iki kritik detay var: (1) Yetkili servis raporunda arızanın şebeke kaynaklı olabileceği açık yazmalı, (2) sizden istenen belgeler tek seferde ve okunaklı iletilmeli. Sonuç alamazsanız, dağıtım şirketine yaptığınız başvuru ve eklerle birlikte EPDK tüketici şikâyet sistemi üzerinden de süreci resmileştirebilirsiniz.
Talep edilebilecek kalemler: onarım, bedel iadesi, rayiç değer
Talep kalemi dosyaya göre değişir. En yaygın üç seçenek şunlardır: onarım bedeli (fatura/teklif ile), cihaz ekonomik tamire uygun değilse bedel iadesi veya muadil bulunamadığında ya da cihaz çok eskiyse rayiç değer üzerinden ödeme. Hangi kalemin uygun olacağını servis tespiti ve cihazın yaşı, kullanım durumu ve arıza türü belirler.
Başvuru reddedilirse hangi yollara gidilir?
Yazılı ret sonrası THH başvurusu
Dağıtım şirketi talebinizi reddederse, önce reddin yazılı olmasına dikkat edin. E-posta yanıtı, sistem çıktısı veya imzalı yazı ileride delil olur. Sonra uyuşmazlık bedeline göre Tüketici Hakem Heyeti (THH) yoluna gidebilirsiniz.
2026 yılı için değeri 186.000 TL’nin altında kalan tüketici uyuşmazlıklarında THH’ye başvuru zorunludur. Bu tutarın üzerindeki dosyalar için THH yolu kapalıdır. Parasal sınır ve başvuru kanalları (e-Devlet/TÜBİS, elden, posta) Ticaret Bakanlığı’nın THH bilgilendirme metninde güncel şekilde yer alır.
THH başvurusunda, dağıtım şirketine yaptığınız başvuru, ret yazısı, servis raporu, fotoğraflar ve onarım teklifi/faturayı tek dosya halinde sunmanız süreci hızlandırır.
Tüketici mahkemesi ve zorunlu arabuluculuk ne zaman?
Uyuşmazlık bedeli 186.000 TL ve üzerindeyse veya THH kararı sonrasında itiraz/uygulama sorunları doğarsa gündem tüketici mahkemesi olur (tüketici mahkemesi yoksa görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir).
2026 itibarıyla tüketici mahkemesinde dava açmadan önce birçok uyuşmazlıkta dava şartı arabuluculuk uygulanır. Yani mahkemeye gitmeden önce arabulucuya başvurmanız gerekebilir. Ancak her dosya aynı değildir. THH kararlarına itiraz gibi bazı süreçlerde arabuluculuk şartı farklı değerlendirilir. Bu yüzden dava açmadan önce uyuşmazlığın türüne göre kontrol yapmak önemlidir.
EPDK şikâyeti hangi durumlarda işe yarar?
EPDK şikâyeti, özellikle şu durumlarda fayda sağlar: dağıtım/tedarik şirketinin başvurunuzu kayıt altına almaması, size yanıt vermemesi, süreçte yanlış yönlendirmesi veya kesinti ve hizmet kalitesi yükümlülüklerine aykırılık iddiası.
EPDK, mahkeme gibi doğrudan “tazminata hükmetmez”. Ancak şirketin başvuruyu ele alış biçimini denetleyen ve süreci hızlandırabilen idari bir kanaldır. Başvuruyu, ilgili şirketle yazışmalarınızı ve kayıt numaranızı ekleyerek EPDK tüketici şikâyet ekranından yapabilirsiniz.
Süreler, zamanaşımı ve ödeme şekli konusunda bilinmesi gerekenler
Başvuru süresini kaçırmanın riskleri
Cihaz hasarında iki ayrı “süre” konuşulur: idari başvuru süresi ve hukuki zamanaşımı.
Uygulamada en kritik olanı, dağıtım şirketine yapılan hasar başvurusu süresidir. Şebekeden kaynaklanan teçhizat hasarlarında, zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren 10 iş günü içinde başvuru yapılması beklenir. Bu süre kaçırılırsa, şirket “süresinde bildirim yapılmadı” gerekçesiyle dosyayı incelemeden kapatabilir veya delillerin zayıfladığını ileri sürebilir. Bu, hakkınızın otomatik bittiği anlamına gelmez; ama ispat yükünüz ağırlaşır.
Bunun yanında, uyuşmazlığın hukuki niteliğine göre farklı zamanaşımı süreleri gündeme gelebilir. Örneğin tüketici işlemi kapsamında “ayıplı hizmet” iddiasında iki yıllık süre; haksız fiil değerlendirmesinde ise öğrenmeye bağlı iki yıl ve her hâlde on yıl gibi süreler tartışılabilir. Hangi sürenin uygulanacağı dosyanın özelliklerine göre değiştiği için, gecikmiş dosyalarda profesyonel değerlendirme almak önemlidir.
Ödemede amortisman ve değer kaybı tartışması
Hasar kabul edilse bile ödeme kalemi ve tutarı tartışma yaratabilir. Şirketler bazı dosyalarda amortisman düşerek, yani cihazın yaşı ve kullanımına göre “yıpranma payı” uygulayarak ödeme teklif edebilir. Tüketici açısından ise iki güçlü argüman öne çıkar: onarım mümkünse onarım bedelinin karşılanması, onarım ekonomik değilse muadil/rayiç değer üzerinden makul bir ödeme yapılması.
Bu noktada servis raporunda “ekonomik tamir mümkün değil” gibi net ifadeler ve muadil fiyat araştırması, pazarlık ve hakem heyeti sürecinde elinizi güçlendirir.
Konut sigortası varsa tazminat süreci nasıl etkilenir?
Konut sigortanız veya ek teminatlarınız (elektronik cihaz, dahili su, yangın vb.) cihaz hasarını kapsıyorsa, iki kanalı paralel yürütmek çoğu zaman faydalıdır. Sigorta daha hızlı ödeme yapabilir. Sonrasında sigorta şirketi, ödediği tutar ölçüsünde sorumluluğu olduğunu düşündüğü tarafa rücu etmeyi tercih edebilir.
Burada önemli nokta çifte tahsilat riskidir. Aynı zarar için hem sigortadan hem dağıtım şirketinden tekrar ödeme almak genelde sorun çıkarır. Bu yüzden sigortaya başvururken, dağıtım şirketine de başvurduğunuzu açıkça bildirin ve gelen yazışmaları saklayın.