Yurt dışına para transferinde alacak nasıl ispatlanır?
Bir arkadaşım, 2 yıl önce yurt dışındaki bir arkadaşına bir şirket aracılığıyla para göndermiş. Ancak parayı gönderen şirket, transferleri arkadaşımın adıyla değil, farklı kişilerin kimlik bilgileri ve isimleri üzerinden ilgili hesaba göndermiş. Şimdi arkadaşım parasını geri istemektedir; karşı taraf ise arkadaşımın isminden para gelmediğini söylemektedir. Eldeki belgeler, bankanın o hesaba farklı isimlerle gönderdiği para dekontlarıdır. Açıklama kısmında yalnızca “yurt dışına para gönderme” yazmaktadır. Bu durumda alacak nasıl ispatlanabilir ve hangi hukuki yollara başvurulabilir?
Cevaplar
Merhaba. Bu tip uyuşmazlıkta temel mesele, paranın karşı tarafın hesabına geçtiğini ve bu paranın arkadaşınızın malvarlığından çıktığını (şirketin yalnızca “aracı” olduğunu) ispatlayabilmektir.
Mahkemede ispat yükü kural olarak iddia edene aittir (HMK m.190). Elinizdeki dekontlar, isimler farklı olsa bile, “belge” niteliğindedir (HMK m.199). Ayrıca para gönderimi, çoğu dosyada HMK m.200 anlamında “hukuki işlem” olarak değerlendirildiğinden, tutar yıllık parasal sınırı aşıyorsa kural olarak senetle (yazılı delille) ispat beklenir; bu sınır kanun metninde 2.500 TL yazsa da yıllar itibarıyla artırılmaktadır, 2026 için güncel parasal sınır ayrıca kontrol edilmelidir. Bu yüzden “tanıkla ispat” çoğu durumda tek başına yeterli olmaz; ancak dekontlar delil başlangıcı olarak kabul edilirse tanık da dinlenebilir (HMK m.202).
Pratikte ispatı güçlendiren en kritik hamle, aracı şirketten ve bankadan detaylı kayıtları toplamaktır. Şirketin, transferi hangi talimatla yaptığı, kimden parayı aldığı, hangi amaçla gönderdiği, KYC/işlem formu, makbuz/fatura, yazışmalar ve varsa kamera kayıtları istenebilir; dava açılırsa mahkemeden bu belgelerin müzekkere ile celbi talep edilir. Banka tarafında da mümkünse SWIFT/işlem mesaj detayları, gönderim talimatı, işlem referansı, varsa “lehdar/amaç” alanları gibi ayrıntılar celbedilmelidir.
Hukuki yol olarak genellikle iki seçenek öne çıkar:
İcra yoluna gelince: Borçlu Türkiye’deyse ilamsız icra başlatılıp itiraz gelirse “itirazın iptali” veya doğrudan alacak davası ile devam edilir. Borçlu yurt dışındaysa, Türkiye’de dava açılıp açılamayacağı ve tebligat/tenfiz ihtiyacı somut ülkeye ve yetki kurallarına göre ayrıca planlanır.
Son bir not: Aracı şirketin başkalarının kimliğiyle işlem yapması “uyum/KYC” yönünden ayrıca sorunlu olabileceğinden, olayda hile/aldatma emareleri varsa ceza boyutu (dolandırıcılık vb.) da değerlendirilir; fakat sırf “isim farklı geldi” savunması, para o hesaba geçmişse tek başına borcu ortadan kaldırmaz.