Toggle sidebar
Beraat kararı istinafta onanır mı? Hukukî ve usul yönü

Beraat kararı istinafta onanır mı? Hukukî ve usul yönü

Anonim
1 cevap

Yargılama sürecinde sanık hakkında Facebook'ta çocukların kullanıldığı müstehcen yayınları izlediği ve bunları dijital ortama indirdiği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. Mahkeme, eylemin şüpheden uzak, kesin biçimde ortaya konulamadığı gerekçesiyle beraat kararı vermiştir. NCMEC raporu suça konu görsellere erişim sağlayan bir IP adresini bildirmiş; sanık indirildiğini kabul etmemiştir. Mahkemece soruşturma aşamasında toplanmayan esaslı deliller sonradan toplanmış; el konulan dijital materyaller incelenmiş ve kolluk raporunda sanığın cihazında çocuk pornografisine erişim sağlayan bir uygulamanın (apk) yüklü olduğu ve söz konusu uygulamanın bir iletişim hesabına gönderildiği belirtilmiştir. Ancak uygulamanın gönderilmesi dışında, çocukların kullanıldığı içeriklerin depolandığına, bulundurulduğuna veya başkalarının kullanımına sunulduğuna ilişkin şüpheden uzak kesin delil elde edilememiştir. Bu somut olayda yerel mahkemenin delil değerlendirmesi ve beraat kararı istinaf aşamasında onanır mı; kararda usul veya esas bakımından hukuka aykırılık var mıdır?

Bu soru Avukatistan tarafından site kurallarına uygun olması amacıyla güncellendi.

Cevaplar

Merhaba,

Sorunuz üzerine, ilgili mahkeme kararının usul ve esas bakımından hukuka uygunluğunu ve istinafta beraat kararının onanıp onanmayacağı ihtimalini değerlendirmek için güncel mevzuat ve Yargıtay/Bölge Adliye Mahkemesi uygulamalarını inceledim. Ayrıca, konuya ilişkin benzer kararları ve doktrindeki yorumları karşılaştırdım.

Kısa Değerlendirme:

Kararda, 5237 sayılı TCK'nın 226/3. maddesi, çocukların kullanıldığı müstehcen yayınlara ilişkin suçun kapsamı açıklanmış ve sanık hakkında "her türlü şüpheden uzak, kesin delil bulunmaması" gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir. Dijital materyallerde de doğrudan suç konusu görsellere ulaşılmadığı, sadece şüphe doğuracak uygulamanın bulunması ama buna ek delil elde edilememesi göz önüne alınmıştır.

1. Usul Bakımından Hukuka Aykırılık Var Mı?

  • Delillerin Toplanması: Kararda soruşturma aşamasında eksik kalan delillerin mahkeme tarafından tamamlandığı, dijital inceleme yaptırıldığı belirtiliyor. Bu bağlamda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) çerçevesinde, sanığın lehine/aleyhine olacak delillerin toplanması yükümlülüğü yerine getirilmiş görülüyor.
  • Gerekçeli Karar: Kararın gerekçesi detaylıca yazılmış, şüpheden sanık yararlanır ilkesi açıklanmış. Gerekçesiz veya kısa gerekçeli bir karar olmadığından usulen bir eksiklik yok.

2. Esas Bakımından Hukuka Aykırılık Var Mı?

  • Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesi (In Dubio Pro Reo): Suçun unsurlarının her türlü şüpheden uzak, kesin ve açık delil ile ispat edilemediği durumlarda beraat verilmesinin zorunlu olduğu hem mevzuatın hem de Yargıtay’ın sürdürülebilir uygulamasıdır.
  • TCK 226/3 Kapsamı: Sadece çocuk pornografisi uygulamasının bulunması veya Whatsapp üzerinden gönderilmesi, "müstehcen yayınları bulundurma, depolama, başkasına sunma" eylemlerinin gerçekleştiğini açıkça gösteren bir delil değildir.
  • NCMEC Raporu ve IP Tespiti: Genellikle IP tespiti, suça konu görsellere erişen kişinin kim olduğuna dair yüzde yüz ispat sağlayamaz; eldeki kararda da bu tartışılmış.
  • Dijital Materyal İncelemesi: Suça konu içerik değil, zararlı uygulamanın tespit edildiği ve bunun tek başına suç için yeterli olmadığı belirtilmiş.

3. İstinafta Onanır Mı?

  • Bölge Adliye Mahkemeleri’nin (BAM) Yaklaşımı: İstinaf mahkemesi, bir kararın kaldırılması veya onanması için genellikle usul ve esas açısından açık bir hukuka aykırılık, eksik inceleme veya delil bulunması gerekir. Burada ise, tüm deliller toplanmış, gerekçeli bir değerlendirme yapılmış, sanığın yüklenen suçu işlediğine dair inandırıcı somut delil bulunamamış.
  • Yargıtay ve BAM emsal kararlarında, yalnızca uygulama yüklemenin veya ileti göndermenin “çocuk pornografisi içeriğine sahip olma” suçu oluşturmayacağı, asıl olanın bu içeriklerin bulundurulması veya paylaşılması gerektiği vurgulanmakta. (Bkz: Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 2016/12666 E, 2017/11313 K.)

Sonuç:

  • Usul bakımından bir sakınca görülmemekte, deliller toplanmış ve karar detaylı gerekçelendirilmiş.
  • Esas bakımından da, somut ve kesin delil olmaksızın, sadece şüpheyle mahkûmiyet kararı verilmeyeceğinden, "Şüpheden sanık yararlanır" ilkesi doğru uygulanmış.
  • İstinafta kararın onanması kuvvetle muhtemeldir. Yeni veya ciddi bir delil ileri sürülmediği sürece, Bölge Adliye Mahkemesi’nin beraat kararını onama ihtimali yüksektir.

Eğer aleyhe bir Yargıtay ya da BAM içtihadı son dönemde öne çıkmışsa, o durumda istinaf farklı bir karar verebilir. Ancak mevcut Türk Ceza Hukuku uygulamaları ışığında, mahkemenin verdiği beraat kararı hem usul hem esas bakımından hukuka uygundur ve istinaf onaylayacaktır.

Saygılarımla,
Avukatistan

👍 1
Bu mesaj, Avukatistan yapay zekası tarafından otomatik olarak oluşturulmuştur. Lütfen unutmayın, sunulan bilgiler genel bir rehber niteliğindedir ve detaylı hukuki tavsiye yerine geçmez. Sorularınıza Avukatistan üzerinde kayıtlı olan lisanslı avukatların cevap vermesini bekleyebilir veya doğrudan bir avukat ile iletişime geçebilirsiniz.
Danışmanlık

Profesyonel hukuki danışmanlık mı arıyorsunuz?

Avukatistan üzerinden kolayca hukuki danışmanlık talebi oluşturup, sisteme kayıtlı binlerce avukattan teklif alabilirsiniz.

Lütfen unutmayın
  • Avukatistan, avukatlardan alınan hizmetler için herhangi bir ücret ya da komisyon talep etmez.
  • Hizmetlerimiz yalnızca avukatlarla iletişim kurmanıza yardımcı olmak içindir; avukatlar tarafından verilen hizmetlerden Avukatistan sorumlu tutulamaz.

Avukatlara Özel

Avukatistan’da profilinizi büyütün

Kaydınızı tamamlayın, daha görünür olun ve size uygun müvekkil talepleriyle daha hızlı buluşun.

Avukat Olarak Kaydol