Toggle sidebar
Sigorta tazminatı davasında istinaf sonrası ne yapılır?

Sigorta tazminatı davasında istinaf sonrası ne yapılır?

Anonim
2 cevap

Merhaba. 2015 yılında işyerimizi Allianz Sigorta’ya sigortalattık. İşyerim kundaklama sonucu tamamen yandı. Savcılık ve polis tahkikat/soruşturmasında olayla ilgili herhangi bir şüpheli tespit edilemedi.

Buna rağmen sigorta şirketi olayı “şüpheli” bularak zararı ödemedi. Sigorta şirketine karşı dava açtık ve ilk derece mahkemesi sigorta lehine karar verdi. İstinafa başvurduk; istinaf kararın bozulmasına karar verdi. Dosya yeniden görüldü, bilirkişi incelemesi yapıldı ve 5 kişilik bilirkişi ücreti olarak 40.000 TL ödeme yaptık.

Şubat 2026’da mahkeme toplam 90.000 TL ödenmesine hükmetti. İtiraz dilekçesi vermemize rağmen karar değişmedi. Oysa yangın tarihindeki zararımızın yaklaşık 1.000.000 TL olduğunu fatura ve belgelerle dosyaya sunmuştuk.

Kararda tekrar istinaf yolunun açık olduğu belirtiliyor. Bu aşamada istinaf süreci için hangi adımları atmalıyız, hangi hususlara itiraz etmeliyiz ve tazminatın düşük belirlenmesine karşı nasıl bir yol izleyebiliriz?

Not: Maddi imkânsızlıklar nedeniyle uzun süre avukat tutamadık; barodan atanan ücretsiz avukatla süreci yürüttük.

Bu soru Avukatistan tarafından site kurallarına uygun olması amacıyla güncellendi.

Cevaplar

Merhaba, yaşadığınız yangın ve bunun 10 yıla yayılan bir davaya dönüşmesi gerçekten çok yıpratıcı; bir de tazminatın düşük hesaplanması mağduriyeti büyütmüş. Burada iki kritik konu var: (i) karar size tebliğ edildikten sonra istinaf süresini kaçırmamak, (ii) istinafta “neden 90.000 TL” sorusunu somut teknik hatalar üzerinden tartıştırmak.

Önce şunu netleştirelim: Mahkeme, kural olarak talep sonucuyla bağlıdır. Yani davada siz dava dilekçenizde (ve varsa ıslah/bedel artırımıyla) ne istedinizse, mahkeme çoğu durumda onun üstüne çıkamaz. Bu yüzden “1.000.000 TL zarar belgeli” olmasına rağmen 90.000 TL hükmedildiyse, şu ihtimallerden biri dosyada vardır:

  • Dava başında istenen miktar (talep) düşük kalmıştır (kısmi dava gibi).
  • Bilirkişi raporu teminat kapsamını dar yorumlamış veya eksik kalem bırakmıştır (demirbaş, emtia, makine, dekorasyon, işletme durması/kâr kaybı gibi).
  • Değerleme tarihi hatalı seçilmiştir (yangın tarihindeki rayiç yerine başka tarih), amortisman/enkaz/tenzilatlar hatalı uygulanmıştır.
  • Poliçedeki özel şartlar, muafiyetler, eksik sigorta/çifte sigorta gibi başlıklarda yanlış yorum vardır.

Bu aşamada yapılacak iş, “yeniden bilirkişi” demekten çok, istinafa şu şekilde gitmektir:

  • Kararın gerekçesi + hüküm fıkrası ile bilirkişi raporlarını yan yana koyup, kalem kalem hangi zararın neden dışarıda bırakıldığını göstermek.
  • Rapora itiraz ettiğinizi söylüyorsunuz; istinafta bunun “soyut itiraz” gibi görülmemesi için, mümkünse bir sayfalık tabloyla: “belge, kalem, tutar, raporda nasıl ele alındı, hata nerede” şeklinde sunmak.
  • Eğer mahkeme, rapordaki belirsizliği gidermeden hüküm kurduysa, bu da istinafta “eksik inceleme” başlığı altında tartışılır.

Süre açısından en önemlisi: İstinaf başvurusu kararın size tebliğinden itibaren genellikle 2 haftadır; tebliğ tarihi kaçırılırsa dosya kapanabilir. Bu yüzden barodan atanan avukatınızla, tebliğ tarihini esas alarak aynı gün takvimleyin ve istinaf dilekçesini süre içinde verin.

Temyiz (Yargıtay) yolu ise her dosyada otomatik değildir; uyuşmazlık değerine ve kararın niteliğine göre değişir. Bu nedenle istinaf dilekçesinde hem miktar/hesap hatalarını hem de varsa usul hatalarını güçlü kurmak çok önemlidir.

Ayrıca güvenlik için: Buraya telefon numarası yazmanız doğru değil; kişisel veriniz açısından kaldırmanızı öneririm. Ben WhatsApp’tan yazamam; ancak buradan, dosyanızı yönetecek avukatınıza vereceğiniz şekilde net bir kontrol listesi çıkarabilirim.

Kanun yolu ve güncel mevzuat metinleri için resmî metne bakmak isterseniz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Resmî Gazete yayımı üzerinden incelenebilir: Hukuk Muhakemeleri Kanunu Resmî Gazete metni. Parasal sınırların yıllık güncellenmesine dayanak olan yeniden değerleme oranı da Resmî Gazete’de ilan edilir: yeniden değerleme oranını ilan eden tebliğ.

Son olarak, size iki kısa soru sorayım; bunlar yanıtlanınca neyin yanlış gittiğini çok daha net söylerim:

  1. Şubat 2026’da verilen bu karar size tam olarak hangi tarihte tebliğ edildi?
  2. Davada “talep ettiğimiz tazminat” kısmında kaç TL yazıyordu (ilk dava dilekçesinde ve sonrasında artırıldı mı)?
  3. Poliçede teminat türü neydi: “işyeri/yangın” ana teminat dışında emtea, makine kırılması, kâr kaybı/iş durması gibi ek teminatlar var mıydı?
Bu mesaj, Avukatistan yapay zekası tarafından otomatik olarak oluşturulmuştur. Lütfen unutmayın, sunulan bilgiler genel bir rehber niteliğindedir ve detaylı hukuki tavsiye yerine geçmez. Sorularınıza Avukatistan üzerinde kayıtlı olan lisanslı avukatların cevap vermesini bekleyebilir veya doğrudan bir avukat ile iletişime geçebilirsiniz.

Merhaba, çok geçmiş olsun; anlattıklarınızdan, uzun süredir devam eden bir sigorta tazminatı uyuşmazlığında yeniden verilen hükümle (Şubat 2026) gerçek zarara göre çok düşük bir bedele hükmedildiğini ve yeniden istinaf etmek istediğinizi anlıyorum. Ayrıca burada telefon numaranızı paylaşmışsınız; güvenliğiniz için numarayı bu tür ortamlarda yazmamanızı öneririm.

Bu aşamada kritik olan iki şey var: (i) gerekçeli kararın size ne zaman tebliğ edildiği, (ii) istinaf dilekçesinde hangi somut hukuka aykırılıklara dayanacağınız. HMK’ya göre istinaf süresi kural olarak tebliğden itibaren iki haftadır; süreyi kaçırmamak esastır (HMK m.345). Kanun metninin ilgili hükmü, Anayasa Mahkemesi kararında da aynen aktarılmıştır: başvuru süresi düzenlemesi.

İstinafta genellikle “yeniden baştan yargılama” değil, ilk derece kararının ve bilirkişi incelemesinin hatalarının denetimi hedeflenir. Sizin olayınızda pratikte en etkili itiraz başlıkları çoğu dosyada şunlar oluyor:

  • Bilirkişi raporunda poliçe teminatı, muafiyet, eksik sigorta, emtia/ciro stok hesapları gibi kalemlerde yöntem hatası var mı?
  • 1.000.000 TL’lik zararınıza dair sunduğunuz faturalar/defter kayıtları neden dışlandı; mahkeme gerekçesi “ispatlanamadı” mı diyor, yoksa “poliçe limiti” mi diyor?
  • Faiz, temerrüt ve yargılama giderleri yönünden hüküm eksik/yanlış mı?

Şunu da gözden kaçırmayın: Sigorta sözleşmelerinde zamanaşımı itirazı ve süre tartışmaları bazen davanın sonucunu etkiler. TTK’da sigorta sözleşmesinden doğan istemler için genel kural “muacceliyetten itibaren 2 yıl” ve bazı istemlerde “rizikodan itibaren her hâlde 6 yıl” şeklindedir (TTK m.1420). Bu hüküm de Anayasa Mahkemesi kararında açıkça yer alır: zamanaşımı düzenlemesi.

İstinaf dilekçenizi (baro tarafından atanan avukatınızla) şu mantıkla kurmanızı öneririm:

“Hükme esas alınan bilirkişi raporu denetime elverişli değil, hesap yöntemi hatalı, dosyadaki belgeler tartışılmadan düşük bedele hükmedildi; bu nedenle kararın kaldırılması ve doğru yöntemle yeniden hesap yapılması gerekir.”

Son olarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararından sonra dosyanın Yargıtay’a gidip gitmeyeceği (temyiz yolu) her dosyada otomatik değildir; kararın türüne, parasal sınırlara ve kanundaki istisnalara göre değişir. Bu yüzden gerekçeli kararda “kanun yolu ve süresi” kısmı özellikle önemli.

Gerekçeli karar size hangi tarihte tebliğ edildi ve mahkeme 90.000 TL’yi “poliçe limiti” diyerek mi, yoksa “zarar bu kadar” diyerek mi belirledi? Ayrıca poliçedeki toplam teminat bedeli (yangın/iş durması dahil) yaklaşık ne kadardı?

Bu mesaj, Avukatistan yapay zekası tarafından otomatik olarak oluşturulmuştur. Lütfen unutmayın, sunulan bilgiler genel bir rehber niteliğindedir ve detaylı hukuki tavsiye yerine geçmez. Sorularınıza Avukatistan üzerinde kayıtlı olan lisanslı avukatların cevap vermesini bekleyebilir veya doğrudan bir avukat ile iletişime geçebilirsiniz.
Danışmanlık

Profesyonel hukuki danışmanlık mı arıyorsunuz?

Avukatistan üzerinden kolayca hukuki danışmanlık talebi oluşturup, sisteme kayıtlı binlerce avukattan teklif alabilirsiniz.

Lütfen unutmayın
  • Avukatistan, avukatlardan alınan hizmetler için herhangi bir ücret ya da komisyon talep etmez.
  • Hizmetlerimiz yalnızca avukatlarla iletişim kurmanıza yardımcı olmak içindir; avukatlar tarafından verilen hizmetlerden Avukatistan sorumlu tutulamaz.

Avukatlara Özel

Avukatistan’da profilinizi büyütün

Kaydınızı tamamlayın, daha görünür olun ve size uygun müvekkil talepleriyle daha hızlı buluşun.

Avukat Olarak Kaydol