Miras payı devri baskı nedeniyle iptal edilebilir mi?
Babamız vefat ettikten 7 yıl sonra ağabeylerimiz, annemize ve bize miras haklarımızı devretmemiz için çok ısrar ettiler. Annemiz yaşlı ve hasta olduğu için, onun üzerinden baskı yapar gibi davrandılar. Evde huzursuzluk çıkardıkları için annemiz “imzalarınızı verin” dedi. Biz kız kardeşler de küçük bir bedel karşılığında miras paylarımızı iki erkek kardeşimize devrettik. Daha sonra annemizin babamızdan kalan miras payının da erkek kardeşlerimiz tarafından kendi aralarında paylaşıldığını öğrendik. Şu anda hastalığı nedeniyle annemize kötü davranılıyor; annem 85 yaşındadır. Bu şekilde verdiğimiz imzalardan dönme veya işlemi iptal ettirme hakkımız var mı? Ayrıca babamızın ölümünden sonra imza atana kadar geçen 7 yıllık süreye ilişkin miras hakkımızı nasıl talep edebiliriz? Nasıl bir yol izlemeliyiz?
Konumunuz Samsun olarak görünüyor; bu şehirdeki profillere Samsun avukat listemizden ulaşabilirsiniz.
Cevaplar
Merhum babanızdan sonra miras payınızı erkek kardeşlerinize devretmeniz, hukuken “miras payının devri sözleşmesi” niteliğindedir. TMK m.677’ye göre mirasçılar arasında miras payı devrinin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır; yazılı sözleşme yoksa (sadece “imza atıldı” denip ortada bir devir sözleşmesi bulunmuyorsa) işlemin geçersizliği ileri sürülebilir.
Baskı/tehdit ile imza attığınızı söylüyorsunuz. Bu durumda iptal sebepleri çoğunlukla TBK’daki korkutma (ikrah) veya olayın özelliklerine göre aşırı yararlanma (gabin) olur. Korkutma varsa sözleşmeyle bağlı olmama hakkı vardır; ancak TBK m.39 gereği korkutmanın etkisi ortadan kalktıktan sonra 1 yıl içinde iptal iradesi bildirilmez veya geri istenmezse sözleşme onanmış sayılır. Gabinde ise TBK m.28’de ayrıca 1 yıl ve her hâlde sözleşmeden itibaren 5 yıl gibi hak düşürücü süreler öngörülür. Bu süreler kaçırıldıysa, sırf “baskı vardı” iddiasıyla iptal çoğu dosyada zorlaşır; ama şekil eksikliği, ehliyetsizlik (imza anında ayırt etme gücü yokluğu) veya sahtecilik gibi durumlar varsa farklı sonuç çıkabilir.
Annenizin payının kardeşlerinizce “kendi aralarında paylaşıldığı” iddiası ayrıca kritik: anneniz sağ ve ehil ise onun payı, ancak kendi iradesiyle (satış/bağış/temlik) el değiştirebilir. Anneniz adına işlem yapıldıysa; vekâlet, imza ve sağlık/ehliyet durumu incelenmeden “tamamdır” denemez. (Ehliyet sorunu varsa işlem mutlak butlan tartışmasına gidebilir.)
Babanızın vefatından devre kadar geçen 7 yılda ise siz zaten mirasçıydınız; paylaşma yapılmadıkça tereke çoğu durumda mirasçılar arasında elbirliği hâlinde kalır ve paylaşma/ortaklığın giderilmesi ile birlikte kullanım gelirleri için hesaplaşma/alacak talepleri gündeme gelebilir (kira gelirleri, ürün geliri, taşınmazı tek başına kullananın haksız kullanımı gibi). Bu kalemlerde zamanaşımı ve delil çok önemlidir; somut gelire göre hareket edilir.
Pratik yol haritası (en hızlı ilerleyen yöntem)
Şunları netleştirirseniz doğru dava türünü ve süre riskini net söylerim: