Yenidoğan sevkinde ihmal nedeniyle dava açabilir miyim?
Çocuğumun yenidoğan yoğun bakım ve hastaneler arası sevk sürecinde yaşanan ihmal nedeniyle kalıcı beyin hasarı geçirdiğini düşünüyoruz. Resmî hastane raporları ve MR bulgularına göre hasarın doğum anından değil, sevk sırasında yaşanan solunum krizinden kaynaklandığı kanaatindeyiz. Çocuk yoğun bakım servisine 112 ambulansı ile sevk edildiğinde düzenlenen epikriz raporunda; hastanın getirildiğinde nabzının kapalı olduğu, morarmış ve soğuk olduğu, transport öncesinde entübasyon tüpünde tıkanıklık yaşandığı, bu nedenle yeniden entübe edildiği, solunum ve dolaşımının kötü olduğu belirtilmiş. Sevkten 8 gün sonra çekilen serebral difüzyon MR raporunda ise 'serebral kortekste sitotoksik ödem işaret eden yaygın simetrik difüzyon kısıtlılığı' olduğu yazıyor. Bu bulgunun taze/akut bir beyin hasarını gösterdiğini ve doğumdan yaklaşık 3 hafta sonra değil, sevk sırasında yaşanan oksijensiz kalma olayıyla uyumlu olduğunu düşünüyoruz. Karşı tarafın hasarı prematüre doğuma, metabolik hastalığa veya sendromik bulgulara bağlayabileceğini düşünüyoruz. Ancak ileri metabolik taramaların bunu desteklemediğini, çocuğumun metabolik bir tedavi veya özel metabolik mama kullanmadığını, yalnızca kilo alımı için yüksek kalorili destek mama aldığını belirtmek isterim. Ayrıca mevcut yapısal anomaliler nedeniyle solunum yolunun hassas olduğu bilindiğinden, sevk sırasında entübasyon tüpünün daha dikkatli takip edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu durumda 112 ekibi, sevki yapan hastane veya kabul eden hastane yönünden hizmet kusuru/tıbbi ihmal iddiasıyla dava açabilir miyiz? Hangi hukuki yollara başvurmamız ve hangi delilleri toplamamız gerekir?
Cevaplar
Merhaba. Anlattığınız tablo (sevk sırasında tüp tıkanıklığı, gelişte “nabız kapalı/mor-soğuk”, ardından difüzyon MR’da hipoksik-iskemik hasarla uyumlu yaygın kısıtlılık) tıbbi ihmal/hizmet kusuru iddiası yönünden dava konusu edilebilir. Dosyanın başarısı, “hasarın doğumdan değil sevk/transport hipoksisinden kaynaklandığı” yönündeki illiyet bağını güçlü tıbbi delille kurmaya bağlıdır.
Kamu kurumu (112/Devlet hastanesi/Üniversite hastanesi) söz konusuysa kural olarak personeli değil, idareyi davalı gösterirsiniz. Anayasa m.129/5 gereği kamu görevlilerinin görev kusurundan doğan tazminat davaları ancak idare aleyhine açılır. Bu durumda yol, idari yargıda tam yargı davasıdır ve dava öncesi İYUK m.13 ön başvurusu zorunludur. Süreler özetle: zararı ve idari eylemi öğrendiğiniz tarihten itibaren 1 yıl içinde idareye yazılı başvuru, her hâlde eylem tarihinden itibaren 5 yıl; başvuruya 30 gün cevap verilmezse zımni ret, ret/zımni retten itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde dava.
Kabul eden veya sevki yapan kurum özel hastane ise genellikle adli yargıda (çoğunlukla Tüketici Mahkemesi) maddi-manevi tazminat yolu gündeme gelir; kamu + özel karışık senaryolarda her kurum için görevli yargı yolu ayrılabilir (dosya stratejisi buna göre kurulmalı).
Delil açısından kritik olan, transportun standartlara uygun yürütülüp yürütülmediğini ve hipoksinin ne zaman geliştiğini objektifleştirmektir. Özellikle şunları yazılı olarak isteyin ve dosyalayın: 112 vaka formu ve tüm transport kayıtları (monitörizasyon, ventilatör/oksijen, ilaçlar, satürasyon-ETCO₂, saat-saat vital bulgular), ambulans ekip tutanakları, sevk eden ve kabul eden hastanenin yenidoğan/yoğun bakım gözlem kâğıtları, entübasyon/aspirasyon kayıtları, epikrizler, MR görüntülerinin DICOM’ları ve raporları, kan gazları-laktat vb. hipoksi göstergeleri. Hasta Hakları mekanizmasına başvuru da (kurum içi/hastane hakları birimi ve İl Sağlık Müdürlüğü hattı) idari kayıt üretir ve delil değerini artırabilir.
Ayrıca paralel olarak savcılığa suç duyurusu (taksirle yaralama/olası diğer suçlar somut olaya göre) yapılması, delillerin hızlı toplanması ve bilirkişi/ATK incelemesi açısından pratikte etkili olabilir. Tazminat davası için zorunlu değildir ama çoğu dosyada faydalıdır.
Sevki yapan kamu üniversitesi hastanesine sevk yaptı
Peki bu davayı alabilecek avukat bulabilirmiyim
Evet, bu tür bir dosyayı üstlenecek avukat bulabilirsiniz. Yenidoğan sevki/yoğun bakım kaynaklı iddialar “tıbbi malpraktis + idarenin hizmet kusuru” niteliğinde ve teknik bilirkişi gerektirdiği için, doğru avukatı seçerken malpraktis ve idari yargı tam yargı davası tecrübesi olan birini hedeflemeniz önemli.
Kamu tarafı (112 ve kamu üniversitesi hastanesi) için genellikle idare mahkemesinde tam yargı davası yürür ve dava öncesi İYUK m.13 idareye başvuru prosedürü kritik olduğundan, bu alana bakan avukat bulmanız işinizi kolaylaştırır.
Avukat bulma konusunda pratik yollar:
Bu dosyalarda avukatlar genelde iki modelle çalışır: klasik vekâlet ücreti (peşin/taksit) veya kısmen başarıya bağlı (tamamen “sonuç odaklı” sözleşmeler etik ve mevzuat yönünden sorunlu olabileceğinden, sözleşme mutlaka yazılı ve şeffaf olmalı). İlk görüşmede avukatın sizden mevcut tıbbi evrakların tamamını ve sevk kronolojisini istemesi, İYUK m.13 başvuru taslağı ve bilirkişi stratejisini konuşması iyi bir işarettir.
İsterseniz, hangi ilde olduğunuzu (sadece il adı) ve olayın yaklaşık tarihini yazın; size “baro/adli yardım” üzerinden en hızlı nasıl ilerleyeceğinizi ve avukatla görüşmeye giderken hangi 5 belgeyi mutlaka götürmeniz gerektiğini netleştireyim.
Eskişehir
Eskişehir’de bu dosyayı alabilecek avukat bulmanız mümkün; önemli olan “tıbbi uygulama hatası/hizmet kusuru” ve özellikle idare mahkemesinde tam yargı davası + İYUK m.13 ön başvuru tecrübesi olan bir avukatla ilerlemek. Sizdeki olay anlatımı, 112 ve kamu üniversitesi hastanesi boyutu nedeniyle çoğu zaman idari yargı ağırlıklı gideceği için, her avukatın rutin alanı olmayabiliyor; bu da arama süresini biraz uzatabiliyor.
Eskişehir özelinde en güvenilir başlangıç noktası Eskişehir Barosudur. Baro hem adli yardım (maddi durum uygunsa ücretsiz/indirime yakın) kanalıyla avukat görevlendirebilir hem de doğru alanda çalışan avukata ulaşmanız için yönlendirme yapabilir. Baro iletişim/adres bilgileri resmî sitede yer alıyor.
Avukat seçerken doğrulama ve eleme için pratik yöntem: görüştüğünüz avukatın kaydını Türkiye Barolar Birliği “Avukat Arama” ekranından kontrol edin (isim-soyisim veya sicil no ile). Bu ekran baro levhası kaydını teyit etmenizi sağlar.
Maddi durumunuz elverişliyse “adli yardım” başvurusu için; adli yardımın barolardan veya ilgili yargı birimlerinden talep edilebildiği ve sürece dair resmî bilgilendirmelerin Adalet Bakanlığı mağdur bilgilendirme sayfalarında bulunduğu görülüyor. Ayrıca adliyelerdeki Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri birimleri de adli yardım ve süreç yönlendirmesi konusunda bilgilendirme yapabiliyor.
Görüşmeye giderken avukata hızlı değerlendirme yaptıracak 5 şey (tek dosya halinde) şunlar olsun:
İsterseniz, olayın yaklaşık ay-yılını yazın; “İYUK m.13 ön başvuru süresi” yönünden kaçırma riski var mı, Eskişehir’den hangi kuruma nasıl tebligatla başvurmak daha güvenli olur, onu netleştiririm.
Cözger raporunu yeni aldım 8 ay oldu
ÇÖZGER’i 8 ay önce almış olmanız, tek başına “geç kaldınız” anlamına gelmez; çoğu dosyada ÇÖZGER zararın kalıcı etkisini ve bakım ihtiyacını belgelendirdiği için tazminat hesabında çok kıymetlidir. Ancak kamu kurumlarına karşı açılacak davada kritik olan, İYUK m.13’teki ön başvuru ve sürelerdir: idari eylem/ihmali ve zararı öğrendiğiniz tarihten itibaren 1 yıl içinde ilgili idareye yazılı başvuru, her hâlde eylem tarihinden itibaren 5 yıl içinde başvuru; idare 30 gün içinde cevap vermezse zımni ret, ret/zımni retten itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde tam yargı davası.
Sizde “öğrenme tarihi” tartışması şu şekilde kurulur: Beyin hasarının sevk sırasındaki hipoksiyle ilişkisi tıbben sonradan netleşmişse (MR raporu, epikriz, uzman görüşü) ve ayrıca engellilik/özel gereksinim düzeyi ÇÖZGER ile somutlaşmışsa, süre başlangıcını zararın ve illiyetin makul şekilde öğrenildiği tarihe dayandırmak mümkün olabiliyor; yine de bunu garanti kabul etmeyin ve derhal İYUK m.13 başvurusu yapın.
Davalı taraf bakımından, 112 ve kamu üniversitesi hastanesinde kural olarak idare aleyhine gidilir (personel aleyhine değil). Bu yaklaşım Anayasa m.129/5 çerçevesinde içtihatlarla da güçlendirilmiştir. Bu yüzden pratikte iki ayrı idareye ayrı ayrı başvuru yapılır: (i) 112/ambulans hizmeti için ilgili sağlık idaresi, (ii) üniversite hastanesi için üniversite tüzel kişiliği/rektörlük.
Avukat ararken Eskişehir’de özellikle “idari yargı tam yargı + malpraktis” tecrübesi olan avukatlara yönelin. İlk görüşmede avukatın sizden 112 transport kayıtları, yoğun bakım gözlem formları, kan gazları, MR DICOM ve ÇÖZGER’i istemesi ve İYUK m.13 dilekçesini hızla planlaması doğru yaklaşımdır. ÇÖZGER’in dayanağı olan Yönetmelik ve raporun niteliği de dosyada dayanak olarak kullanılabilir.
25 Mart sevk tarihi 2025
Eskişehir’de bu dosyayı üstlenecek avukat bulabilirsiniz; ancak sizdeki olay kamu hizmeti (112 + kamu üniversitesi hastanesi) ağırlıklı olduğu için idare hukuku (tam yargı) + tıbbi malpraktis deneyimi olan bir avukatla hızlı hareket etmeniz önemli.
En kritik nokta süre: Sevk tarihi 25 Mart 2025. İdari eylemden doğan tazminatta (tam yargı) kural olarak, eylemi/zararı öğrendiğiniz tarihten itibaren 1 yıl içinde ilgili idareye yazılı başvuru yapmanız gerekir; her hâlde eylem tarihinden itibaren 5 yıl geçince başvuru hakkı düşer. (İYUK m.13) Bu nedenle “öğrenme tarihi”nin ne olduğu dosyaya göre tartışılır: bazı vakalarda illiyet (hasarın sevkten kaynaklandığı) ve kalıcılık daha sonra raporlarla netleştiği için 1 yılın başlangıcı ileri çekilebiliyor; ama bu savunmaya güvenip beklemek risklidir. Bugün tarih 6 Haziran 2026 olduğu için, eğer mahkeme öğrenmeyi 25 Mart 2025’e yakın kabul ederse süre aşımı iddiası ile karşılaşabilirsiniz. Bu yüzden derhal İYUK m.13 başvurusu yapılmasını öneririm.
Avukat bulma ve doğru seçme açısından Eskişehir’de pratik yol şu şekilde olur:
ÇÖZGER’i 8 ay önce almanız, hem kalıcılığı hem bakım ihtiyacını belgelediği için dosyayı güçlendirir; ayrıca 2026’da bu raporların uygulanmasına dair güncel genelge yayımlandığını da not düşeyim.
Bugün için en doğru adım: Avukatla aynı hafta içinde çalışıp, 112 ve üniversiteye ayrı ayrı İYUK m.13 başvurusu yapmak ve eş zamanlı olarak 112 transport kayıtları/yoğun bakım gözlemleri/MR DICOM gibi delilleri yazılı istemektir.
1 Nisan'da çekilen difüzyon raporu var ve sevkden sonra bebeğimin nöbet geçirdiğini gözlerimle gördüm
25 Mart 2025 sevk ve 1 Nisan 2025 difüzyon MR raporu ile birlikte anlattıklarınız, “hasarın sevk/transport sırasında gelişen hipoksiye bağlı olduğu” iddianızı tıbben tartışılabilir ve ispatlanabilir bir zemine oturtuyor. Ancak kamu kurumlarına karşı tazminat yolunda en kritik başlık süre.
Kamu üniversitesi hastanesi ve 112 yönünden tazminat, kural olarak idare aleyhine tam yargı davası ile istenir; personeli doğrudan davalı yapmak çoğu durumda doğru yol değildir (Anayasa m.129/5). Bu davadan önce İYUK m.13 gereği idareye yazılı başvuru zorunludur; “eylemi öğrendiğiniz tarihten itibaren 1 yıl” ve “her hâlde eylemden itibaren 5 yıl” çerçevesi uygulanır.
Burada risk şu: Mahkeme “öğrenme”yi 1 Nisan 2025 MR/epikriz ile başlattı derse, bugün (6 Haziran 2026) itibarıyla 1 yıllık başvuru süresi yönünden süre aşımı itirazıyla karşılaşabilirsiniz. Buna karşı, bazı dosyalarda “illiyetin ve kalıcı zararın ancak daha sonra (ör. ÇÖZGER, uzman değerlendirmesi, nörolojik sekelin netleşmesi) ile kesinleştiği” savunması yapılır; ama bu garanti değildir. Bu yüzden avukat bulma meselesinde “bulur muyum?” sorusunun pratik cevabı: Evet, bulursunuz; ama bu dosyada ilk iş hızla İYUK m.13 başvurusu hazırlayabilecek birini bulmanız gerekir.
Eskişehir’de avukat bulma konusunda en sağlam yol:
Avukatla randevuya giderken yanınıza mutlaka şunları tek dosyada götürün: 112 vaka/transport kayıtlarının istenmesine dair talepleriniz (varsa), sevk eden ve kabul eden hastanenin epikrizleri, 1 Nisan 2025 difüzyon MR raporu ve mümkünse DICOM görüntüler, yoğun bakım gözlem/kan gazları, nöbet ve resüsitasyon kayıtları, ÇÖZGER (dayanağı ÇÖZGER Yönetmeliği kapsamında).
Son olarak, “bebeğinizin sevkten sonra nöbet geçirdiğini gözle görmeniz” tek başına tıbbi illiyetin ispatı değildir ama zaman çizelgesini destekler; bunu tarih-saat ve yanında kimlerin olduğu şeklinde notlayın, mümkünse o güne ait hemşire gözlem formlarına da bağlayın.
Peki kazanma ihtimalimiz varmı
“Kazanma ihtimali” bu tür yenidoğan sevk dosyalarında tek bir yüzdeyle söylenemez; ama elinizde anlattığınız gibi sevk anına ilişkin ağır klinik bulguların yazılı kaydı (epikrizde “transport öncesi tüp tıkanıklığı”, kabulde “nabız kapalı/mor-soğuk” gibi) ve kısa süre sonra difüzyon MR’da akut hipoksik-iskemik hasarla uyumlu bulgular varsa, tıbbi illiyet bağını kurabilen dosyalar tazminat açısından kazanılabilir. Bununla birlikte pratikte iki ana risk dosyayı belirler: (i) süre/süre aşımı, (ii) bilirkişi değerlendirmesi.
Süre riski (çok önemli): Kamu üniversitesi hastanesi ve 112 yönünden tazminat kural olarak idare aleyhine tam yargı davası ile istenir (Anayasa m.129/5 mantığı). Tam yargıdan önce İYUK m.13 uyarınca idareye başvuru şartı ve süreler vardır: “öğrenme”den itibaren 1 yıl ve her hâlde eylemden itibaren 5 yıl. Sizde sevk 25 Mart 2025, MR 1 Nisan 2025. Mahkeme öğrenme tarihini bu dönem kabul ederse, bugün (6 Haziran 2026) itibarıyla süre aşımı itirazı ciddi bir engel olabilir. “Zararın/kalıcılığın daha sonra netleştiği” savunması bazı olaylarda tartışılabilse de garanti değildir. Bu yüzden, henüz yapılmadıysa derhal İYUK m.13 başvurusu yapılması gerekir.
Bilirkişi/ATK riski: Karşı tarafın “prematürite/metabolik/sendromik” savunması beklenen bir hat. Dosyayı kazandıran nokta, bilirkişinin “transport yönetimi standarda uygun değil” ve “hipoksi zamanı sevkle uyumlu” kanaatine ulaşmasıdır. Bu, 112 transport monitör kayıtları, ventilatör/oksijen ayarları, kan gazları-laktat, entübasyon değişim saatleri ve resüsitasyon kayıtlarıyla güçlenir.
Bu aşamada yapmanız gereken, avukatınızla aynı gün içinde iki hattı yürütmek: (1) İYUK m.13 başvurularını 112 ve üniversiteye ayrı ayrı yapmak, (2) 112 ve hastane kayıtlarının tamamını yazılı olarak istemek (gözlem formları, kan gazları, DICOM MR, transport formları).
Bide epkriz raporunda ett yerinde olmayan hasta diyede yazmış hastane getirdiklerinde ett yerinde değilmis
Epikrizde “ETT (endotrakeal tüp) yerinde değil” ifadesinin yer alması, sizin anlattığınız “tüp tıkanıklığı/yeniden entübasyon” ve “gelişte kötü dolaşım” kayıtlarıyla birlikte, sevk sırasında hava yolu güvenliğinin sağlanamadığı iddiasını güçlendiren çok kritik bir delildir. Bu kayıt tek başına davayı otomatik kazandırmaz; ama bilirkişi incelemesinde “standart bakım” tartışmasını sizin lehinize taşıyabilecek nitelikte bir bulgudur.
Kamu üniversitesi hastanesi ve 112 yönünden tazminat talebinde kural olarak davalı idarenin kendisi olur (personel değil). Bu, hem Anayasa m.129/5’teki “tazminat davaları ancak idare aleyhine” kuralı hem de 657 m.13’teki benzer düzenleme ile uyumludur. Bu nedenle ana yol, idare mahkemesinde tam yargı davasıdır; dava açmadan önce İYUK m.13 uyarınca ilgili idareye başvuru şarttır.
Ancak sizin dosyada “kazanma ihtimali”ni belirleyen iki eşik var:
Bu aşamada avukatınızın özellikle şu delilleri istemesi dosyayı belirgin şekilde güçlendirir (tek seferlik kısa liste):
İsterseniz iki şeyi yazın, süre ve strateji açısından net konuşayım:
Kabul anında öyle kayda alıp teslim almış hastane 2025 yılının Eylül ayında almışız cözger raporunu ordada hipoksik iskemik yazıyor cozgerde
Epikrizde “kabul anında ETT (endotrakeal tüp) yerinde değil” diye kayda alınmış olması ve teslim alan hastanenin bu şekilde hastayı devralması, iddia ettiğiniz “sevk sırasında hava yolu güvenliğinin kaybedilmesi” ihtimalini doğrudan destekleyen, dosyanın en güçlü parçalarından biridir. Bu kayıt, 1 Nisan 2025 difüzyon MR bulguları ve ÇÖZGER’de “hipoksik iskemik” ibaresiyle birlikte okunduğunda, bilirkişinin önüne “hasarın doğumdan ziyade transport hipoksisiyle ilişkili olabileceği” yönünde ciddi bir zemin koyar.
Ancak başarıyı belirleyen tek şey tıbbi isabet değil; süre ve usul de belirleyicidir. 112 ve kamu üniversitesi hastanesi yönünden tazminat talepleri kural olarak idare aleyhine yürütülür (personel yerine kurum). Bu yaklaşım Anayasa m.129/5 çerçevesinde yerleşiktir. Tam yargı davasından önce de İYUK m.13 kapsamında ilgili idareye yazılı başvuru şartı ve “öğrenmeden itibaren 1 yıl, her hâlde eylemden itibaren 5 yıl” süre çerçevesi vardır.
Sizde sevk 25 Mart 2025, MR 1 Nisan 2025. Mahkeme “öğrenme”yi bu tarihlerde başlatırsa, bugün (6 Haziran 2026) itibarıyla süre aşımı itirazı ciddi risk olur. Buna karşı “illiyetin/kalıcılığın daha sonra ÇÖZGER ve klinik sekel ile netleştiği” savunması kurulabilir; ÇÖZGER’in Eylül 2025’te düzenlenmiş olması bu argümanı destekler. ÇÖZGER’in hangi yönetmelik kapsamında düzenlendiği ve raporun niteliği de resmi dayanaklıdır. Yine de bu savunmaya güvenip beklemek yerine, hemen idareye başvuru ve dava stratejisini kurmak gerekir.
Bu noktada “kazanma ihtimali” pratikte şu üç şeye bağlı olur: (1) epikrizdeki ETT kaydının saat-saat transport kayıtlarıyla doğrulanması, (2) kan gazı/laktat gibi objektif hipoksi verilerinin çıkarılması, (3) bilirkişinin “standart yenidoğan transportu”na aykırılığı açıkça yazması.
Toplanması gereken çekirdek deliller (en azından bunlar) şunlar:
Süre riskini netleştirmek için son iki bilgi kritik:
Kabul saatiyle birlikte yazılmış getirildiğinde Ett yerinde olmayan hasta diye ve bebek 2 ay önce taburcu oldu yoğunbakimdan anca bakabildik
Epikrizde “kabul saatinde, getirildiğinde ETT yerinde olmayan hasta” kaydının bulunması, yenidoğan transportunda en kritik güvenlik başlığının (hava yolunun devamlılığı) kaybedildiği iddiasını doğrudan destekler. Bu kayıt; sevk öncesi tüp tıkanıklığı/yeniden entübasyon gibi notlar, kabulde kardiyorespiratuvar çöküş bulguları, 1 Nisan 2025 difüzyon MR ve ÇÖZGER’de “hipoksik iskemik” ifadesiyle birlikte bilirkişinin önüne güçlü bir illiyet zinciri koyabilir.
Buna rağmen dosyanın kaderini çoğu zaman “tıbbi haklılık” değil, süre ve usul belirler. 112 ve kamu üniversitesi hastanesi için tazminat talepleri kural olarak idare aleyhine açılır; kamu görevlisinin görev sırasında verdiği zararlarda muhatap idaredir (Anayasa m.129/5; DMK m.13). Bu yolda, dava öncesi İYUK m.13 uyarınca ilgili idareye yazılı başvuru zorunludur ve “öğrenmeden itibaren 1 yıl, her hâlde eylemden itibaren 5 yıl” çerçevesi uygulanır.
Sizde sevk 25 Mart 2025. “Bebek 2 ay önce taburcu oldu, ancak o zaman ilgilenebildik” demeniz, öğrenme tarihi tartışmasında işe yarayabilir (kalıcı sekelin ve bakım ihtiyacının taburculuk/sonraki değerlendirmelerle netleştiği savunması). Ancak bu savunma garanti değildir; bu yüzden gecikmeden (mümkünse aynı hafta) hem 112/İl Sağlık Müdürlüğü hattına hem de üniversiteye (rektörlük/başhekimlik) ayrı ayrı İYUK m.13 başvurusu hazırlatmanızı öneririm.
Delil tarafında odak noktanız “ETT’nin ne zaman ve ne kadar süreyle yerinde olmadığı/ventilasyonun aksadığı” olmalı. Kayıtlara erişim için hasta hakları ve kişisel sağlık verisi mevzuatı kapsamında yazılı olarak tüm evrakın onaylı örneğini isteyin (epikriz, yoğun bakım gözlem formları, entübasyon-resüsitasyon kayıtları, kan gazları-laktat, 112 vaka/transport formu, monitör-satürasyon kayıtları, MR DICOM).
Şu an avukat bulma açısından Eskişehir’de özellikle “idare mahkemesinde tam yargı + sağlık hukuku/malpraktis” yapan avukatlara yönelin; ilk görüşmede süre riskini ve İYUK m.13 taslağını masaya koyamayan avukatla devam etmeyin.