Toggle sidebar
Yük Sigortası Nedir?

Yük Sigortası Nedir?

16 dakika

Yük sigortası, bir malın karayolu, denizyolu, havayolu ya da demiryoluyla taşınırken uğrayabileceği ziya ve fiziksel hasarı, poliçe şartlarına göre teminat altına alan nakliyat sigortası türüdür. Kırılma, ıslanma, yangın, çarpışma, devrilme veya hırsızlık gibi riskler yalnızca yolda değil; yükleme, aktarma, boşaltma ve bazen gümrük deposunda bekleme sürecinde de ortaya çıkar, bu yüzden kapsamın sınırları net olmalıdır. Teminat genişliği genelde geniş, dar veya tam ziya seçenekleriyle belirlenir ve deniz taşımalarında Institute Cargo Clauses gibi klozlarla detaylanır. En sık gözden kaçan nokta, sigorta bedelinin tam değerinin doğru beyan edilmemesi ve başlangıç-bitiş anının yanlış yazılmasıdır.

Yük sigortası hangi durumlarda gerekir ve neyi korur?

Taşınan yük, sevkiyat ve sigortalı menfaat kavramları

Yük sigortası (uygulamada sıkça “emtia nakliyat sigortası” denir), taşınan malın taşıma zinciri boyunca uğrayabileceği fiziksel ziya ve hasarı poliçe şartları içinde güvenceye alır. “Taşınan yük” genelde emtianın kendisini ifade eder. Ancak sigorta açısından ambalaj, paletleme, kolileme gibi unsurlar da hasarın niteliğini ve tazminat hesabını etkiler. “Sevkiyat” ise belirli bir tarihte, belirli bir çıkış ve varış noktası arasında yapılan tek bir taşıma hareketidir. Tek seferlik poliçeler genelde sevkiyat bazlı düzenlenir; düzenli gönderimlerde ise açık poliçe mantığı devreye girer.

Bu sigortanın kritik şartı sigortalı menfaattir. Basitçe, yük zarar görürse ekonomik olarak kayba uğrayacak kişinin menfaatidir. Mal sahibi, satıcı, alıcı, rehinli alacaklı veya mal üzerinde riski taşıyan başka bir taraf sigortalı menfaate sahip olabilir. Bu yüzden poliçede “sigortalı” ile “lehdar”ın doğru kurgulanması, yükün gerçekten kimin riskinde olduğu ve bedelin hangi değere göre belirlendiği (fatura, navlun, beklenen kar gibi) baştan netleştirilmelidir. Uygulamada uyuşmazlıkların önemli bir kısmı, menfaatin kimde olduğu ve hangi değerlerin sigorta bedeline dahil edildiği konularında çıkar.

Taşıyıcı sorumluluğu ile yük sigortası arasındaki fark

Taşıyıcının sorumluluğu ile yük sigortası aynı şey değildir. Taşıyıcının ziya, hasar ve gecikmeden doğan sorumluluğu; taşımanın türüne göre Türk Ticaret Kanunu ve uluslararası taşımalarda CMR gibi kurallarla belirlenir. Bu sorumluluk çoğu zaman belirli savunmalarla daralabilir ve tazminat miktarı da uygulamada kilogram başına SDR gibi limitlerle sınırlandırılabilir. Ayrıca taşıyıcının sorumluluğu, genellikle taşıyıcının kontrol ettiği taşıma süresi ve olay örgüsü ile sınırlı kalır.

Yük sigortası ise mal sahibinin veya risk taşıyan tarafın kendi malvarlığını korur. Taşıyıcı kusursuz olsa bile, poliçede teminat altına alınmış bir riziko gerçekleşmişse tazminat gündeme gelebilir. Daha sonra sigortacı, şartları varsa taşıyıcıya rücu etmeyi değerlendirir. Bu ayrım pratikte çok önemlidir: “Taşıyıcı öder” beklentisi her zaman sonuç vermez. Yük sigortası, özellikle yüksek değerli sevkiyatlarda, çoklu aktarmada, depolama ve yükleme-boşaltmanın yoğun olduğu operasyonlarda ve gecikmenin zincirleme zarar doğurduğu ticarette daha öngörülebilir bir koruma sağlar. Bu çerçevede poliçenin dayandığı Emtea Nakliyat Sigortası Genel Şartları, teminatın sınırlarını ve temel istisnaları okumak için iyi bir başlangıçtır.

Yük sigortası teminat kapsamı: hangi riskler karşılanır?

Hasar türleri: kırılma, ıslanma, çalınma, devrilme

Yük sigortası teminat kapsamı, seçilen klozlara ve poliçedeki özel şartlara göre değişir. Ancak ortak mantık şudur: Sigorta, sevkiyat sırasında malın fiziksel ziya ve hasarını teminat altına alır. Bu hasarın nasıl oluştuğu, tazminatın ödenip ödenmeyeceğini belirler.

  • Kırılma: Cam, seramik, elektronik, makine gibi hassas yüklerde sık görülür. Kırılma; taşıma kazası, çarpma, devrilme gibi sigortalı bir olayın sonucuysa daha kolay teminat bulur. Sadece yetersiz ambalaj, hatalı istif veya malın kendi yapısı nedeniyle oluşan kırılmalar ise çoğu poliçede tartışmalı ya da kapsam dışı olabilir.
  • Islanma: Yağmur, ambar buğusu, yoğuşma, deniz suyu, konteyner sızdırması gibi nedenlerle ortaya çıkar. Bazı genel şartlarda yağmur suyu ve ambar buğusu türü etkiler, sigortalı bir rizikonun sonucu değilse teminat dışında kalabilir. Bu nedenle “ıslanma” denince tek başına değil, sebebi üzerinden değerlendirmek gerekir.
  • Çalınma: Hırsızlık, bazı teminat seviyelerinde veya ek klozlarla güvenceye alınır. Bazı düzenlemelerde çalınma, ancak sigortalı bir olayın neticesiyse kapsamda kabul edilir. Bu yüzden poliçede “hırsızlık” ifadesinin nasıl geçtiği kritik önemdedir.
  • Devrilme: Karayolu sevkiyatlarında devrilme ve devrilmeye bağlı darbe hasarı, genelde en tipik teminat konularındandır. Yine de sürücünün ağır kusuru, aşırı yükleme veya uygunsuz bağlama gibi durumlar ayrıca incelenir.

Kapsam dışı haller: istisnalar, muafiyet ve limitler

Yük sigortasında “All Risks” gibi geniş ifadeler bile istisnasız değildir. Türkiye’de uygulanabilen genel şartlarda ve klozlarda sık karşılaşılan kapsam dışı başlıklar şunlardır: harp ve iç karışıklıklar, grev ve halk hareketleri, gecikmeden doğan zararlar (geç teslim cezaları, kardan mahrumiyet gibi), malın zati ayıbı (bozulma, eksilme), yetersiz ambalaj veya hazırlama, atmosferik etkiler, kemirgen ve haşarat zararları. Güncel metinlere SEDDK “Genel Şartlar” sayfasından bakmak, hangi risklerin hangi şartlarla dışarıda kaldığını görmek için pratik bir adımdır.

Ayrıca poliçede çoğu zaman muafiyet (sigortalının üzerinde kalan belirli bir tutar/ oran) ve limit (poliçenin azami ödeme sınırı) bulunur. Küçük hasarlarda muafiyet nedeniyle ödeme çıkmayabilir. Büyük hasarlarda ise talep, limitte “tavan”a takılabilir. Bu yüzden teminat kadar, muafiyet ve limitlerin de sevkiyat değerine uygun kurulması gerekir.

Tam ziya, dar, geniş ve All Risks teminat farkları

A, B, C klozları ne anlama gelir?

Hangi teminat seviyesi hangi sevkiyata uyar?

Türkiye’de deniz taşımaları başta olmak üzere yük sigortalarında, teminat seviyesi çoğunlukla Institute Cargo Clauses (ICC) A, B, C mantığıyla anlatılır. Pratikte “dar”, “geniş” ve “All Risks” gibi ifadeler de kullanılır. Bu terimler bazen şirketten şirkete farklı etiketlenebilir. Bu yüzden asıl belirleyici olan, poliçede hangi klozun ve hangi özel şartların yazdığıdır.

Genel çerçeve şöyle okunur:

  • Tam ziya (Total Loss): En dar yaklaşımdır. Yükün tamamen kaybı veya fiilen tamamen kullanılamaz hale gelmesi gibi durumlara odaklanır. Kısmi hasarlar çoğu senaryoda teminat dışı kalır. Düşük değerli, hasar takibi maliyetinin yüksek olduğu veya kısmi hasar ihtimalinin düşük görüldüğü sevkiyatlarda tercih edilebilir.
  • Dar teminat: Çoğu uygulamada ICC (C) seviyesine yakın durur. “Adı sayılan rizikolar” mantığı baskındır. Örneğin yangın, patlama, aracın devrilmesi, geminin batması gibi sınırlı ve net olaylar öne çıkar.
  • Geniş teminat: Genelde ICC (B) veya bazı poliçelerde ICC(A)’ya yakınlaştırılmış daha geniş bir seti ifade eder. ICC(B), ICC(C)’ye göre daha fazla olayı kapsar (örneğin belirli su girişleri ve bazı deniz kaynaklı olaylar gibi).
  • All Risks: Çoğunlukla ICC (A) ile anılır. “Her şey dahil” gibi düşünülse de doğru yaklaşım “istisnalar hariç tüm fiziki ziya ve hasar” şeklindedir. Yani yine istisnalar, muafiyetler ve teminat şartları vardır. Klozlar arasındaki kapsam farkını hızlı görmek için Institute Cargo Clause Comparison tablosu pratik bir özet sağlar.

Sevkiyata göre seçim yaparken “en genişi her zaman en iyisi” yerine şu sorular daha işe yarar: Yük kırılgan mı, yüksek değerli mi, elleçleme sayısı fazla mı, konteyner içinde su alma riski var mı, hırsızlık riski yüksek mi? Kural olarak; yüksek değerli, kırılgan, çok aktarmalı ve sık elleçlenen sevkiyatlarda ICC(A) daha uygun olur. Düşük değerli, standart ambalajlı ve risk profili daha düşük sevkiyatlarda ise ICC(C) bazen yeterli görülebilir. Tereddüt varsa ICC(B), maliyet ile koruma arasında orta bir seçenek olabilir.

Harp, grev, terör gibi ek teminatlar ne zaman eklenir?

Soğuk zincir, güvertede taşıma, ikinci el makine gibi özel durumlar

Standart yük sigortası klozlarında harp ve benzeri siyasi riskler çoğu zaman otomatik teminat değildir. Benzer şekilde grev, lokavt, kargaşalık, halk hareketleri ve “kötü niyetli hareketler” de çoğu poliçede ayrı değerlendirilir. Terör ise bazen bu paketlerin içinde (SRCC benzeri genişletmelerle), bazen de ayrıca sınırlı şekilde ele alınır. Bu yüzden sevkiyat yapılmadan önce “harp ve grev ek teminatı”nın poliçede gerçekten yer alıp almadığı kontrol edilmelidir.

Ek teminat ihtiyacı genelde şu hallerde artar: rota veya varış ülkesi siyasi olarak dalgalıysa, limanlarda uzun bekleme ve aktarma riski varsa, gümrükte el koyma ve güvenlik olayları konuşuluyorsa, yük yüksek değerli olup hırsızlık ve sabotaj riski yükseliyorsa. Ayrıca bu tür ek teminatlarda sigortacının coğrafi kapsam, iptal ihbarı, yaptırım ve mevzuata uyum gibi şartları olabilir. Metne bakmadan “nasıl olsa var” demek güvenli değildir. Kloz mantığını ve ek metinlerin kim tarafından yayımlandığını anlamak için Joint Cargo Committee sayfasındaki yapı faydalıdır.

Özel sevkiyatlarda ise “geniş teminat” bile tek başına yetmeyebilir:

  • Soğuk zincir: Bozulma çoğu zaman “ısı sapması”nın ispatına bağlıdır. Set sıcaklık, paketleme standardı, ön soğutma, kapı açılma süreleri ve data logger kayıtları tazminatın kaderini belirler. Soğutucu ünitenin arızası veya elektrik kesintisi gibi senaryolar için özel kloz istenebilir.
  • Güvertede taşıma (on deck): Güverte yükleri daha fazla deniz suyu ve hava şartına maruz kalır. Konşimentoda “on deck” şerhi varsa, poliçede bunun kabul edildiği açık yazılmalıdır.
  • İkinci el makine: Değer tespiti (rayiç, amortisman), önceden mevcut kusur/hasar ayrımı ve “mekanik arıza” gibi teminat dışı kalabilen haller netleştirilmelidir. Gerekirse sevkiyat öncesi kondisyon tespiti ve fotoğraflama şart koşulur.

Poliçe türleri: tek seferlik mi açık poliçe mi?

Depo-depo teminat ve poliçe başlangıç-bitiş noktaları

Tek seferlik yük sigortası, belirli bir sevkiyat için düzenlenir. Yükleme tarihi, araç/gemi bilgisi, çıkış-varış noktası ve emtia tanımı nettir. Daha az sevkiyat yapan işletmeler için pratiktir.

Açık poliçe (abonman, open cover) ise yıl içinde tekrarlayan sevkiyatlar için kurgulanır. Amaç, her seferde sıfırdan poliçe pazarlığı yapmak yerine aynı çerçevede yürümektir. Bunun karşılığında sigortalının temel yükümlülüğü, sevkiyatları poliçede öngörülen usulde bildirmek ve/deklare etmektir. Bildirim yapılmayan sevkiyatlarda teminat tartışması doğabilir.

“Depo-depo teminat” (door to door) denince kritik nokta şudur: Teminatın tam olarak ne zaman başladığı ve bittiği, pazarlama ifadesiyle değil poliçe metniyle belirlenir. Türkiye’de uygulanan Emtia Nakliyat Sigortası Genel Şartları içinde, teminatın başlangıcı ve bitişi ayrıca düzenlenir; örneğin denizyolu ağırlıklı metinde, malın nakliyeciye teslimi ve kısa süreli muhafaza halleri ile varışta teslim ve tahliyeden sonra belirli bir süre içinde sona erme mantığı görülür.

Aktarma, ara depolama ve teslim rezervi detayları

Aktarma (transshipment) ve ara depolama, hasar riskini artırır. Poliçede aktarmanın serbest olduğu yazsa bile, rota değişikliği, “olağan taşıma akışı” dışına çıkan uzun beklemeler veya yükün ara depoya çekilmesi gibi durumlarda sigortacıya önceden bilgi vermek gerekebilir. Genel şartlarda da “ticari teamüllere uygun kısa süreli muhafaza” gibi ifadelerle süre ve amaç sınırı vurgulanır.

Teslim anında ise “teslim rezervi” hayat kurtarır. Dıştan görülen hasarda, teslim fişi/irsaliye/CMR üzerine açık bir kayıt düşülmesi; koli sayısı, ambalaj durumu, ıslaklık, ezik, mühür numarası gibi detayların yazılması ve fotoğrafla desteklenmesi gerekir. Uluslararası karayolu taşımalarında CMR kapsamında, görünür hasarda rezervin teslim anında, gizli hasarda ise teslimden sonra 7 gün içinde (Pazar ve resmi tatiller hariç) yazılı şekilde yapılması, ispat açısından özellikle önemlidir.

Incoterms’e göre yük sigortasını kim yaptırır?

FOB, CIF, EXW gibi teslim şekillerinde sorumluluk

Incoterms kuralları, satıcı ve alıcı arasında masraf ve riskin hangi noktada geçtiğini standartlaştırır. Yük sigortasını “kimin yaptıracağı” sorusunda pratik kural şudur: Riski kim taşıyorsa, sigortayı da o taraf yaptırmak ister. Yine de Incoterms, sadece iki teslim şeklinde sigortayı açıkça zorunlu kılar.

  • EXW (Ex Works): Satıcı malı kendi yerinde hazır eder. Risk çok erken alıcıya geçer. Bu yüzden sigortayı genelde alıcı yaptırır ve yükleme dahil ilk andan itibaren düşünür.
  • FOB (Free On Board): Deniz taşımalarında kullanılır. Risk, mal gemiye yüklendiğinde alıcıya geçer. Sigortayı çoğunlukla alıcı yaptırır.
  • CIF (Cost, Insurance and Freight): Satıcı navlunla birlikte sigortayı da yaptırmak zorundadır. Ancak risk yine yükleme limanında gemiye yükleme anında alıcıya geçer. Bu ikilik sık karıştırılır. CIF’te satıcının yaptırdığı sigorta, alıcının bu riske karşı korunması içindir ve asgari teminat düzeyi çoğu durumda ICC(C) ile sınırlıdır.
  • CIP (Carriage and Insurance Paid To): Satıcı sigortayı yaptırmak zorundadır. Incoterms 2020’de CIP için asgari teminat seviyesi daha geniştir (genelde ICC(A)) ve sigorta tutarı çoğunlukla sözleşme bedelinin %110’u olarak kurgulanır. Bu çerçeveyi anlatan ICC Academy Incoterms 2020 CIP açıklaması kısa ve nettir.

Sigorta bedeli nasıl belirlenir ve eksik sigorta riski

Sigorta bedeli belirlenirken amaç, “hasar olursa aynı ekonomik seviyeye dönmek”tir. Uygulamada yük sigortasında çoğu zaman fatura bedeli + navlun + beklenen kar (ör. %10) gibi kalemler dikkate alınır. Özellikle CIF ve CIP’te %110 yaklaşımı bu yüzden yaygındır.

Bedel düşük yazılırsa eksik sigorta riski doğar. Türk Ticaret Kanunu’nda eksik sigortada, aksi kararlaştırılmadıkça tazminatın oranlı ödeneceği kabul edilir. Örneğin malın gerçek değeri 1.000.000 TL iken 700.000 TL’ye sigortalanmışsa ve 200.000 TL zarar oluşursa, ödenecek tazminat yaklaşık 140.000 TL’ye düşebilir. Eksik sigorta kuralının dayanağı, TTK’daki “eksik sigorta” hükmünde açıkça yer alır. Bu nedenle bedeli belirlerken yalnız mal bedeline değil, sevkiyatın toplam ekonomik değerine bakmak gerekir.

Hasar olunca yük sigortasında tazminat süreci nasıl işler?

Hasar bildirimi, eksper ve kurtarma önlemleri

Sevkiyatta hasar fark edildiği anda iki paralel iş yürür: hasarın büyümesini durdurmak ve sigorta dosyasını doğru kurmak. Türk Ticaret Kanunu’na göre sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Geç bildirim, tazminatın artmasına yol açmışsa kusurun ağırlığına göre indirim riski doğurabilir. Aynı zamanda zararı önleme ve azaltma ile sigortacının rücu haklarını koruma yükümlülüğü de vardır.

Pratikte ilk adımlar şunlardır: teslimde ambalajı ve ürünleri fotoğraflamak, mümkünse tutanak düzenlemek, taşıyıcıya yazılı bildirim yapmak, hasarlı parçaları ayırıp güvenli şekilde muhafaza etmek. Islanma, ezilme, devrilme gibi olaylarda yükün daha fazla bozulmasını önlemek için basit kurtarma önlemleri (örtme, kurutma, yeniden istif, güvenli depoya çekme) alınır. Ancak hasarlı malı satmak, imha etmek veya ambalajı tamamen dağıtmak gibi işlemler, sigortacının incelemesini zorlaştırabilir. Zorunlu bir işlem yapılacaksa, öncesinde sigortacıyla yazışmak en sağlıklısıdır.

Sigortacı çoğu dosyada eksper görevlendirir. Eksper, hasarın nedeni, kapsamı, kurtarma değeri ve tazminat hesabı için rapor düzenler. Kanunen sigorta tazminatı, ilgili belgeler sigortacıya verildikten ve inceleme tamamlandıktan sonra muaccel olur; ayrıca çoğu zarar sigortasında, ihbardan itibaren azami 45 gün kuralı dikkate alınır.

Tazminat için gereken temel belge ve kayıtlar

Tazminat talebinde “tek bir evrak listesi” yoktur. Yük sigortası poliçesi, taşıma türü ve hasarın niteliği belirleyicidir. Yine de çoğu dosyada şu belgeler istenir:

  • Sigorta poliçesi/zeyil ve varsa klozlar
  • Fatura ve gerekiyorsa navlun/masraf belgeleri
  • Paketleme listesi (packing list) ve koli sayım kayıtları
  • Taşıma belgesi (CMR, konşimento, AWB vb.) ve teslim evrakı
  • Hasar tespit tutanağı, fotoğraf-video kayıtları, mühür numarası gibi deliller
  • Eksper raporu ve gerekiyorsa servisten arıza/onarım teklifi
  • Taşıyıcıya yapılan yazılı ihbar ve talep yazışmaları (rücu için kritik)
  • Çalınma gibi olaylarda kolluk tutanağı ve varsa kamera kayıtları

Süreçte en sık sorun, hasarın nedeni ile belgelerin birbiriyle örtüşmemesidir. Bu yüzden dosyayı “hasar ne zaman, nerede, nasıl fark edildi” kronolojisiyle kurmak, tazminat süresini ciddi biçimde kısaltır. Bu yükümlülüklerin yasal çerçevesi, Türk Ticaret Kanunu’nun Sigorta Hukuku hükümlerinde açıkça görülür.

İlginizi Çekebilir


Avukatlar.

Avukatistan’da öne çıkan avukat profillerini inceleyin; uzmanlık, konum ve yorum bilgileriyle size uygun avukatı bulun.

Avukat

Aziz Cihan Kaçiran

Alaybey, Doktor Mecit Barlas Cd. No:43 No:43 Kat:2 D:6, 27010 Şahinbey/Gaziantep, Türkiye
Ceza Hukuku Medeni Usul Hukuku
4.6
77 yorum
Profili gör
Avukat

İlayda Sarıca

Köprülü - Veysipaşa, 1625. Sk. no:3, 09100 Efeler/Aydın, Türkiye
Aile Hukuku Boşanma Hukuku Ceza Hukuku Tazminat Hukuku
5.0
6 yorum
Profili gör
Avukat

Heybetullah Kizilboğa

İnönü, Mevlana Cd. No:2, 12000 Bingöl Merkez, İnönü, 12000 merkez/Bingöl, Türkiye
İş Hukuku Tazminat Hukuku Aile Hukuku Ceza Hukuku
5.0
8 yorum
Profili gör
Avukat

Elif Hondu Çil

Deniz, Konyaaltı Cd. Akdeniz Apt. D:1, 5-6, 07050 Muratpaşa/Antalya, Türkiye
Medeni Hukuk Aile Hukuku İş Hukuku Tazminat Hukuku
4.1
10 yorum
Profili gör
Avukat

Zafer Öztoprak

Emek zekai gümüşdiş mahallesi Turgut Özal caddesi no 15 iç kapı no 2, Emek Zekai Gümüşdiş, 16180 Osmangazi̇/Bursa, Türkiye
Aile Hukuku
5.0
18 yorum
Profili gör
Avukat Arabulucu

Aydın Akaoğlu

Kızılsaray Mah. 79. Sok No:9 Kat: 3, Kızılsaray, 07040 Muratpaşa/Antalya, Türkiye
Ceza Hukuku Tazminat Hukuku Şirketler Hukuku Idare Hukuku
4.6
7 yorum
Profili gör

Benzer sorular.

Bu yazıyla bağlantılı olarak Avukatistan’da sorulan diğer hukuki soruları inceleyin.

Fındık bahçemize izinsiz yol açılması hukuka uygun mu?

İyi günler. Yurt dışında yaşıyoruz. Köyde arsalarımız ve fındık bahçelerimiz var. Köy muhtarı, bize sormadan ve herhangi bir izin almadan fındık bahçemizin/tarlamızın içinden yol açtırmış. Bu taşınmazlar 25 kişinin ortak...

Anonim
1 cevap
Stuttgart

İşyeri devrinde işçilik alacaklarından kim sorumludur?

Merhaba, sahibi olduğum işyerini 01/05/2026 tarihi itibarıyla imzaladığımız "İşyeri Devir Sözleşmesi" ile yeni sahibine devrettim. Sözleşmede işçi hakları, sorumluluklar ve ödemelerle ilgili maddeler özetle şu şekildedir...

Anonim
2 cevap
Diyarbakır

Darp ve Tehdit Şikayetinde Muhtar Karakolda Bulunabilir mi?

Darp, hakaret ve tehdit nedeniyle şikayetçi oldum. Muhtar, tanık olmadığı halde karakolda saldırganlarla birlikte bulunabilir mi?

Anonim
9 cevap
Istanbul

Psikiyatri kayıtları mahkeme yoluyla sildirilebilir mi?

Hatalı olmayan birden fazla psikiyatri kaydım var. Tamamen iyileşmiş olmama rağmen bu kayıtların hayatımı gereksiz yere kısıtladığını düşünüyorum. Bu kayıtları sildirebilir miyim? Gerekirse mahkeme yoluna başvurabilir mi...

Anonim
13 cevap
Konya

Topraktan daire geç teslim edilirse haklarım nelerdir?

Merhaba, 6 yıl önce Kastamonu'nun Cide ilçesinde topraktan bir daire satın aldım. Satıcıyla aramızda adi yazılı bir sözleşme yaptık. Sözleşmeye göre dairenin bir yıl sonra teslim edilmesi gerekiyordu. İnşaat %80 seviyesi...

Anonim
2 cevap
Istanbul

657 Devlet Memuru Disiplin Cezası Nasıl İptal Olur?

657 sayılı Kanun'a tabi devlet memuruyum. Şubeye yeni atanan müdür vekili tarafından hakkımda disiplin cezası verildi. Bu ceza hangi durumlarda iptal edilebilir? İptal edilirse gerekçeleri neler olabilir ve cezanın iptal...

Anonim
4 cevap
İzmir

Benzer yazılar.

Bu konuyla bağlantılı hukuk yazılarını inceleyin.

Nafaka kesilme şartları: yeniden evlenme, fiilen evli gibi yaşama, yoksulluğun kalkması veya çocuğun erginliği; çoğu kez mahkeme kararı ve delil şarttır.

Kurbanlık kaporası iadesi: TBK 177-178’e göre kapora-cayma parası ayrımı, yazılı anlaşmaya göre alıcı/satıcı vazgeçince para ne olur, pratik örneklerle net.

Elektrik kesintisi tazminatı için beyaz eşya hasarında servis raporu, fotoğraf ve fatura hazırlayın; dağıtım şirketine süresinde başvurun, redde hakem heyeti.

Dolandırıldım ne yapmalıyım: Bankanıza hemen bildirin, mümkünse FAST/EFT geri çağırın, harcama itirazı açın, dekont ve ekran görüntüsü toplayıp savcılığa suç duyurun.

Uyuşturucu kullanmanın cezası TCK 191’e göre 2-5 yıl hapis; ilk yakalanmada denetimli serbestlik, tedavi, sicil, savcılık süreci, denetim şartları ve itiraz yolları.

Site aidatı ödemeyen kiracı için tahliye, kanuna uygun sözleşme hükmü, yazılı ihtar ve temerrüt-icra süreciyle; yönetim çoğu kez malike gider.