Arızi Kazanç Nedir?
Arızi kazanç, süreklilik taşımayan işlemlerden doğan ve Gelir Vergisi Kanunu’nda diğer kazanç ve iratlar kapsamında ele alınan gelir türüdür; doğru sınıflandırma, vergi ve beyan sorumluluğunu belirler. Tek seferlik aracılık komisyonu, kiracılık hakkının devri karşılığı alınan bedel ya da ara sıra verilen danışmanlık ücreti gibi gelirler bu kapsama girebilir. Vergilemede esas olan, tahsil edilen hasılattan belgelenebilen giderlerin düşülmesiyle bulunan safi tutardır; ayrıca belirli şartlarla uygulanan ve her yıl güncellenen bir istisna bulunur. Ancak aynı işi tekrar tekrar yapmaya başlamak, geliri arızi olmaktan çıkarıp ticari veya serbest meslek kazancı sayılmasına ve beklenmedik beyanname yüküne yol açabilir.
GVK 82’ye göre arızi kazanç kapsamına giren gelirler
Arızi serbest meslek kazancı örnekleri
GVK 82, arızi olarak yapılan serbest meslek faaliyetleri nedeniyle tahsil edilen hasılatı arızi kazanç sayar. Buradaki kritik nokta, işin devamlı bir meslek faaliyeti gibi yürütülmemesidir. Tek seferlik, istisnai bir hizmet ifası söz konusudur.
Uygulamada arızi serbest meslek kazancına örnek olarak şunlar görülebilir: Bir defaya mahsus danışmanlık verilmesi, tek seferlik eğitim veya seminer anlatımı, bir rapor hazırlanması, bir metnin çevirisinin yapılması, kısa süreli bir proje için uzman görüşü sunulması. İş aynı yıl içinde veya takip eden dönemlerde düzenli hale gelirse, arızi olmaktan çıkıp serbest meslek kazancı olarak değerlendirilme riski doğar.
Arızi ticari işlem ve aracılık kazançları
GVK 82 kapsamında, arızi olarak ticari muamele yapılması veya bu tür muamelelere aracılık edilmesi karşılığında elde edilen kazançlar da arızi kazançtır.
Örnek vermek gerekirse, ticaretle uğraşmayan bir kişinin tek seferlik alım-satım organizasyonunda kar elde etmesi veya tarafları buluşturup bir defaya mahsus komisyon alması bu gruba yaklaşabilir. Burada da “süreklilik” belirleyicidir. Aynı tip alım-satımların tekrarlanması, müşteri bulunması, ilan ve pazarlama gibi adımların rutine bağlanması durumunda kazancın ticari kazanç olarak ele alınması gündeme gelebilir.
Peştemallık ve tazminat gibi tek seferlik ödemeler
GVK 82’de ayrıca gayrimenkulün tahliyesi veya kiracılık hakkının devri karşılığında alınan tazminatlar ile peştemallık arızi kazanç olarak sayılır. Kiracının tahliye sırasında devrettiği bazı tesisat ve mallardan doğan kazançlar da bu kapsamda değerlendirilebilir.
Pratikte bu ödemeler, kiracının erken çıkması için ev sahibi tarafından ödenen “tahliye bedeli” şeklinde veya kiracılık hakkının devrinde alınan “hava parası” benzeri tutarlar olarak karşınıza çıkar. Bu tür gelirlerin beyan ve istisna boyutu, tutara ve somut olaya göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Arızi sayılması için aranan şartlar: süreklilik ve organizasyon ölçütleri
Arızi ile sürekli faaliyet arasındaki kritik farklar
Arızi kazançta temel fikir şudur: Gelir, devamlı olmayan ve çoğu zaman bir “teşebbüs” düzeni içinde yürütülmeyen tekil olaylardan doğar. Düzenli aralıklarla tekrar eden, her yıl benzer şekilde sürdürülen veya bir iş planına bağlanan faaliyetler ise arızi çizgiden uzaklaşır. Bu ayrım, “diğer kazanç ve iratlar”ın genel karakteri anlatılırken de “periyodik olmayan, devamlı değil arızi olan” gelirler olarak ifade edilir.
Uygulamada vergi idaresi ve yargı, iki ölçüte özellikle bakar: süreklilik ve organizasyon. Süreklilik; aynı işin tekrar etmesi, gelir elde etme niyetinin süreklilik kazanması ve faaliyetin bir “iş” gibi devam etmesiyle güçlenir. Organizasyon ise faaliyetin bir ticari/mesleki düzen içinde yürütülmesidir: müşteri bulma kanalları kurmak, düzenli reklam-tanıtım yapmak, stok tutmak, ekipman ve personel kullanmak, sözleşme ve teslim süreçlerini rutine bağlamak gibi unsurlar bu görüntüyü oluşturabilir.
Nitekim Danıştay kararlarında da, bir faaliyetin ticari sayılabilmesi için ticari nitelik taşımasının yanında süreklilik göstermesinin belirleyici olduğu; sermaye-emek dengesinin tek başına sonuca götürmediği vurgulanır.
Arızi sayılmayan durumlar ve yaygın yanlış sınıflandırmalar
En sık hata, “tek seferde para geldi” düşüncesiyle her ödemenin otomatik olarak arızi sayılmasıdır. Tek bir tahsilat görülse bile, arka planda düzenli iş ilişkisi, tekrar eden hizmet, sürekli satış veya organizasyon varsa gelir ticari kazanç ya da serbest meslek kazancı olarak değerlendirilebilir.
Özellikle şu senaryolarda yanlış sınıflandırma riski artar: Aynı alım-satımın kısa aralıklarla tekrarlanması, aracılığın bir “komisyon düzenine” dönüşmesi, freelance işlerin süreklilik kazanması, sosyal medya veya platformlar üzerinden düzenli satış yapılması. Bu hallerde “arızi” yerine, mükellefiyet tesisi, belge düzeni ve beyan rejimi tamamen değişebilir.
Sınır durumlarda tek bir kritere takılıp kalmadan, faaliyetin bütününe bakmak gerekir. Arızi kazanç mantığı, “devamlı değil, istisnai” gelirler içindir; düzenli bir kazanç akışı oluşuyorsa arızi kabul edilmesi zorlaşır.
Arızi kazanç istisnası tutarı ve istisna dışı haller
İstisna hangi arızi kazançlara uygulanır?
GVK 82’de sayılan arızi kazançların tamamına otomatik olarak istisna uygulanmaz. İstisna, bir takvim yılında elde edilen ve madde kapsamındaki (1), (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde yer alan arızi kazançların toplamı için gündeme gelir. Bu gruba genel olarak arızi ticari işlem ve aracılık kazançları, işletme veya serbest meslek faaliyetinin durdurulması ya da terk edilmesi kapsamında bazı tek seferlik hasılatlar, tahliye tazminatı ve peştemallık gibi ödemeler ile arızi serbest meslek hasılatı girer.
2026 takvim yılında elde edilen bu nitelikteki arızi kazançlarda istisna tutarı 350.000 TL’dir. İstisna, aynı yıl içinde birden fazla arızi gelir varsa toplam üzerinden uygulanır. Yani her işlem için ayrı ayrı değil, yıl sonundaki birikmiş tutar üzerinden değerlendirme yapılır. Tutar aşılıyorsa, aşan kısım için beyan ve vergileme gündeme gelir. İstisna tutarlarının yıllara göre listesi Arızi Kazançlara İlişkin İstisna Tutarı tablosunda yer alır.
İstisna uygulanmayan arızi kazanç türleri
İstisnanın dışında kalan başlıca haller şunlardır: Henüz başlamamış bir ticari, zirai veya mesleki faaliyete hiç girişilmemesi ya da ihale, artırma ve eksiltmelere iştirak edilmemesi karşılığında alınan bedeller. Ayrıca, gerçek usulde vergiye tabi mükelleflerin terk ettikleri işleriyle ilgili olarak sonradan elde ettikleri kazançlar (örneğin daha önce değersiz alacak yazılan veya şüpheli alacak karşılığı ayrılmış alacakların tahsili) istisnaya dahil değildir. Dar mükelleflerin uluslararası ulaştırma işlerini arızi yapmalarından doğan kazançlarda da istisna uygulanmaz.
Bu gelirlerde istisna olmasa bile, kanunun öngördüğü şekilde ve tevsik edilebilen giderlerin düşülmesi, vergi matrahını belirlemede önemlidir.
İstisna tutarı hangi yıla göre belirlenir?
İstisna tutarı, gelirin elde edildiği takvim yılına göre belirlenir. Beyannamenin verildiği yıl ile karıştırılmamalıdır. Örneğin 2025 yılında elde edilen arızi kazançlar, Mart 2026’da beyan edilse bile 2025 yılı istisna tutarı üzerinden değerlendirilir. 2026 yılında elde edilen arızi kazançlar için ise 350.000 TL’lik sınır esas alınır ve beyan gündeme gelirse bu gelirler kural olarak 2027 yılındaki beyan döneminde ele alınır.
Safi arızi kazanç nasıl hesaplanır: gelir, gider ve ispat
Gider indirimi hangi koşullarda yapılır?
Arızi kazançlarda vergiye esas tutar, çoğu durumda “eline geçen para” değil, safi arızi kazançtır. Kanunun yaklaşımı basittir: İlgili işten doğan hasılattan, o işi elde etmek için yapılan ve tevsik edilebilen (belgelenebilen) giderler düşülür.
GVK 82’de özellikle (2), (3), (4) ve (5) numaralı bentlerde yer alan işler bakımından, hasılattan gider indirimi yapılabileceği; bunun için giderlerin tevsik edilmesi gerektiği belirtilir. Pratikte tevsik, çoğunlukla fatura, e-arşiv fatura, gider pusulası, banka dekontu, sözleşme ve benzeri yazılı delillerle olur. Giderin “gerçek” olması yetmez. İşle doğrudan bağlantısının da kurulabilmesi gerekir.
Örneğin tek seferlik aracılık komisyonu elde ettiyseniz, bu komisyona ulaşmak için yaptığınız ilan, ulaşım, noter ve benzeri giderler; tek seferlik bir işte ürettiğiniz teslimata ilişkin kargo veya malzeme giderleri, uygun şekilde belgelendirilebildiği ölçüde dikkate alınabilir. Belgesiz giderlerde ise indirim talebi risklidir.
Hasılat ve safi kazanç kavramları
GVK 82’de “hasılat” kavramı geniş yorumlanır. Sadece nakit para değil, aynî ödemeler ve para ile ölçülebilen her türlü menfaat hasılat sayılabilir. Bu yüzden elinize “mal” veya “hizmet” olarak bir karşılık geçtiyse, bunun parasal değerinin de hesaba katılması gerekebilir.
Özet formül şu şekilde düşünülebilir: Safi arızi kazanç = Hasılat - Tevsik edilen giderler. Hazır Beyan sistemindeki arızi kazanç açıklamaları da bu mantığı esas alır ve hasılat tanımını açıkça verir.
Beyanname gerekir mi: istisna aşımı, beyan türü ve ödeme
Yıllık beyanname mi münferit beyanname mi?
Arızi kazançta beyan yükümlülüğü, önce istisna sınırı ile kontrol edilir. İstisna haddi içinde kalan arızi kazançlar için kural olarak beyanname verilmez.
İstisna aşılıyorsa, tam mükellef gerçek kişiler arızi kazançlarını yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan eder. Örneğin 2025 yılında elde edilen beyana tabi “diğer kazanç ve iratlar” (arızi kazançlar dahil) için beyan dönemi 1-31 Mart 2026’dır. Arızi kazanç nedeniyle yıllık beyanname vermeniz gerekiyorsa, başka gelirleriniz (kira, ücret gibi) nedeniyle zaten beyanname verme zorunluluğu doğduğunda da bu arızi kazanç, aynı beyannamede toplanır.
Münferit beyanname ise esasen dar mükellefiyete tabi olup yıllık beyanname vermek zorunda olmayanların, vergisi tevkifatla alınmamış bazı kazançlarını beyan ettiği beyandır. Arızi ticari işlem/aracılık ve arızi serbest meslek gibi gelirler bu kapsamda gündeme gelebilir.
Beyan ve ödeme takvimi hangi kurala göre belirlenir?
Yıllık beyanname üzerinden tahakkuk eden gelir vergisi, iki eşit taksitte ödenir. 2025 yılında elde edilen ve 2026 Mart ayında beyan edilen “diğer kazanç ve iratlar” için 1. taksit (damga vergisiyle birlikte) 31 Mart 2026’ya, 2. taksit ise 31 Temmuz 2026’ya kadar ödenir.
Münferit beyannamede ise vergi, beyanname verme süresi içinde ödenir. Ayrıca memleketi terk veya ölüm gibi mükellefiyetin sona erdiği hallerde, beyan üzerine tarh edilen vergiler yine beyanname verme süresi içinde ödenir. Ödeme, Hazır Beyan ve GİB’in dijital kanalları üzerinden veya vergi dairesi, bankalar ve PTT gibi kanallardan yapılabilir.
Arızi serbest meslekte belge düzeni, stopaj ve KDV durumu
Gider pusulasını kim düzenler, ne zaman kesilir?
Arızi serbest meslek işinde belge düzeni, işi yapan kişinin “serbest meslek mükellefi” olup olmamasına göre değişir. Serbest meslek mükellefiyseniz, tahsilat için serbest meslek makbuzu düzenleme yükümlülüğünüz doğar. Mükellefiyet yoksa, ödeme yapan tarafın belgeyi nasıl tevsik edeceği öne çıkar.
Bu noktada gider pusulası, Vergi Usul Kanunu m.234’te düzenlenen pratik belgedir. Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, basit usulde vergilendirilenler, defter tutan serbest meslek erbabı ve çiftçiler; belge düzenleme zorunluluğu bulunmayan kişilere yaptırdıkları işler veya onlardan satın aldıkları mallar için, işi yapana imzalatacakları gider pusulasını düzenler. Gider pusulası iki nüsha düzenlenir ve bir nüshası işi yapana verilir. Ayrıca gider pusulasının, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami 7 gün içinde düzenlenmesi gerekir; aksi halde hiç düzenlenmemiş sayılabilir.
Uygulamada sizin açınızdan önemli olan, gider pusulasının bir nüshasını almak ve brüt tutar, varsa kesintiler ve net ödemeyi doğru görmektir. Hizmeti alan şirket veya kurumla çalışıyorsanız, bu belge aynı zamanda ileride “bu gelir arızi miydi?” tartışmasında da somut dayanak olur.
Stopaj ve KDV açısından temel kurallar
Stopaj (gelir vergisi tevkifatı) tarafında, Gelir Vergisi Kanunu m.94 kapsamındaki kişi ve kurumlar, serbest meslek işleri dolayısıyla yaptıkları ödemeler üzerinden (avanslar dahil) tevkifat yapmakla yükümlüdür. Arızi olması, tek başına stopaj ihtimalini ortadan kaldırmaz. Kesinti oranı ve istisnalar, işlemin türüne göre ayrıca değerlendirilir.
KDV açısından genel kural, ticari faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan hizmetlerin KDV’ye tabi olmasıdır. Normalde KDV’nin mükellefi hizmeti yapandır. Ancak bazı hallerde idare, KDV Kanunu m.9 uyarınca işlemin taraflarını “verginin ödenmesinden sorumlu” tutabilir; bu durumda beyanın sorumlu tarafından yapılması gündeme gelir. Uygulamada bu sorumluluk, elektronik ortamda verilen KDV2 ve KDV tevkifatı beyannameleriyle ilişkilendirilebilir.
Arızi kazançla ilgili sık sorulan sorular
Banka hesabına gelen tek seferlik ödeme arızi sayılır mı?
Tek seferlik ödeme gelmesi, tek başına gelirin “arızi” olduğu anlamına gelmez. Vergide belirleyici olan, paranın hangi hukuki ve ekonomik işlemden doğduğudur. Örneğin bir defaya mahsus danışmanlık ücreti veya tek seferlik aracılık komisyonu, şartları varsa arızi kazanç olarak değerlendirilebilir. Buna karşılık aynı işi fiilen düzenli yapıyorsanız, ödeme bir kez toplu gelse bile gelir serbest meslek kazancı veya ticari kazanç sayılabilir.
Bu yüzden banka dekontundaki açıklama, sözleşme, yazışmalar ve varsa gider pusulası gibi belgeler önemlidir. “Tek sefer” görüntüsünü destekleyen en kritik unsur, faaliyetin süreklilik ve organizasyon taşımamasıdır.
Platform üzerinden alınan ödeme arızi kazanç olabilir mi?
Evet, bazı durumlarda olabilir. Örneğin bir platform üzerinden istisnai ve tekil bir hizmet verip bir kez ödeme almak, arızi serbest meslek hasılatı gibi değerlendirilebilecek bir tablo oluşturabilir. Ancak platform üzerinden düzenli iş almak, tekrar eden satış yapmak, profil ve ilanları sürekli güncellemek, müşteri akışı oluşturmak gibi unsurlar varsa arızi sınır hızla aşılır. Bu durumda gelir, çoğu zaman serbest meslek faaliyeti veya ticari faaliyet olarak ele alınır ve mükellefiyet, belge düzeni, KDV ve stopaj gibi başlıklar farklılaşır.
Kısacası “platform” tek başına kriter değildir. Ölçüt, faaliyetin devamlılık kazanıp kazanmadığıdır.
İstisna altında kalınca yine de beyan gerekir mi?
GVK 82’deki istisnanın uygulandığı arızi kazançlarda, bir takvim yılı içindeki toplam kazanç istisna haddini aşmıyorsa kural olarak beyanname verilmez. Ancak iki noktaya dikkat edin:
Birincisi, her arızi kazanç türü istisnaya dahil değildir. İstisna dışı kalan bir arızi gelir söz konusuysa, tutar küçük olsa bile beyan gerekip gerekmediği ayrıca değerlendirilir.
İkincisi, aynı yıl içinde birden fazla arızi geliriniz varsa istisna toplam üzerinden kontrol edilir. Yıl içinde ayrı ayrı “küçük” görünen ödemeler, yıl sonunda sınırı birlikte aşabilir. Bu nedenle yıl boyunca tahsilatları ve tevsik edici belgeleri düzenli takip etmek, sonradan sürpriz beyan ve vergi riskini azaltır.
Profesyonel hukuki danışmanlık mı arıyorsunuz?
Avukatistan üzerinden kolayca hukuki danışmanlık talebi oluşturup, sisteme kayıtlı binlerce avukattan teklif alabilirsiniz.
- Avukatistan, avukatlardan alınan hizmetler için herhangi bir ücret ya da komisyon talep etmez.
- Hizmetlerimiz yalnızca avukatlarla iletişim kurmanıza yardımcı olmak içindir; avukatlar tarafından verilen hizmetlerden Avukatistan sorumlu tutulamaz.