Toggle sidebar
Vadesiz Senet Nedir?

Vadesiz Senet Nedir?

14 dakika

Vadesiz senet, üzerinde ödeme günü yazmayan bir bono niteliğindedir ve vade belirtilmediğinde görüldüğünde ödenecek sayılır. Bu, alacaklının senedi ibraz ettiği anda ödeme isteyebilmesi demektir; ticari satışlarda ve teminat ilişkilerinde sık görülür, borçlu içinse borcun hangi tarihte muaccel olacağı ve gecikme riskinin ne zaman başlayacağı netleşir. Uygulamada düzenlenme tarihi, lehtar, tutar, ödeme yeri ve imza gibi zorunlu bilgilerin tam olması, vade hanesinin boş bırakılmasının sonradan doldurma ve itiraz ihtimalini artırmaması için metnin boşluksuz yazılması gerekir. Bir yıllık ibraz süresi detayı gözden kaçtığında, özellikle ciro edilmiş senetlerde rücu haklarının zayıflaması şaşırtıcı bir sonuç doğurabilir.

Vade yazılmayan bono senette “görüldüğünde ödenir” ne demek?

Vadesiz sayılınca ödeme zamanı nasıl belirlenir?

Bonoda vade kısmı boş bırakılmışsa, senet “geçersiz” olmaz. Hukuken bu tür bono, görüldüğünde ödenecek bono kabul edilir. Yani ödeme günü senedin üzerinde bir tarih olarak yazmaz; ödeme zamanı, alacaklının senedi borçluya “ödemek üzere” sunmasıyla netleşir.

Pratikte bu şu anlama gelir: Alacaklı, vadesiz senedi borçluya ibraz eder. Borçlu o anda ödemekle yükümlüdür. Ödeme yapılmazsa, alacaklı diğer şartları da yerine getirerek kambiyo senetlerine özgü takip yoluna gidebilir.

Burada kritik nokta “süresiz bekleme” değildir. Görüldüğünde ödenecek senetlerde, genel kural olarak düzenleme tarihinden itibaren 1 yıl içinde ibraz beklenir. Senette ciro veya aval varsa, bu süre içinde ibraz yapılmaması bazı başvuru haklarını zayıflatabilir veya düşürebilir. Bu yüzden vade yazılmamış senette, “nasıl olsa vade yok” düşüncesiyle beklemek risklidir.

Düzenleme tarihi ile ödeme talebi arasındaki fark

Düzenleme tarihi, senedin kurulduğu tarihtir. Bonoda bulunması gereken temel bilgilerden biridir. İbraz süreleri gibi bazı süreler de çoğu zaman bu tarihe göre hesaplanır.

Ödeme talebi (ibraz) ise alacaklının senedi fiilen ödeme için borçluya sunduğu andır. Vadesiz senette ödeme günü, çoğu kez bu taleple görünür hale gelir. Bu nedenle düzenleme tarihi bugün olabilir, ödeme talebi aylar sonra yapılabilir. Tam tersi de mümkündür; alacaklı kısa süre içinde ibraz ederek hemen ödeme isteyebilir.

Özetle: Düzenleme tarihi “senedin yaşı”nı, ödeme talebi ise “borcun ne zaman muaccel hale getirildiği”ni belirler. Bu ayrımı bilmek, vadesiz senette zaman yönetiminin temelidir.

Vadesiz senet geçerli mi, hangi şartlarda geçersiz olur?

Bono zorunlu unsurları ve vade eksikliği

Vadesiz senet, tek başına “geçersizlik” sebebi değildir. Bono (emre yazılı senet) için kanun, bazı eksiklerin otomatik olarak tamamlanacağını kabul eder. Bu yüzden vade yazılmamışsa senet genellikle bono olarak ayakta kalır ve “görüldüğünde ödenir” sayılır.

Asıl mesele, senedin bono sayılabilmesi için temel şekil şartlarını taşıyıp taşımadığıdır. Uygulamada en güvenli kontrol listesi şudur:

  • Senet metninde “bono” veya “emre yazılı senet” ibaresi
  • Kayıtsız şartsız ödeme vaadi
  • Belirli bir bedel (tutar)
  • Lehtar (kime veya kimin emrine ödenecek)
  • Düzenleme tarihi
  • Düzenleyenin (borçlunun) ıslak imzası

Vade gibi bazı kayıtların yazılmaması çoğu zaman “kambiyo vasfını” düşürmez. Ancak diğer zorunlu unsurlardan biri yoksa, senet bono olmaktan çıkar. Kanun metnini görmek isterseniz Türk Ticaret Kanunu üzerinden ilgili maddelere ulaşabilirsiniz.

İmza, tutar, lehtar gibi kritik eksikler

Uygulamada en çok problem çıkaran eksikler imza, tutar ve lehtar bilgisidir. Çünkü bunlar “sonradan kendiliğinden tamamlanır” denilen alanlardan değildir.

Örneğin düzenleyenin imzası yoksa, ortada bono niteliğinde bir kambiyo senedi bulunmaz. Benzer şekilde tutar belirsizse veya ödeme vaadi kayıtsız şartsız değilse, kambiyo takibi dayanağı olarak kullanılamaz.

Lehtarın hiç yazılmaması da ciddi risktir. Senedin kime ödeneceği belli değilse, takip aşamasında senedin bono sayılıp sayılmayacağı tartışması doğar.

Sonradan doldurma, tahrifat ve ispat sorunu

Vadesiz senetlerde bir diğer büyük risk “boşluk” meselesidir. Taraflar bazen vade hanesini veya bazı alanları boş bırakıp imza atar. Bu, uygulamada “açık bono” olarak görülür. Sonradan doldurma, taraflar arasındaki anlaşmaya uygunsa sorun çıkmayabilir. Aykırı doldurulduğunda ise borçlu “doldurma yetkisine aykırılık” itirazı yapar. Bu noktada ispat kavgası başlar.

Bir de tahrifat (kazıntı, silinti, ekleme) riski vardır. Kambiyo senetlerinde senet metninde değişiklik yapılmışsa, kimin hangi metinden sorumlu olacağı özel kurallara tabidir. Genel yaklaşım, tahrifat iddiasını ileri süren tarafın bunu somut delille desteklemesi gerektiğidir. İmza inkârı gibi durumlarda da inceleme, bilirkişi ve diğer deliller belirleyici olur.

Vadesiz senette ibraz nedir, nasıl ve ne zaman yapılır?

İbraz süresi ve 1 yıllık kural

İbraz, vadesiz (vade yazılmamış) senedin asıl borçlusuna “ödemek üzere” sunulmasıdır. Görüldüğünde ödenir sayılan bonoda vade, çoğu zaman bu ibraz anıyla somutlaşır. Uygulamada ibraz, senedin üzerinde yazılı ödeme yerinde yapılır. Ödeme yeri yazmıyorsa, çoğunlukla düzenleyenin adı yanındaki yer adres kabul edilir.

Görüldüğünde ödenecek bonoda temel kural, senedin düzenleme tarihinden itibaren 1 yıl içinde ödenmek üzere ibraz edilmesidir. Senedi düzenleyen bu süreyi senet üzerinde kısaltabilir veya uzatabilir. Ciro edenler de süreyi kısaltabilir. Bazı bonolarda “... tarihinden önce ibraz edilemez” gibi bir kayıt görülebilir. Bu durumda bir yıllık ibraz süresi, yazılan tarihten itibaren işlemeye başlar.

Bu 1 yıllık süre, “senet artık geçersiz” sonucunu doğurmaz. Daha çok, senedin kimlere karşı ve hangi haklarla takip edilebileceğini etkiler.

İbrazın ispatı: elden, noter, banka

İbrazın en zor kısmı çoğu zaman “yaptım” demek değil, ispat etmektir. Elden ibrazda mümkünse yazılı iz bırakın. Örneğin borçlunun senedi gördüğüne veya ödeme talebine dair tarihli imzası, kısa bir teslim-tesellüm notu, yazılı bir ödeme reddi beyanı gibi.

Noter kanalı, özellikle borçlunun “ibraz edilmedi” savunması yapabileceği dosyalarda daha güvenli bir yoldur. Noter işlemleriyle ibraz ve ödeme talebinin tarihi daha netleşir.

Ödeme yeri banka olarak yazılmışsa, bankaya ibraz da pratik bir yöntemdir. Bankanın ödeme yapmaması halinde, bankadan alınacak yazılı kayıtlar ileride delil değerini artırır.

İbraz yapılmazsa hangi haklar kaybedilir?

Senedin bir yıl içinde ibraz edilmemesi, en çok ciro zinciri olan senetlerde önem kazanır. Genel olarak hamil, süresinde ibraz yapmazsa cirantalara ve varsa avaliste karşı rücu (başvuru) haklarını kaybetme riskiyle karşılaşır. Buna karşılık bonoda asıl borçlu düzenleyen olduğu için, yalnızca ibrazın gecikmesi her durumda düzenleyeni otomatik olarak borçtan kurtarmaz. Ancak takip stratejisi, faiz başlangıcı ve zamanaşımı gibi başlıklarda dosyanın seyri değişebilir.

Vadesiz senette temerrüt ve faiz ne zaman başlar?

Ödeme talebi ile temerrüdün oluşması

Vadesiz senet, “görüldüğünde ödenir” sayıldığı için borcun muaccel hale gelmesi çoğu zaman ödeme talebi ile olur. Yani alacaklının senedi borçluya ibraz edip ödeme istemesi, uygulamada temerrüdün başlangıcını belirleyen ana adımdır.

Türk Borçlar Kanunu m.117 mantığıyla bakıldığında, muaccel bir para borcunda borçlu kural olarak ihtar ile temerrüde düşer. Vadesiz bonoda da “ihtar” işlevini çoğu zaman ibraz görür. Borçlu, ibraz üzerine ödeme yapmazsa temerrüt gündeme gelir ve temerrüdün sonuçları (faiz, takip masrafları gibi) devreye girer.

Bu nedenle sadece “senet var” demek, tek başına temerrüt faizini otomatik başlatmaz. Özellikle dosyada ibrazın tarihi ispatlanamıyorsa mahkemeler ve icra uygulaması, faizi takip tarihi veya dava tarihi gibi daha net bir tarihten başlatma eğiliminde olabilir.

Faiz türü ve başlangıç tarihi tartışmaları

Vadesiz senette “faiz” denince iki farklı şey karışır:

  • Senedin kendi faizi (anapara faizi, akdi faiz): TTK m.675 (bonolar için de atıfla) uyarınca, sadece görüldüğünde veya görüldüğünden belirli süre sonra ödenecek senetlere faiz şartı konulabilir. Faiz oranı senette yazmıyorsa faiz şartı yok sayılır. Başka bir gün yazılmadıysa faiz genelde düzenleme tarihinden itibaren işler.
  • Temerrüt faizi: Borçlu ödeme talebine rağmen ödeme yapmadığında, temerrüt tarihinden itibaren işler. Oran taraflarca kararlaştırılmamışsa 3095 sayılı Kanun çerçevesi gündeme gelir.

Başlangıç tarihindeki tartışma da buradan çıkar: Senette geçerli bir akdi faiz kaydı yoksa, faiz için çoğu dosyada belirleyici olan tarih ibrazın ve ödeme talebinin ispatlanabildiği tarihtir. Bu ispat zayıfsa, faiz başlangıcı fiilen takip veya dava tarihine kayabilir. Bu yüzden faiz hesabını “erken ve tartışmasız” başlatmak isteyen alacaklılar, ibrazı noter, banka veya yazılı teslim kaydıyla güçlendirmeyi tercih eder.

Vadesiz senet tahsilatı: kambiyo takibiyle icra süreci nasıl işler?

Kambiyo takibi ile adi takip farkı

Vadesiz senet (vade yazılmamış bono) elinizdeyse, alacağı tahsil için en sık kullanılan yol kambiyo senetlerine özgü haciz yoludur. Bu takip, poliçe, bono ve çek için öngörülen hızlı bir ilamsız icra türüdür.

Genel hatlarıyla süreç şöyle işler: Alacaklı yetkili icra dairesinde takip talebi açar ve senedin aslını sunar. İcra müdürlüğü senedin kambiyo vasfını ve takip şartlarını şeklen inceler. Ardından borçluya kambiyo ödeme emri tebliğ edilir. Borçluya kural olarak 10 gün içinde ödeme, 5 gün içinde icra mahkemesine itiraz/şikayet penceresi tanınır.

Adi (genel) haciz yolunda ise borçlu 7 gün içinde icra dairesine itiraz edebilir ve itiraz genellikle takibi kendiliğinden durdurur. Kambiyo takibinde itiraz, doğrudan icra mahkemesinde görülür ve çoğu durumda takip, satış aşaması hariç ilerlemeye devam edebilir.

Borçlunun itiraz ve şikayet yolları

Borçlu, kambiyo takibinde kısa süre içinde birkaç başlıkta savunma yapabilir. En sık görülenler:

  • İmzaya itiraz (imza bana ait değil)
  • Borca itiraz (borç ödendi, zamanaşımı, yetki, miktar, senedin teminat senedi olduğu iddiası gibi)
  • Şikayet (senedin kambiyo senedi olmadığı, takip şartlarının oluşmadığı, usule aykırılıklar)

Vadesiz senetlerde ayrıca “ibraz edilmeden takip başlatıldı” savunması da gündeme gelebilir. Bu savunmanın dosyaya etkisi, senedin içeriğine ve ibrazın ispatına göre değişir.

Haciz ve tahsilat aşamasında bilinen riskler

Kambiyo takibi hızlıdır ama “tahsil garanti” değildir. En bilinen riskler şunlardır: Borçlunun malvarlığının bulunamaması, mal kaçırma şüphesi, üçüncü kişilerin istihkak iddiaları, banka hesap hareketleri ve maaş haczindeki sınırlamalar, araç ve taşınmaz satışında değer kaybı ve masraf artışı.

Bir diğer kritik nokta da sürelerdir. 5 günlük itiraz/şikayet penceresi kaçırıldığında dosyanın yönü çok zor değişir. Bu yüzden ödeme emri tebliği sonrası hızlı aksiyon almak gerekir.

Zamanaşımı süreleri ve süre kaçırınca doğan sonuçlar

Asıl borçluya başvuru ile cirantaya başvuru ayrımı

Vadesiz senette zamanaşımı hesabı yapılırken önce “kime karşı” talepte bulunulduğu netleştirilir. Çünkü asıl borçlu ile cirantalar için süre ve sonuçlar farklıdır.

Asıl borçlu (bonoyu düzenleyen keşideci) açısından genel kural, kambiyo senedinden doğan talebin vadenin geldiği tarihten itibaren 3 yıl içinde ileri sürülmesidir. Vade yazılmamış bonoda vade, çoğu zaman ibraz (ödeme talebi) ile belirginleşir. Bu yüzden ibrazı ve tarihini ispatlayabilmek, zamanaşımı tartışmasını da azaltır.

Cirantalara (ciro edenlere) ve varsa avalistlerine başvuruda ise daha kısa süreler gündeme gelir. Uygulamada hamilin cirantalara yönelttiği rücu taleplerinde, süresinde yapılan işlemler (özellikle protesto veya senetteki “gidersiz” kayıt) belirleyici olur ve genel olarak 1 yıllık zamanaşımı süresiyle karşılaşılır. Cirantanın kendi önceki cirantalarına dönmesi (zincir içi rücu) ise çoğu dosyada 6 ay gibi daha kısa bir süreye tabidir.

Süre kaçırılırsa, senet “kendiliğinden hükümsüz” olmaz. Ancak borçlu zamanaşımı def’ini ileri sürerse, kambiyo senedine dayalı tahsil imkanı ciddi şekilde zayıflar. Bu noktada temel ilişkiye dayalı alacak davası veya kambiyo hukukuna özgü sebepsiz zenginleşme gibi alternatifler tartışılır.

Zamanaşımı kesilmesi ve durması genel çerçeve

Kambiyo senetlerinde zamanaşımını kesen haller sınırlıdır. Özellikle dava açılması, icra takibi başlatılması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesi gibi işlemler zamanaşımını keser. Kesilince, aynı süre yeniden işlemeye başlar. Kesme işlemi, kime karşı yapılmışsa yalnız ona karşı sonuç doğurur.

“Durma” (zamanaşımının işlememesi) ise daha istisnai bir alandır ve genel hükümler çerçevesinde değerlendirilir. Bu yüzden vadesiz senette en güvenli yaklaşım, ibrazı geciktirmemek ve zamanaşımı süreleri dolmadan takip veya dava adımını atmaktır.

Vadesiz senette en sık yapılan hatalar ve güvenli düzenleme önerileri

Boş senet riski ve doldurma yetkisi

Vadesiz senetle ilgili en yaygın hata, “vade yazmadım” ile “boş senet imzaladım” durumunu karıştırmaktır. Vade hanesinin boş olması, senedi çoğu zaman görüldüğünde ödenir hale getirir. Ama tutar, lehtar, düzenleme tarihi gibi alanlar da boşsa, bu pratikte açık bono riskini büyütür.

Güvenli yaklaşım şudur: İmza atmadan önce senetteki temel alanlar dolu olsun. Boşlukları da mümkün olduğunca kapatın. Örneğin satır sonlarını çizgiyle doldurmak, tutarı hem rakamla hem yazıyla yazmak ve gereksiz boş alan bırakmamak sonradan ekleme iddialarını azaltır.

Taraflar “sonradan doldurulacak” bir alan bırakmak zorundaysa, mutlaka ayrıca yazılı bir doldurma yetkisi belgesi hazırlanır. Bu belgede hangi alanın, hangi üst sınırla, hangi tarihe kadar ve hangi şartla doldurulacağı açıkça yazılır. “Teminat” ilişkisi varsa, bu ilişkiyi senedin üzerine not düşmek yerine ayrı bir sözleşmede düzenlemek genellikle daha az tartışma çıkarır.

Senet üzerindeki düzeltmelerde geçerlilik sorunu

Senet üzerinde kazıntı, silinti, bant, karalama gibi izler, icra aşamasında gereksiz bir “tahrifat” tartışması doğurabilir. Düzeltme gerekiyorsa en güvenlisi senedi yeniden düzenlemektir.

Yeniden düzenlemek mümkün değilse, pratikte şu kurallar işe yarar: Yanlış yazılan kısmı tek çizgiyle okunur şekilde iptal edin, doğrusunu hemen yanına yazın, düzeltmenin yanına düzenleyen imza parafı atın. Mümkünse aynı sayfada tarih de düşülür. “Beyazlatıcı” kullanmak veya metni tamamen kapatmak, ileride ispatı zorlaştırır.

Ayrıca senedin fotokopisini veya taramasını almak tek başına delil sayılmasa da, en azından “ilk düzenlenmiş hali” hakkında bir referans sağlar.

Örnek zaman çizelgesi: düzenleme, ibraz, takip sırası

Örnek bir akış üzerinden düşünmek süreleri daha görünür kılar:

  • 1 Mart 2026: Bono düzenlendi, vade yazılmadı (görüldüğünde ödenir kabul edilir).
  • 15 Nisan 2026: Alacaklı senedi borçluya ödeme için ibraz etti ve ödeme talep etti.
  • 18 Nisan 2026: Ödeme yapılmadı. Temerrüt ve faiz tartışmalarında bu tarihler önem kazanır.
  • 25 Nisan 2026: Kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldı (ödeme emri tebliği ve itiraz süreleri devreye girer).
  • En geç 1 Mart 2027: Genel kural olarak 1 yıllık ibraz penceresi içinde kalmak hedeflenir.

Bu çizelgede kritik nokta şudur: İbrazı ve tarihini netleştiren bir yöntem seçmek, hem faizin başlangıcı hem de takip stratejisi açısından çoğu dosyada oyunu belirler.

Danışmanlık

Profesyonel hukuki danışmanlık mı arıyorsunuz?

Avukatistan üzerinden kolayca hukuki danışmanlık talebi oluşturup, sisteme kayıtlı binlerce avukattan teklif alabilirsiniz.

Lütfen unutmayın
  • Avukatistan, avukatlardan alınan hizmetler için herhangi bir ücret ya da komisyon talep etmez.
  • Hizmetlerimiz yalnızca avukatlarla iletişim kurmanıza yardımcı olmak içindir; avukatlar tarafından verilen hizmetlerden Avukatistan sorumlu tutulamaz.

Avukatlara Özel

Avukatistan’da profilinizi büyütün

Kaydınızı tamamlayın, daha görünür olun ve size uygun müvekkil talepleriyle daha hızlı buluşun.

Avukat Olarak Kaydol