Taksitli Senet Nedir?
Taksitli senet, bir borcun tek seferde değil belirlenen vadelerde parça parça ödeneceğini belgeleyen, pratikte özellikle senetle yapılan satışlarda bono olarak düzenlenen yazılı taahhüttür. Sağlam bir ödeme planı için her senette tutar ve vade açık olmalı, alacaklı bilgisi ile kayıtsız şartsız ödeme vaadi net yazılmalı; borçlunun ıslak imzası da eksiksiz bulunmalıdır. Tüketici işlemlerinde senetlerin nama yazılı olması, her taksit için ayrı düzenlenmesi ve tutarın ilgili taksidi aşmaması, tek senetle tüm borcu bir anda risk altına sokmayı önler. En yaygın sorun, senedin yanlış ibarelerle devredilebilir hale gelmesiyle beklenmedik bir tahsilat baskısına dönüşmesidir.
Taksitle satışta tüketici senedi kavramı ve kapsamı
“Taksitli senet” ile bono aynı mı?
Günlük dilde “taksitli senet” denildiğinde genelde kastedilen şey, taksitle ödeme için imzalanan kambiyo senedidir. Uygulamada bu senet çoğunlukla bono (emre muharrer senet) şeklinde düzenlenir. Yani “taksitli senet” ayrı bir senet türü değildir. Bononun taksitli hale gelmesi, borcun tek vadede değil birden fazla vadede ödenmesine göre plan yapılmasıyla ilgilidir.
Buradaki kritik nokta şudur: Taksitli bir borç için bazen tek bir bono imzalatılır, bazen de her taksite ayrı bono düzenlenir. Hangi yöntemin doğru ve güvenli olduğu ise işlemin tüketici işlemi olup olmamasına göre değişir. Tüketici işlemlerinde kanun, senet düzenlemeyi tamamen yasaklamaz; ama tüketiciyi korumak için senedin nasıl düzenleneceğine dair özel kurallar getirir.
Hangi işlemlerde tüketici senedi sayılır?
Bir senet, tüketici işlemi kapsamında bir borç için düzenlenmişse “tüketici senedi” olarak anılır. Burada esas ölçüt, senedin adı değil temel ilişkidir: Tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçla hareket eder; karşı taraf ise ticari veya mesleki amaçla mal veya hizmet sunar.
Bu kapsamda tüketici senediyle en sık karşılaşılan örnekler şunlardır:
- Ev eşyası, mobilya, beyaz eşya, elektronik gibi ürünlerin taksitle satışı
- Özel kurs, eğitim, spor salonu gibi hizmetlerde taksitli ücretlendirme
- Belirli abonelik veya üyeliklerde taksitli tahsilat planı
- Tüketiciye yönelik çeşitli hizmet sözleşmelerinde (bakım, onarım, organizasyon gibi) vadeli ödeme
Buna karşılık, borç işletme faaliyeti için doğmuşsa ya da tarafların ilişkisi tüketici-satıcı/sağlayıcı ilişkisi değilse, aynı “senet” bu kez tüketici senedi sayılmaz ve koruma rejimi değişir.
Geçerli tüketici senedi için zorunlu şartlar nelerdir?
Nama yazılı düzenleme şartı
Tüketici işlemlerinde senet düzenlenecekse, senedin nama yazılı olması zorunludur. Bu kural, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 4/5’ten gelir.
Pratikte “nama yazılı” demek, senedin alacaklısının (satıcı/sağlayıcı) adı-unvanı açıkça yazılması ve senedin “emre” mantığıyla dolaşıma sokulmasının engellenmesidir. Senet metninde “emre yazılıdır” gibi ifadeler yer alıyorsa ya da alacaklı kısmı boş bırakılıp sonradan dolduruluyorsa, tüketici açısından ciddi uyuşmazlık riski doğar.
Her taksit için ayrı senet düzenleme şartı
Taksitle satışta tüketiciden tek bir senet alınacaksa değil, her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı senet düzenlenmesi gerekir. Yani senet tutarı, toplam borç değil o taksitin bedeli olmalıdır. Vade de o taksitin vadesiyle uyumlu yazılmalıdır.
Bu kurala aykırı şekilde “toplam borç için tek senet” alınması, kanunun aradığı tüketici senedi düzenine aykırılık oluşturur. Sonuç, senedin tüketici yönünden geçersiz sayılması ve takip aşamasında tüketicinin elinin güçlenmesidir.
Şekil şartları: tarih, vade, tutar, imza
Tüketici senedi, tüketici mevzuatındaki şartları taşısa bile, ayrıca bir bono gibi kullanılacaksa temel şekil unsurlarını da sağlamalıdır. En kritik dört nokta şunlardır:
- Tarih: Düzenleme tarihi açık olmalı. Boş bırakılmamalı.
- Vade: Her senette tek ve net bir vade bulunmalı. “Görüldüğünde” gibi muğlak kayıtlar ileride tartışma yaratır.
- Tutar: Rakam ve mümkünse yazıyla, para birimi belirtilerek yazılmalı. Sonradan ekleme şüphesi doğurmamalı.
- İmza: Tüketicinin ıslak imzası şarttır. Şirket alacaklıysa, şirket adına imzalayanın yetkili olması da önemlidir.
Bu unsurlardan biri eksikse senet “kambiyo senedi” niteliğini kaybedebilir. Bu durumda icra takibinin türü ve itiraz stratejisi tamamen değişebilir.
Tek senet imzalamanın riskleri ve doğurabileceği sonuçlar
Borcun tamamının istenmesi ve muacceliyet riski
Taksitle alışverişte tek bir senet imzalamak, en sık yapılan ama en riskli uygulamalardan biridir. Çünkü senedin üzerinde genelde tek bir vade yer alır. Bu da fiilen “taksit planı” yerine, o vadede toplam borcun muaccel olmasına yol açar. Tüketici taksitlerini düzenli ödese bile, vade geldiğinde senet bedeli topluca talep edilebilir.
Bir de sözleşmelere eklenen muacceliyet şartları vardır. Bazı metinlerde “bir taksit aksarsa tamamı muaccel olur” gibi kayıtlar bulunur. Bu tür kayıtlar, tüketici açısından ayrıca tartışma yaratır. Ancak pratikte sorun şurada düğümlenir: Elinde tek senet olan alacaklı, çoğu zaman taksitleri beklemek yerine senedi icraya koyma baskısını tercih edebilir.
Tek senet, tüketiciyi iki açıdan zorlar: Hem pazarlık gücünü düşürür, hem de “ödemeyi taksit taksit yaptım” savunmasını belgelendirmeyi güçleştirir.
Aynı borcu tekrar ödeme ihtimali
Tek senetle çalışmanın bir diğer ciddi sonucu, aynı borcun ikinci kez ödenmesi riskidir. Özellikle şu senaryolar sık görülür: Tüketici taksitleri elden verir veya açıklamasız havale yapar; buna rağmen senet tüketicide kalmaz, iptal edilmez, “ödendi” şerhi düşülmez. Sonra senet icraya konur ve tüketici, geçmiş ödemelerini tek tek ispatlamak zorunda kalır.
Taksit taksit ayrı senet düzenlendiğinde ise her ödeme sonrası ilgili senedin iadesi alınabilir. Tek senette bu güvenlik freni yoktur. Bu yüzden tek senet talebiyle karşılaşıldığında, imzadan önce senedin tüketici işlemlerine uygun şekilde düzenlenip düzenlenmediği mutlaka kontrol edilmelidir.
Nama yazılılık, “emre” ibaresi ve devredilme (ciro) tehlikesi
Senet üçüncü kişiye devredilirse ne olur?
Senet üçüncü kişiye devredildiğinde, tüketici borcu artık senedi elinde bulunduran “hamil”e karşı ödemek zorunda kalabilir. Uygulamada bu, hiç tanımadığınız bir kişi ya da şirketten icra takibi gelmesi anlamına gelir.
Tüketici işlemlerinde kanun, senedin sadece nama yazılı ve her taksit için ayrı düzenlenmesini ister. Bu kurala aykırı düzenlenen senetlerin “tüketici yönünden geçersiz” olduğu açıkça düzenlenmiştir.
Buna rağmen senet “emre” mantığıyla dolaşıma sokulmuşsa, üçüncü kişiye devredilme riski artar. Üçüncü kişi, çoğu zaman kambiyo senedine dayalı hızlı takip yollarına başvurmayı dener. Bu noktada tüketicinin elindeki en güçlü korunma, senedin en baştan nama yazılı ve tüketici işlemine uygun şekilde düzenlenmiş olmasıdır.
Önemli bir ayrıntı da şudur: Yargıtay kararlarında, senet metninden tüketici işleminden doğduğu anlaşılmıyorsa ve senedi devralan üçüncü kişi iyi niyetli kabul edilirse, tüketicinin “tüketici senedi” savunmasını üçüncü kişiye karşı ileri sürmesi bazı dosyalarda zorlaşabilmiştir.
“Emre yazılıdır” ibaresi neden kritik?
“Emre yazılıdır” ibaresi, senedin ciro ile devredilebilir olduğunu işaret eder. Bu ibare, matbu senetlerde otomatik basılı gelebilir. Tüketici fark etmeden imzaladığında senet, satıcıdan çıkıp başka bir alacaklının eline geçebilir.
Tüketici açısından sorun şudur: Emre yazılı senet, temel sözleşmeden kopup “kendi başına” takip konusu yapılmaya daha elverişlidir. Bu nedenle tüketici işlemlerinde “emre” ibaresi, yalnızca bir kelime değil, pratikte üçüncü kişiye devredilme ve icra baskısı riskini büyüten bir detaydır.
Geçersiz düzenlenen senette itiraz, iptal ve başvuru yolları
Tüketici hakem heyeti mi tüketici mahkemesi mi?
Tüketici işlemlerinde senet, kanunun aradığı şekilde düzenlenmemişse (örneğin nama yazılı değilse veya her taksite ayrı değilse) tüketici açısından “geçersizlik” iddiası gündeme gelir. Bu durumda amaç genelde şunlardan biridir: Senedin iadesi, senede dayalı talebin reddi, yapılan ödemenin iadesi, sözleşmeden doğan bedel uyuşmazlığının çözümü.
Uyuşmazlık bedeli, 2026 yılı için belirlenen parasal sınırın altındaysa tüketici hakem heyetine başvuru, çoğu dosyada ilk ve zorunlu adım olur. 2026 yılı için tüketici hakem heyeti başvuru sınırı 186.000 TL olarak belirlenmiştir ve her yıl güncellenir; güncel tutarı kontrol etmek için 2026 yılı tüketici hakem heyeti parasal sınırı duyurusuna bakılabilir.
Parasal sınırın üzerindeki uyuşmazlıklarda veya talebin niteliği hakem heyetiyle pratikte çözülemeyecek noktadaysa (örneğin kapsamlı delil incelemesi, senede bağlı icra tehdidi, menfi tespit ihtiyacı), tüketici mahkemesi gündeme gelir. Tüketici mahkemesi olmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi, tüketici mahkemesi sıfatıyla görev yapar.
İcra takibi gelirse süre ve itiraz türleri
Senedin icraya konulması halinde “hangi takip” yapıldığı çok önemlidir. Bono için genelde kambiyo senetlerine özgü haciz yolu kullanılır. Bu takipte ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içinde icra mahkemesine itiraz veya şikayet yapılması gerekir. Süre kaçarsa takip kesinleşir.
İtiraz türleri dosyaya göre değişir. En sık olanlar şunlardır: borca itiraz (borç yok, ödendi, zamanaşımı), imzaya itiraz (açıkça yazılmalı), yetki itirazı ve “takip hakkı yok” gibi şikayet nedenleri. Kambiyo takibinde itiraz, kural olarak satış dışında işlemleri kendiliğinden durdurmaz. Bu yüzden süresinde itirazla birlikte, gerekiyorsa haczin geçici durdurulması veya tedbir taleplerinin de değerlendirilmesi önemlidir.
Ödeme sonrası senedin iadesi ve ödemenin ispatı nasıl yapılır?
Senet teslimi için yazılı talep ve teslim tutanağı
Her taksit ödendiğinde, o taksite ait senedin aslını geri almak hedef olmalı. Fotokopi veya “senet bizde duruyor” sözü, ileride doğabilecek icra riskini ortadan kaldırmaz. Bu yüzden ödeme planı baştan konuşulurken “ödeme karşılığı senet iadesi” kuralını netleştirmek faydalıdır.
Senedi teslim alırken kısa bir teslim tutanağı düzenleyin. En az şu bilgiler yer alsın: senedin düzenleme tarihi, vadesi, bedeli, varsa senet numarası, kime ait olduğu, “borcun ödendiği ve senedin aslıyla iade edildiği” ibaresi, tarih ve imzalar. Karşı taraf şirketse kaşe ve imza atılması, imzalayanın ad-soyadının yazılması iyi olur.
Karşı taraf senedi “sonra verelim” diyorsa, yazılı bir talep gönderin. E-posta veya mesajlaşma üzerinden yapılan yazışmalar da işe yarar, ama mümkünse yazılı talebin teslim edildiği anlaşılacak şekilde ilerleyin.
Dekont, makbuz ve yazışmaların saklanması
Ödemeyi ispat etmek için en güçlü delil, bankadan yapılan ödemelerdir. Havale/EFT açıklamasına mümkün olduğunca net bir ifade yazın: “... sözleşmesi ... ay ... taksit ödemesi” gibi. Elden ödeme kaçınılmazsa mutlaka imzalı makbuz alın. Makbuzda tarih, tutar, hangi borca ilişkin olduğu ve kimin aldığı açıkça yazsın.
Şunları birlikte saklayın:
- Sözleşme, sipariş formu, teslim tutanağı, fatura
- Dekontlar ve kredi kartı slipleri
- WhatsApp/e-posta yazışmaları (özellikle “taksit ödendi”, “senet iade edilecek” gibi ifadeler)
Bu paket, hem senedin iadesi için hem de olası bir icra takibinde savunma için elinizi güçlendirir.
Sık sorulanlar: tek senet, ciro, senedi vermiyorlar
Tek senet imzaladıysanız: Son ödemeyi yapmadan önce senedin aslının teslim edileceğini yazılı şekilde teyit edin. Mümkünse son ödemeyi, senedi elden teslim alacağınız gün yapın.
Ciro edilmişse: Senedi düzenleyen satıcı artık senedi fiziken elinde tutmuyor olabilir. Bu durumda “senedi iade edemeyiz” denmesi şaşırtıcı değildir. Ödeme yapmadan önce senedin kimde olduğunu ve nasıl geri alınacağını netleştirin.
“Senedi vermiyoruz” diyorlarsa: Önce yazılı talep ve makul süre verin. Sonuç alamazsanız, uyuşmazlığın tutarına göre tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi yoluyla senedin iadesi ve borcun ödendiğinin tespiti istenebilir. İcra takibi başlarsa süreler çok kısa olabileceği için gecikmeden hukuki destek almak önemlidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Taksitli senette gecikme faizi veya cezai şart yazıyorsa hangi koşullarda istenebilir?
Senette faiz kaydı ancak senet “görüldüğünde” veya “görüldükten belirli süre sonra” ödenecek şekilde düzenlenmişse ve faiz oranı senette açıkça yazılıysa istenebilir; diğer vadeli/taksitli senetlerde yazılan faiz kaydı kural olarak “yazılmamış sayılır”.
Cezai şart (gecikme cezası) ise temel sözleşmede kararlaştırılmışsa, borç gecikmişse istenebilir; özellikle “gecikmeye bağlanan” cezada alacaklı, ödemeyi çekincesiz kabul ederse cezayı ayrıca talep edemez. Fahiş ceza hâkimce indirilebilir.
Taksitli senedi ciro edip başkasına devrederlerse borcu kime ödemem gerekir?
Ciro edilip devredilen emre yazılı taksitli senette (bonoda) borcu, senedin aslını ibraz eden ve arka yüzdeki ciroları kesintisiz bir zincirle kendisine bağlanan son hamile (yetkili hamile) ödersiniz. Bu kişiye vadede iyi niyetle ödeme yaparsanız, hile/ağır kusur yoksa borcunuzdan kurtulursunuz; öderken senedin aslını geri alın ve ibra/ödendi şerhi alın.
Taksitli senette ödeme günü hafta sonuna denk gelirse ödeme tarihi nasıl uygulanır?
Vade/ödeme günü hafta sonu veya resmî tatile denk gelirse, senedin (bononun) ödenmesi tatili izleyen ilk iş günü istenebilir; borçlu o ilk iş gününde öderse temerrüde düşmez. Kambiyo senetlerinde bu kural poliçe için TTK m. 752’de düzenlenmiş olup bonoya da atıf yoluyla uygulanır. Genel borçlar hukukunda da aynı ilke TBK m. 93’te yer alır; aksine anlaşma (senette açıkça farklı gün belirlenmesi) geçerli olabilir.
Taksitli senetle alışveriş yaparken senede hangi bilgiler mutlaka yazılmalı?
Taksitli alışverişte kullanılan “senet” hukuken genelde **bono (emre yazılı senet)**tir. Geçerli bir bono için senette mutlaka: “bono/emre yazılı senet” ibaresi, kayıtsız-şartsız belirli bedeli ödeme vaadi, vade, ödeme yeri, lehtarın (alacaklının) adı/ünvanı, düzenlenme tarihi ve yeri, düzenleyenin (borçlunun) imzası yer almalıdır.
Bazı eksikler kanunen tamamlanabilir (ör. vade yoksa “görüldüğünde”, ödeme/düzenleme yeriyle ilgili karine hükümleri).
Taksitli senette her taksit için ayrı senet mi düzenlenmeli yoksa tek senet yeterli mi?
Tüketiciyle yapılan taksitli satış/ hizmet işlemlerinde, senet (bono) verilecekse her taksit için ayrı ayrı ve yalnızca nama yazılı senet düzenlenmesi gerekir; toplam bedel için tek senet düzenlenmesi bu kurala aykırılık doğurur ve tüketici yönünden geçersizlik iddiasına konu olabilir (6502 sayılı Kanun m. 4/5; yargı içtihatları).
Tüketici işlemi değilse tek senet düzenlenebilir; ancak tek senette temerrütte tüm borcun takibe konulması riski pratikte sorun yaratır.
Taksitli senette vade tarihleri yanlış yazılırsa sonradan nasıl düzeltilebilir?
Senet üzerindeki vade tarihlerinde sonradan kazıma/silme/karalama gibi “değişiklik” yapılması, TTK m. 748 gereği risklidir: Değişiklikten sonra imza atanlar yeni metne, önce imza atanlar eski metne göre sorumlu tutulabilir; bu da icrada ciddi itiraz doğurur. Pratikte en güvenlisi, yanlış vadeli senedi iptal edip aynı tutarla yeni senet düzenlemektir. Mecburen düzeltilecekse, doğru vade yazılıp değişiklik kısmı tüm borçlularca tarih atılarak paraflanıp imzalanmalıdır.
Taksitli senedi imzaladıktan sonra cayma veya iptal hakkım var mı?
Senedi imzalamanız tek başına “cayma/iptal” hakkı doğurmaz; hak, senedin dayandığı asıl sözleşmeye göre belirlenir. Taksitle satış sözleşmesiyse tüketici, 7 gün içinde gerekçesiz ve cezai şart ödemeden cayabilir. Tüketici kredisi kullanıldıysa krediden 14 gün içinde cayabilirsiniz; krediyi kullandıysanız anapara ve işlemiş faizi 30 gün içinde geri ödemeniz gerekir.
Senette “teminat senedidir” yazması tahsilat ve icra sürecini nasıl etkiler?
Senette yalnızca “teminat senedidir/teminattır” gibi soyut bir ibare varsa, Yargıtay uygulamasında bu kayıt çoğu kez bononun kambiyo senedi niteliğini düşürmez; alacaklı senedi kambiyo takibiyle icraya koyabilir.
Ancak borçlu, senedin hangi sözleşmenin teminatı olduğunu senet üzerinde açıkça gösterebiliyorsa veya senede açık atıf yapan yazılı bir belgeyle teminat ilişkisini ispatlayabiliyorsa, kambiyo takibinin iptali/durdurulması gündeme gelebilir.
Taksitli senette bir taksidi geciktirirsem kalan borcun tamamı hemen muaccel olur mu?
Kural olarak tek bir taksidi geciktirmeniz, kalan tüm borcun kendiliğinden hemen muaccel olacağı anlamına gelmez; bu, ancak sözleşme/senetle muacceliyet şartı konulmuşsa gündeme gelir. Tüketici işlemlerinde (tüketici kredisi/taksitli satış gibi) ise alacaklının kalan borcun tamamını istemesi için genellikle en az iki taksidin art arda ödenmemesi ve tüketiciye en az 30 gün süre verilerek muacceliyet uyarısı yapılması gerekir.
Taksitli senette kefil imzası atarsam sonradan sorumluluktan kurtulabilir miyim?
Senet (bono) üzerine “kefil” diye imza atmanız uygulamada çoğunlukla aval sayılır; aval veren, kimin için taahhüt altına girdiyse aynen onun gibi sorumlu olur ve sonradan tek taraflı “vazgeçtim” diyerek sorumluluktan çıkamaz.
Sorumluluktan kurtulma ancak imzanın size ait olmaması veya avalin/senedin şekil şartlarında ciddi eksiklik gibi geçersizlik itirazlarıyla gündeme gelebilir; borcu öderseniz de asıl borçluya rücu edebilirsiniz.
Taksitli senet kaybolursa ödemeyi yaptığımı nasıl ispat ederim?
Senet kaybolsa bile ödemenizi makbuz ve yazılı kayıtlarla ispat edebilirsiniz. TBK’ya göre borcu ödeyen, makbuz isteme; borç tamamen bittiyse senedin iadesi/iptalini isteme, taksitliyse ödemenin senede işlenmesini isteme hakkına sahiptir. Alacaklı “senet kayıp” diyorsa, talebiniz üzerine senedin iptali ve borcun sona erdiğini gösteren resmî veya onaylı belge vermek zorundadır. Bankadan ödeme yapıp açıklamaya “... senet ... taksidi” yazmanız ve imzalı makbuz almanız en pratik yoldur.
Taksitli senet ödendiğinde senedi geri alamazsam ne yapmalıyım?
Borcun tamamını ödediyseniz, alacaklıdan senedin iadesini; vermezse senedin iptalini isteyebilirsiniz (TBK m.103). Alacaklı vermiyorsa noter ihtarı çekin ve tüm ödemeleri banka dekontu/makbuzla belgeleyin; borç bitmeden de her taksit için senede “ödendi” kaydı düşülmesini talep edin (TBK m.103).
Senedin yeniden icraya konulması riski varsa menfi tespit (gerekirse tedbir) yoluna gidilir; icra baskısıyla ödeme yaptıysanız istirdat davası için genel kural 1 yıl süredir (İİK m.72).
Taksitli senet için icra takibi başlatılırsa hangi belgelerle ve hangi sürede itiraz edebilirim?
Kambiyo senedine (bono/senet) dayanılarak icra takibi başlatıldıysa, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içinde icra hukuk mahkemesine (dilekçeyle/UYAP üzerinden) borca veya imzaya itiraz edebilirsiniz; süre kaçırılırsa itiraz reddedilebilir.
İtiraz için pratikte şu belgeler kullanılır:
- Ödeme emri tebligatı ve dosya bilgisi
- Senet/bono örneği
- Kimlik ve itirazı destekleyen deliller (taksit ödendiğine dair banka dekontu/makbuz, ibra, anlaşma vb.)
Taksitli senette imza bana ait değilse imza itirazı nasıl yapılır?
Ödeme emri size tebliğ edildikten sonra 5 gün içinde (hak düşürücü süre) icra hukuk mahkemesine vereceğiniz dilekçeyle “senetteki imza bana ait değildir” diye açıkça imzaya itiraz edin; aksi hâlde imza size ait sayılabilir.
Dilekçeye mümkünse kimlik/ıslak imza örneklerinizi ve imza incelemesi (bilirkişi) talebinizi ekleyin; mahkeme inceleme sonunda karar verir ve karara göre takip devam eder ya da durur.
Taksitli senet düzenlerken en sık yapılan hatalar nelerdir ve nasıl önlenir?
Taksitli senette en sık hata, bonoyu “kayıtsız‑şartsız ödeme vaadi” olmaktan çıkaran şartlar yazmaktır (örn. “mal teslim edilirse”, “şu taksit ödenmezse…”). Ayrıca zorunlu unsurlardan (bono ibaresi, bedel, vade, lehtar, düzenleme tarihi/ yeri, imza) birinin eksik yazılması senedin bono sayılmaması riskini doğurur. Bu yüzden: boşluk bırakmayın, tutarı yazı+rakım uyumlu yazın, her taksit için ayrı vade/ayrı bono veya taksit planını ayrı sözleşmede düzenleyin.
Profesyonel hukuki danışmanlık mı arıyorsunuz?
Avukatistan üzerinden kolayca hukuki danışmanlık talebi oluşturup, sisteme kayıtlı binlerce avukattan teklif alabilirsiniz.
- Avukatistan, avukatlardan alınan hizmetler için herhangi bir ücret ya da komisyon talep etmez.
- Hizmetlerimiz yalnızca avukatlarla iletişim kurmanıza yardımcı olmak içindir; avukatlar tarafından verilen hizmetlerden Avukatistan sorumlu tutulamaz.